Özü ile Başlayan Kelimeler

ÖZÜ ile başlayan 15 kelime bulunuyor. Başında ÖZÜ olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Özü ile biten kelimeler. İçinde özü olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

10 Harfli Kelimeler

ÖZÜMSENMEK24, ÖZÜMSETMEK24, ÖZÜMLENMEK23

9 Harfli Kelimeler

ÖZÜMSENME23, ÖZÜMSEMEK23, ÖZÜMSETME23, ÖZÜMLENME22, ÖZÜMLEMEK22

8 Harfli Kelimeler

ÖZÜMSEME22, ÖZÜMLEME21

7 Harfli Kelimeler

ÖZÜRSÜZ24

6 Harfli Kelimeler

ÖZÜNLÜ19, ÖZÜRLÜ19

4 Harfli Kelimeler

ÖZÜR15, ÖZÜT15

ÖZÜR (Kelime Kökeni: Arapça ʿuẕr)

[isim]

  • Bir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret

    Harp tarihi bu saldırı için hiçbir özür bulamayacaktır. - Falih Rıfkı Atay

  • Bir kusurun, bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme, mazeret
  • Sakatlık, bozukluk, eksiklik veya elverişsizlik

    Bu evin birtakım özürleri var. Özrüm var, uzun yol yürüyemem.

  • Kusur, defo

Ata Sözleri ve Deyimler

  • özrü kabahatinden büyük
  • özür dilemek

ÖZÜT

[isim]

[kimya]

  • Bir maddenin herhangi bir yolla elde edilmiş olan özü, ekstre

ÖZÜNLÜ

[sıfat]

[felsefe]

  • Bir şeyin aslında veya gerçeğinde olan, ilinekle ilgili olmayıp özde bulunan, deruni, zatî, dışınlı karşıtı

ÖZÜRLÜ

[sıfat]

  • Özrü olan

    Aydın denen kişilerimizin bile önemli bir bölümü, okuma özürlü. - Aydın Boysan

  • Engelli
  • Kusuru olan, defolu

    Özürlü kumaş.

ÖZÜMLEME

[isim]

[biyoloji]

  • Özümlemek işi, yapım, temessül, temsil, asimilasyon, anabolizma, yadımlama karşıtı

[mecaz]

  • Edinilmiş bilgileri kendi öz malı durumuna getirme, özümseme

Birleşik Kelimeler: özümleme dokusu

ÖZÜMLENME

[isim]

[biyoloji]

  • Besini özümlemek işi

[mecaz]

  • Edinilen bilgilerin bireyin öz malı durumuna gelmesi, özümsenme

ÖZÜMLEMEK

[-i]

[biyoloji]

  • Canlı varlıklar, dışarıdan aldıkları besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir birleşimle, organizmanın gereksinim duyduğu maddeler durumuna getirmek, temsil etmek

[mecaz]

  • Edinilmiş olan bilgileri bireyin öz malı durumuna getirmek, özümsemek

    Toprakları üzerinde gelmiş geçmiş eski insancıl kalıtını özümlemişti. - Necati Cumalı

ÖZÜMSEME

[isim]

  • Özümleme

ÖZÜMLENMEK

[nesnesiz]

  • Özümleme işine konu olmak, özümsenmek

ÖZÜMSENME

[isim]

  • Özümlenme

ÖZÜMSEMEK

[-i]

  • Özümlemek

    Okuduğum mektupları özümseyip yüzeysel biçimde unutmam gerekiyordu. - Erendiz Atasü

ÖZÜMSETME

[isim]

  • Özümsetmek işi

ÖZÜMSENMEK

[nesnesiz]

  • Özümlenmek

ÖZÜMSETMEK

[-i]

  • Özümseme işini yaptırmak

ÖZÜRSÜZ

[sıfat]

  • Özrü olmayan

[zarf]

  • Özrü olmaksızın

    Özürsüz geç kalanlar.