ÇİZGİNMEK Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler

ÇİZGİNMEK harflerini içeren 5 harfli 23 kelime bulunuyor. 5 harfli ÇİZGİNMEK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

ÇİZGE15, ÇİZGİ15, EZGİÇ15, GEÇİM13, GİZEM13, ÇİZİM12, ÇİZME12, ÇENGİ12, EZGİN12, GENİZ12, ÇİZİK11, EZİNÇ11, ÇİMEK9, ÇİMEN9, ÇEKİM9, ENZİM9, EMZİK9, İÇMEK9, ZEMİN9, İZNİK8, İÇKİN8, İNMEK6, MİNİK6

İNMEK

[-den]

  • Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek
  • Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak

    Tramvayın ön tarafından hızla inerken, arkasından bir sesin bağırdığını gördü. - Peyami Safa

  • Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek

    Dağdan kurt indi.

[-e]

  • Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak

    Bünyamin, gücünün yettiği kadar hızlı yürüyüp Haliç'e indi. - İhsan Oktay Anar

[-e]

  • Konaklamak

    Samananbarı köyünün en büyük ve gösterişli evine inmişlerdi. - Halide Edip Adıvar

[nesnesiz]

  • Alçalıp eski durumuna dönmek

    Sular indi. Şiş indi.

[nesnesiz]

  • Fiyatı düşürmek

    Bin lira daha indim, gene almadı.

  • Değeri düşmek

    Altın fiyatları indi.

[-e]

[argo]

  • Vurmak

    Şimdi kafana inerim!

[nesnesiz]

  • Yıkılmak

    Yağmurdan duvar inmiş.

[-e]

  • İnme gelmek

    Sağ tarafına inmiş.

  • Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak

    Gemi baş döndüren zaferli bir gürültüyle indi sulara. - Çetin Altan

  • Uzamak, ulaşmak

    Beyaz taşlardan yapılmış kısa bir duvarın ötesindeki zeytinlik ta vadiye kadar iniyordu. - Ömer Seyfettin

  • Ağmak
  • Sayısı azalmak

    Evvelden daha çok olduğumuzu zannettiğim hâlde sayımız son günlerde bu miktara inmiştir. - Reşat Nuri Güntekin

Birleşik Kelimeler: indibindi, günindi

MİNİK

[sıfat]

  • Küçük ve sevimli

    Ne minik şey!

İZNİK

[isim]

  • Bursa iline bağlı ilçelerden biri

İÇKİN

[sıfat]

[felsefe]

  • Varlığın içinde bulunan, varlığın yapısına karışmış olan, mündemiç
  • Yalnızca bilinçten olan, yalnızca bilinç içeriği olarak var olan, mündemiç
  • Deney içinde kalan, deneyi aşmayan
  • Dünya içinde, dünyada olan

ÇİMEK

[isim]

[halk ağzında]

  • Çimecek yer

ÇİMEN

[isim]

  • Kendiliğinden yetişmiş çim

    Baş başa uzandık seninle ıslak / Çimenlerine yaz bahçelerinin - Ahmet Hamdi Tanpınar

ÇEKİM

[isim]

  • Çekme işi

[dil bilgisi]

  • Fiillerin çeşitli zaman, kişi ve kiplere, adların da ad durumlarına göre uğradığı biçimleri, tasrif

[fizik]

  • Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü, cazibe, traksiyon

    Yer çekimi. Mıknatıs çekimi.

[sinema]

[televizyon]

  • Alıcının sürekli olarak çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası, plan

Birleşik Kelimeler: çekim eki, çekimölçer, çekim senaryosu, ağır çekim, soya çekim, tıpkıçekim, ad çekimi, fiil çekimi, isim çekimi, yer çekimi

ENZİM (Kelime Kökeni: Fransızca enzyme)

[isim]

[biyoloji]

  • Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde

EMZİK

[isim]

  • Süt çocuklarını oyalamak için ağızlarına verilen kauçuk meme

    Parkta daldılar dedikoduya / Dün kaldıkları yerden devam ettiler / Yavrular da birbirlerine / Emziklerini ikram ettiler - Arif Nihat Asya

  • Beslemek için süt çocuklarına meme yerine emdirilen ağzı kauçuklu süt şişesi, biberon

    Hem ağzımdan yaralandığımı, üç gün kapalı dudaklarımın arasından emzikle süt içtiğimi nasıl unutuyormuşum? - Reşat Nuri Güntekin

  • İbrik, çaydanlık, testi vb. kapların, suyu azar azar akıtmaya yarayan içi delik uzantısı, ibik

    Çaydanlığın emziği tıkanmış.

[halk ağzında]

  • Sigara ağızlığı

Birleşik Kelimeler: emzik borusu

İÇMEK

[-i]

  • Bir sıvıyı ağza alıp yutmak

    Bir oluktan buz gibi bir su içtik. - Sait Faik Abasıyanık

  • Sigara, nargile vb.nin dumanını içe çekmek

    Evinden, pek seyrek zamanlarda içtiği nargilesini istedi. - Halide Edip Adıvar

  • Bir şey, bir sıvıyı içine çekmek, emmek

    Toprak suyu içer.

[nesnesiz]

  • İçki kullanmak

    O akşam saat ikiye kadar içtiler. - Ömer Seyfettin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • içecek suyu olmak
  • içtikleri su ayrı gitmemek

ZEMİN (Kelime Kökeni: Farsça zemīn)

[isim]

  • Taban, döşeme, yer

    Kırmızı bir zemin üstünde bir sürü insan, havada uçan beyaz bir kuşa bakıyorlardı. - Memduh Şevket Esendal

  • Kumaş, süslü kâğıt, halı, yer muşambası, tablo vb. desenli nesnelerde, biçimlerin üzerinde yer aldığı renk

    Zemini mavi bir halı. Zemini beyaz bir basma.

[mecaz]

  • Temel, dayanak

    Asıl sohbet zemini nadide yemek tarifi, köşk ve bahçe tanzimidir. - Refik Halit Karay

[mecaz]

  • Ortam

    1908'den önceki zemin ve zamanı göz önüne almalı. - Yahya Kemal Beyatlı

[eskimiş]

  • Yeryüzü, dünya

Ata Sözleri ve Deyimler

  • zemin hazırlamak
  • zemin ve zamana uygun

Birleşik Kelimeler: zemin katı, hemzemin, ıslak zemin

ÇİZİK

[isim]

  • Çizgi
  • Sıyrık, çizgi biçiminde yara

    Kabuk bağlamış yara ve çiziklerin kaldırılması icap etmez. - Necip Fazıl Kısakürek

[sıfat]

  • Çizilmiş

EZİNÇ

[isim]

  • Organik veya ruhsal büyük sıkıntı, azap

ÇİZİM

[isim]

  • Çizme işi
  • Çizilerek oluşturulmuş biçim

[matematik]

  • Bir şeklin belli bir kurala göre cetvel ve pergel yardımıyla çizilmesi işi

Birleşik Kelimeler: geometrik çizim, tasar çizim

ÇİZME

[isim]

  • Çizmek işi

[isim]

  • Koncu diz kapaklarına kadar çıkan bir ayakkabı türü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • çizmeden yukarı çıkmak
  • çizmeleri çekmek
  • çizmeyi aşmak