ÖRGÜTLEYİŞ Harflerini İçeren 4 Harfli Kelimeler

ÖRGÜTLEYİŞ harflerini içeren 4 harfli 40 kelime bulunuyor. 4 harfli ÖRGÜTLEYİŞ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

GÖRÜ16, ÖRGÜ16, ÖRÜŞ15, ÖŞÜR15, ÖTÜŞ15, ÖLÜŞ15, GÖRE14, GÖLE14, ÖRGE14, ÖRTÜ12, ÖYLE12, YÖRE12, GİŞE11, GÜRE10, ÖTRE10, ÖLET10, RÖLE10, TÖRE10, RÜŞT9, ÜLEŞ9, ERGİ8, GRİL8, GETR8, GERİ8, ERİŞ7, EŞİT7, EŞLİ7, İŞTE7, ŞİLE7, ŞİLT7, ŞERİ7, TÜRE6, YETİ6, ERİL4, ETİL4, ETLİ4, ELTİ4, ELİT4, LİET4, TİRE4

ERİL

[sıfat]

[dil bilgisi]

  • Bazı dillerde erkek cinsten sayılan (kelime), müzekker

ETİL (Kelime Kökeni: Fransızca éthyle)

[isim]

[kimya]

  • Organik birleşiklerin birleşimine giren karbon ve hidrojen atomları grubu

    Etil klorür.

Birleşik Kelimeler: etil alkol

ETLİ

[sıfat]

  • İçinde et bulunan
  • Eti çok olan

    Etli koyun.

  • Dolgun, kalın

    Aşağıya sarkan kalın, etli, ıslak dudakları vardı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Yenecek kısmı çok olan (meyve)

    Etli, lezzetli bir zeytin.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • etliye sütlüye karışmamak

Birleşik Kelimeler: etli bitki, etli butlu, etli canlı, etli ekmek, etli meyve, etli pide

ELTİ

[isim]

  • Kadına göre kocasının erkek kardeşlerinin eşlerinden her biri

Ata Sözleri ve Deyimler

  • elti eltiden kaçar, görümceler bayrak açar
  • elti eltiye eş olmaz, arpa unundan aş olmaz

Birleşik Kelimeler: eltieltiyeküstü

ELİT (Kelime Kökeni: Fransızca élite)

[sıfat]

  • Seçkin

LİET (Kelime Kökeni: Almanca Lied)

[isim]

[müzik]

  • Şarkı

TİRE

[isim]

  • Dikişte kullanılan pamuk ipliği

    Parmak uçlarında ince ince delik çorapları renkli tire ile iliştiriyordu. - Mahmut Yesari

[sıfat]

  • Pamuk ipliğinden yapılmış

[isim]

  • Kısa çizgi
  • Uzun çizgi

[isim]

  • İzmir iline bağlı ilçelerden biri

TÜRE

[isim]

  • Adalet

YETİ

[isim]

[felsefe]

  • İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, kuvve, meleke

    Aklımız fikrimiz hep insanda, yetilerimizi var gücümüzle çoğaltıp onun rahatlığına çalışıyoruz. - Azra Erhat

[ruh bilimi]

  • Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke

ERİŞ

[isim]

  • Erme işi

    Bu makama eriş, ona, bir devlet reisinin tahtına veya koltuğuna kurulmuş gibi bir his verir. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

EŞİT

[sıfat]

  • Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi

    Bunlar bastonlarına dayanarak hep eşit adımlarla yürürler. - Salâh Birsel

  • Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse)

    Herkes ... kanun önünde eşittir. - Anayasa

Birleşik Kelimeler: eşit çenetli

EŞLİ

[sıfat]

  • Eşi olan

[zarf]

  • Eşi ile birlikte

Birleşik Kelimeler: çok eşli, tek eşli

İŞTE

[edat]

  • Bir şey gösterilirken veya bir şeye işaret edilirken söylenen bir söz, aha, ahacık

    İşte bu iki adam bir aralık göz göze geldiler. - İsmail Hakkı Baltacıoğlu

  • Anlatılan bir sözün sonucuna gelindiğini gösterir

    İşte bütün manzara budur! - Ruşen Eşref Ünaydın

  • Anlatılan şeye dikkat çekmek için kullanılan bir söz

    Ekmek, peynir, yumurta, marul, limon, ne bulursan al işte. - Necati Cumalı

ŞİLE

[isim]

[bitki bilimi]

  • Mercanköşk

[isim]

  • İstanbul iline bağlı ilçelerden biri

Birleşik Kelimeler: Şile bezi

ŞİLT (Kelime Kökeni: İngilizce shield)

[isim]

  • Üzerine genellikle bir kurum veya kuruluşun adı, işareti kazınmış veya basılmış olan ve armağan olarak bir kimse veya takıma verilen levha, ergilik

    Kara Kuvvetleri şildi.