ÇÖZÜNDÜRME Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
ÇÖZÜNDÜRME harflerini içeren 5 harfli 27 kelime bulunuyor. 5 harfli ÇÖZÜNDÜRME kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Çözündürme ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Çözündürme olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
ÇÖZÜM20,
DÜRME
- Dürmek işi
- Gözleme (II)
- Lahana
DÜMEN (Kelime Kökeni: İtalyanca timon)
- Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça
- Yönetim, idare
-
Dalavere, hile
Hani öldürseler yaşayamazdı bensiz? Yalan mıydı? Dümen miydi? - Orhan Kemal
Ata Sözleri ve Deyimler
- dümen çevirmek
- dümeni elinde tutmak
- dümeni kırmak
- dümenine bakmak
- dümenini bozmak
- dümenini elinde tutmak
- dümen kırmak
- dümen kullanmak
- dümen tutmak
- dümen yapmak
Birleşik Kelimeler: dümen bedeni, dümen boğazı, dümenevi, dümen neferi, dümen suyu, dümen yelpazesi, dümeni eğri, serdümen, baş dümeni
ÜRÜME
- Ürümek işi
Ata Sözleri ve Deyimler
- ürümesini bilmeyen köpek sürüye kurt getirir
DÜNÜR
- Eşlerin baba ve analarının birbirlerine göre durumu
Ata Sözleri ve Deyimler
- dünür düşmek
- dünür gezmek
- dünür gitmek
MEZÜR (Kelime Kökeni: Fransızca mesure)
- Mezura
-
Ölçü
Kunduraları galiba ayağını sıktığı için mezürü bozuyor, aktrisi kızdırıyordu. - Reşat Nuri Güntekin
ZÜMRE (Kelime Kökeni: Arapça zumre)
-
Topluluk, takım, grup, camia
O, yine de sevenler zümresine olan bağını muhafaza eder. - Necip Fazıl Kısakürek
- Tür, cins
Birleşik Kelimeler: zümre edebiyatı, zümre toplantısı
DÜRÜM
- Dürme işi, silindir biçiminde kıvırma
- İçine türlü katıklar konularak sarılmış yufka ekmeği veya ince pide
Birleşik Kelimeler: dürüm dürüm, dürüm ekmeği
DÜZEN
-
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem
Bilhassa toprak ve silah meselelerinin bir düzene konmasını, hem de tezelden istediler. - Fikret Otyam
- Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept
-
Yerleştirme, tertip
Evin en bozuk düzeninde bile hastalığa mahsus birtakım aletler vardır. - Reşat Nuri Güntekin
- Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim
- Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo
- Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo
-
Dolap, hile
Hile, düzen dağarcığından elbette yeni bir şey bulup çıkaracak. - Ercüment Ekrem Talu
- Müzik aletlerinde ses ayarı, akort
-
Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri
Orta hâlli ailelerin kurduğu bu düzende herkesin bacası tüten, kapısı çalınan bir evi var. - Nezihe Meriç
- Alet edevat takımı
- Bez dokuma tezgâhı
Ata Sözleri ve Deyimler
- düzen kurmak
- düzen vermek (veya düzene koymak veya düzene sokmak)
Birleşik Kelimeler: düzen açıklaması, düzen bağı, düzen teker, bozuk düzen, çekidüzen, kaba düzen, kara düzen, kurulu düzen, öncel düzen, sıkı düzen, sosyal düzen, yanaşık düzen, kamu düzeni, kölelik düzeni, savaş düzeni, toplumsal düzen, tören düzeni, yağış düzeni
MÜDÜR (Kelime Kökeni: Arapça mudīr)
-
İdare eden, yöneten
Yazı işleri müdürleri böyle öyküler istiyorlar. - Necati Cumalı
-
Başöğretmen
Bir süre sonra müdürle iki öğretmenin ayrı ayrı yerlere sürüldüklerini öğrendim. - Erhan Bener
- Yönetmen
Birleşik Kelimeler: müdür muavini, müdür yardımcısı, başmüdür, genel müdür, umum müdür, eczacı mesul müdürü, gemi müdürü, nahiye müdürü, telaşe müdürü
DÖNER
-
Dönmekte olan, dönen, dönecek biçimde düzenlenen
Döner dolap
-
Bir eksene geçirilmiş etlerin döndürülerek pişirilmesiyle yapılan kebap, döner kebap
Lokantaların vitrinlerinde, mis kokularla dönerler pişiyordu. - Çetin Altan
Birleşik Kelimeler: döner ayna, döner kapı, döner kavşak, döner kebap, döner kule, döner sahne, döner sermaye, yaprak döner
DÜZME
-
Düzmek işi
Kâğıt düzmesini, istediği zarı atmasını ona kim öğretti? - Tarık Dursun K.
-
Uydurma
Düzme senet. Düzme belge.
DÜZEM
- Dozaj
-
Düzey
Bu filmleri, Türk sinemasına insancıl ve belli bir düzemde yeraltı gerçekliği getiren yapıtlardır. - Selim İleri
MEDÜZ (Kelime Kökeni: Rumca)
- Denizanası
ÖNDER
- Gücü, ünü ve toplumsal yeri dolayısıyla, belli zaman ve durumlar içinde, ilişkili bulunduğu küme veya toplumun tutum, davranış ve etkinliklerini değiştirip yönetme yeteneğini gösteren kimse, lider, şef, alemdar
DÖNME
-
Dönmek işi
Dönmeyi kararlaştırmış da olsa bir aksilik, mutlaka bir aksilik, benim saadetime engel olacaktı. - Tarık Buğra
- Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse
- Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi
- Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi
Birleşik Kelimeler: dönme dolap, dönme ekseni, köşe dönmeci, baş dönmesi, kıl dönmesi