ÇİĞNEYİVERMEK Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler

ÇİĞNEYİVERMEK harflerini içeren 6 harfli 41 kelime bulunuyor. 6 harfli ÇİĞNEYİVERMEK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

İVEĞEN19, ÇİĞNEM17, ÇİĞNEK16, ÇEVRİM16, İĞRENÇ16, ÇEVİRİ15, ÇEVREN15, ÇEVRİK15, YEĞREK15, EĞİNME14, EĞİRME14, EVERME13, EVİRME13, EĞİNİK13, VERMEK13, VERNİK12, ÇEYREK11, ÇEMREK10, ÇERMİK10, EMEKÇİ10, İÇİRME10, İÇERME10, ÇİRKİN9, İNEKÇİ9, İÇERİK9, RENKÇİ9, REÇİNE9, YEMENİ9, YENMEK9, YERMEK9, ERİYİK8, NEREYE8, YERİNE8, ERMENİ7, ERİMEK7, ERİNME7, ENEMEK7, KİRMEN7, KERİME7, KERMEN7, KEMERE7

ERMENİ

[isim]

  • Ermenistan'da ve dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan halk veya bu halktan olan kimse

Ata Sözleri ve Deyimler

  • Ermeni gelini gibi kırıtmak

ERİMEK

[nesnesiz]

  • Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek

    Şeker suda erir.

  • Katı cisim ısı etkisiyle sıvı duruma gelmek

    Yüzündeki karlar eriyince beyaz, yuvarlak bir yüz meydana çıkmıştı. - Sait Faik Abasıyanık

  • Dokumalar aşınıp incelerek dağılmak

[mecaz]

  • Çok zayıflamak

    Günden güne eriyen Kerime'yi, o tek kardeşimi kurtarabilirim ümidiyle size koştum. - Aka Gündüz

[mecaz]

  • Utancından çok sıkılmak

[mecaz]

  • Yok olmak, bitmek, tükenmek

    Güzel hayatımız da bir göz açıp kapayışta eridi. - Refik Halit Karay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • eriyip bitmek
  • eriyip gitmek

Birleşik Kelimeler: erim erim

ERİNME

[isim]

  • Erinmek işi

ENEMEK

[-i]

  • İğdiş etmek

KİRMEN

[isim]

[halk ağzında]

  • Elde yün eğirmeye yarayan tahtadan yapılmış araç

KERİME (Kelime Kökeni: Arapça kerīme)

[isim]

[eskimiş]

  • Kız evlat

KERMEN

[isim]

[tarih]

  • Kale

KEMERE (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[denizcilik]

  • Gemi güvertesinin enine konmuş kirişlerinden her biri

ERİYİK

[isim]

[kimya]

  • İçindeki katı madde erimiş bulunan sıvı, mahlul, solüsyon

Birleşik Kelimeler: dispersiyon eriyik

NEREYE

[zarf]

  • Hangi yere?

    Bu kadar insan bir anda nereye kaybolabilir. - Ahmet Ümit

Birleşik Kelimeler: nereden nereye

YERİNE

[zarf]

  • Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere

    Kadınlar bütün mallarını, vitrin yerine kullandıkları pencerelerde sergiliyorlardı. - Adalet Ağaoğlu

  • Başkasının adına

    Nitekim o gün eksiltmeye kendi yerine onu yollamıştı. - Haldun Taner

[isim]

[edebiyat]

  • Alegori

ÇİRKİN (Kelime Kökeni: Farsça çirkīn)

[sıfat]

  • Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı

    Kız öyle müstesna bir güzelliğe sahip olmamakla beraber çirkin de değildi. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz)

    Bu boş ve çirkin iddiayı bir kere de onun ağzından işitmek istedim. - Ömer Seyfettin

  • Karanlık, dalavereli, şüpheli

    Dedikodular artmış, o da bu çirkin işler içinde kalmak istemediğinden çekilmiş. - Memduh Şevket Esendal

Ata Sözleri ve Deyimler

  • çirkin kaçmak

İNEKÇİ

[isim]

  • Sütünü ve süt ürünlerini satmak için inek besleyen kimse

[argo]

  • Ezberci, ezberleyerek öğrenen öğrenci

İÇERİK

[isim]

  • Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf

    Eğitimin yalnız yöntemlerini değil, içeriğini de gözden geçirmek, düzeltmek gerekmektedir.

  • Sözlü veya yazılı anlatımda verilmek istenen öz, düşünce, duygu ve imgelerin bütünü
  • Bir kelimenin veya kavramın anlamı

[ruh bilimi]

  • Herhangi bir ruhsal süreç veya düşünsel işlevi oluşturan ögelerin bütünü

[sıfat]

[mantık]

  • Bir cümle veya yargıda açıkça söylenmemekle birlikte var olduğu anlaşılabilen, zımni

RENKÇİ

[isim]

  • Işığı, gölgeyi ve biçimleri renk yoluyla veren ressam
  • Renklendiren kimse

Birleşik Kelimeler: çiğ renkçi