ÇÖZÜNDÜRME Harflerini İçeren 4 Harfli Kelimeler

ÇÖZÜNDÜRME harflerini içeren 4 harfli 26 kelime bulunuyor. 4 harfli ÇÖZÜNDÜRME kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Çözündürme ile başlayan 4 harfli kelimeler. İçinde Çözündürme olan 4 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ÖZÜR15, ÖDÜN14, ÜÇÜZ14, MÖNÜ13, ÖRÜM13, ÖZEN13, ÖZNE13, ÖDEM13, ÖMÜR13, ÜZÜM12, DÜZE11, ÖRME11, ÖNEM11, DÜRÜ10, MÜZE10, ÖREN10, ÜZME10, DREÇ9, DERZ9, DERÇ9, ÜÇER9, ÜZRE9, ÜRÜN8, MENÜ7, ÜREM7, DREN6

DREN (Kelime Kökeni: Fransızca drain)

[isim]

  • Ark

[tıp]

  • Ameliyat sonrası vücut içinde kalan doku artıklarını ve sıvıları dışarı atmak veya yara üzerindeki iltihabı akıtmakta kullanılan bükülgen tüp, akıtaç

MENÜ (Kelime Kökeni: Fransızca menu)

[isim]

  • Yemek listesi
  • Sofraya çıkarılacak yemeklerin hepsi

[bilişim]

  • Komut veya seçenek listesi

Birleşik Kelimeler: ana menü, fiks menü

ÜREM

[isim]

[ekonomi]

  • Faiz, getiri

ÜRÜN

[isim]

  • Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul
  • Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey

[mecaz]

  • Eser

    Cumhuriyet dönemi ressamlarının ürünleri sergilendi.

[mecaz]

  • Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey

Birleşik Kelimeler: ürün yelpazesi, organik ürün, yan ürün, su ürünleri, tekel ürünleri

DREÇ (Kelime Kökeni: İngilizce dredge)

[isim]

  • Ağlı kepçe, tarama ağı

DERZ (Kelime Kökeni: Arapça derz)

[isim]

[mimarlık]

  • Duvar taşlarının veya tuğlalarının harçla doldurulup üzerinden mala çekilerek düzeltilen aralığı

DERÇ (Kelime Kökeni: Arapça derc)

[isim]

[eskimiş]

  • Alma, toplama
  • Kaydetme

Birleşik Kelimeler: dercetmek

ÜÇER

[sıfat]

  • Üç sayısının üleştirme sayı sıfatı

    Öksüzün cebindeki son tutam tütünü sardılar, sıra ile üçer nefes çektiler. - Refik Halit Karay

  • Her defasında üçü bir arada olan, her birine üç

Birleşik Kelimeler: üçer beşer

ÜZRE

[edat]

  • 343 üzere

DÜRÜ

[isim]

[halk ağzında]

  • Dürülmüş şey
  • Armağan
  • Çeyiz
  • Düğüne çağrılanlara düğün sahibi tarafından verilen armağan

[isim]

[halk ağzında]

  • Bel denilen tarım aracı

MÜZE (Kelime Kökeni: Fransızca musée)

[isim]

  • Sanat ve bilim eserlerinin veya sanat ve bilime yarayan nesnelerin saklandığı, halka gösterilmek için sergilendiği yer veya yapı

    O devirlere ait yatağanlar, baltalar, karabinalar, paslanmamış çelikleriyle müzelerimizdedir. - Orhan Seyfi Orhon

Ata Sözleri ve Deyimler

  • müze gibi

Birleşik Kelimeler: açık hava müzesi

ÖREN

[isim]

  • Kalıntı

ÜZME

[isim]

  • Üzmek işi

    Bana saadeti çekinmeden sunan bir kadının kardeşini üzmeye hakkım yoktu. - Kemal Bilbaşar

DÜZE

[isim]

[kimya]

  • Doz

Birleşik Kelimeler: tekdüze

ÖRME

[isim]

  • Örmek işi

    Kale kapısından yalnız birini açık bırakarak bakilerini örmeye başlamışlardı. - Orhan Seyfi Orhon

[sıfat]

  • Örülerek yapılan

    Üstüne açık kahverengi yün örme bir ceket giymişti. - Peyami Safa

Birleşik Kelimeler: örme kepenek