Ör ile Başlayan 5 Harfli Kelimeler
ÖR harfleri ile başlayan 5 harfli 13 kelime bulunuyor. Başında ÖR olan 5 harfli kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "ör ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde Ör olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
ÖRÜCÜ18,
ÖRNEK
-
Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model
Mehmet Akif'in yetişmesi, gençlere bir örnek olarak anlatılmaya layıktır. - İbrahim Alâeddin Gövsa
-
İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune
Vali, burada yapılmış olan peynirlerden bir örnek görmek istedi. - Memduh Şevket Esendal
-
Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil
Bu yapının bir örneği daha yoktur.
- Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılan davranış, misal
-
Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma
Onların özü sözü birdir. Hayatları bizim için örnektir. - Nazım Hikmet
-
En iyi biçimde olan
İşte örnek bir kadın! Her şeyi biliyor ama horozlanmıyor!.. - Nazım Hikmet
Ata Sözleri ve Deyimler
- örneğini almak
- örneğini çıkarmak
- örnek almak
- örnek olmak
- örnek oluşturmak
- örnek vermek
Birleşik Kelimeler: bir örnek, ilk örnek, kök örnek, tek örnek, şal örneği
ÖREKE (Kelime Kökeni: Rumca)
- Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek
ÖRMEK
-
İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak veya geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak
Balık ağı örerken, ağları tamir ederken okur o! - Sait Faik Abasıyanık
-
Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak
Paltonun sırtını güve yemişti de ben örmüştüm. - Burhan Felek
-
Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak
Kız saçlarını örmüş.
-
Duvar yapmak veya onarmak
Bu duvarı iki günde ördüler.
-
Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak
Bu yeni zevke göre şiir ve nesir örenler yok. - Yahya Kemal Beyatlı
-
Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak
Yaşadıkça kendi kabuğunu yetiştiren sümüklü böcek gibi talihimizi biz kendimiz öreriz. - Abdülhak Şinasi Hisar
ÖRTME
- Örtmek işi
-
Başörtüsü
Kızlığında, başlarına soluk örtmelerini alır, yünlerini sırtlar, ırmak boyuna yün boyamaya giderdi. - Nezihe Meriç
-
Üstü kapalı, önü açık yer
Damın örtmesinin altında hasta koyunlara bakıyordu bir adamla beraber. - Yaşar Kemal
ÖRTÜK
-
Örtülü, kapalı
İsyankâr sitemlerle dolu, örtük çığlıklar olarak değerlendirilen şiirler yazdığı söyleniyordu. - Reha Mağden
ÖRDEK
-
Perde ayaklılardan, evcil ve yabani türleri bulunan su kuşu, badi, badik (Anas)
Üç ördek onları görünce paytak paytak kaçıştılar. - Haldun Taner
- Yataktan kalkamayacak durumdaki erkek hastaların içine idrarlarını yaptıkları kap, lazımlık, oturak
-
Otobüs ve minibüs sürücülerinin yollardan aldıkları biletsiz yolcular için kullandıkları bir söz
Aybaşında maaşını tirink aldığından başka, gidip gelirken yolda ördek de düşüyordu. - Orhan Kemal
- Hile ile para sızdırılacak kimse, enayi
Birleşik Kelimeler: ördek balığı, ördekbaşı, ördekgagası, ördek yürüyüşü, bozördek, deniz ördeği, Pekin ördeği, yaban ördeği
ÖRCİN
- İp merdiven
ÖRÜLÜ
- Örülmüş olan
Ata Sözleri ve Deyimler
- örülü olmak
ÖRGEN
- Organ, uzuv
ÖRTÜŞ
- Örtme işi
ÖRGÜT
-
Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat
Örgütteki dosyası da çoktan dürülmüştü. - Tarık Buğra
- Bir kuruluşa bağlı alt bölümlerin bütünü
Ata Sözleri ve Deyimler
- örgüt kurmak
Birleşik Kelimeler: örgüt kültürü, adalet örgütü, sivil toplum örgütü
ÖRGÜN
- Bir işi gerçekleştirmek amacıyla türlü ve düzenli görevler yapan organlardan oluşan
Birleşik Kelimeler: örgün eğitim
ÖRÜCÜ
- Örme işi yapan kimse
- Kumaş ve örgülerdeki yırtıkları, delikleri onaran kimse veya bu işlerin yapıldığı yer
- Duvar yapan veya onaran kimse, yapı ustası