ÇİVİLEYİVERME Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
ÇİVİLEYİVERME harflerini içeren 5 harfli 38 kelime bulunuyor. 5 harfli ÇİVİLEYİVERME kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Çivileyiverme ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Çivileyiverme olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
EVVEL17,
İLERİ
- Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı
-
Bir şeyin ulaşılacak yönü
Yolun ilerisi düz.
- Henüz gelmemiş zaman, gelecek, sonra
-
Önde bulunan
İleri karakol. İleri hat.
-
Doğrusundan daha çok gösteren (saat)
Saat beş dakika ileridir.
-
Benzerlerini geride bırakmış
İleri fikirler.
-
Öne doğru, ileri doğru
Masayı biraz ileri çekelim.
-
`Amaca doğru durmadan yürü` anlamında kullanılan bir seslenme sözü
Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri! - Atatürk
- Temel duruşta ayak uçlarının gösterdiği yön
Ata Sözleri ve Deyimler
- ileri (veya ileriye) gitmek
- ileri almak
- ileri atılmak (veya çıkmak)
- ileri geçmek
- ileri gelmek
- ileri götürmek
- ilerisine gitmek
- ileri sürmek
- ileri varmak
- ileriyi görmek
Birleşik Kelimeler: ileri gelen, ileri geri, ileri görüş, ileri gözetleyici, ileri karakol, ileri teknoloji, ileri uç, ileri vites
ERİME
-
Erimek işi
Dışarıda karlar erimeye başlamış. - Ahmet Ümit
Birleşik Kelimeler: aşırı erime, kemik erimesi
ELEME
- Elemek işi, eliminasyon
- Çeyrek sona katılacak sporcu ve takımları ayırmak için düzenlenen seçme yarışı
Birleşik Kelimeler: eleme sınavı, ön eleme
RİMEL (Kelime Kökeni: Fransızca rimmel)
-
Kadınların kirpiklerini kıvırmak ve daha uzun göstermek için fırça ile sürdükleri yağlı sürme, maskara
Nihayet kirpiklerine de birer fırça rimel dokundurdu, onları da dikleştirdi. - Peyami Safa
REMİL (Kelime Kökeni: Arapça reml)
- Kumda birtakım çizgiler çizerek fala bakma
- Bu biçimde bakılan fal
Ata Sözleri ve Deyimler
- remil atmak (veya dökmek)
REMEL (Kelime Kökeni: Arapça remel)
- Aruz ölçülerinden biri
- Klasik Türk müziğinde bir usul
YEREL
- Yöresel
- Gözlem yerine veya gözlemcinin bulunduğu yere göre tanımlanan
- Sınırlı bir yerle ilgili olan, mevzii, lokal
Birleşik Kelimeler: yerel ağ, yerel korozyon, yerel radyo, yerel saat, yerel televizyon, yerel yayın, yerel yönetim
YERLİ
-
Taşınamayan, başka yere götürülemeyen
Yerli dolap. Yerli sedir.
-
Yurt içinde yapılan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan
Yerli halıları gördüm, koyu sıcak kırmızılarla diri maviler ağır basıyordu. - Bedri Rahmi Eyuboğlu
-
Belli bir bölgede yetişen, otokton
Yerli muz. Yerli meyve.
- Bir yerin ilk sakini olan, otokton
-
Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan
Daha önceki gidişinde kendini yerli halka sevdirmişti. - Eflâtun Cem Güney
- Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad
Birleşik Kelimeler: yerli dolap, yerli malı, yerli yerinde, yerli yerine, yerli yersiz, baba yerli
EYLEM
-
Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon
Günler, düzenlenen eylemlerin baş döndürücü heyecanıyla hızla akıp geçiyordu. - Ahmet Ümit
-
Bir durumu değiştirme veya daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası
Eyleme beraber girersiniz, siz sonuca ulaşmayı düşünürsünüz, onlar ulaşmadan paylaşmayı. - Attila İlhan
- Fiil
Ata Sözleri ve Deyimler
- eylemde bulunmak
- eyleme geçmek
- eylem koymak
Birleşik Kelimeler: addan türeme eylem, eylem planı, eylemden türeme eylem, eylemden türeme ad, dizi eylem, ek eylem, olumlu eylem, olumsuz eylem, yardımcı eylem, yöneylem, tezlik eylemi, yakınlık eylemi, yaklaşma eylemi
İÇERİ
-
İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı
İçeriden sesler geliyor.
-
İç, iç yüzey
Odanın içerisi bu kadar adam almaz.
-
İç yüzeyde, iç bölümde olan
İçeri odadan sesler geliyor.
-
İç yana, iç yana doğru
İçeri girmekten korkarak bahçedeki demir kanepeye oturmak istedi. - Peyami Safa
- Gönül, yürek
- Hapishane
Ata Sözleri ve Deyimler
- içeri (veya içeriye) atmak (veya almak veya tıkmak)
- içeriden çıkmak
- içeriden evlenmek
- içeride olmak
- içeri girmek
- içeriye dalmak
- içeriye düşmek
MEYİL (Kelime Kökeni: Arapça meyl)
-
Eğiklik, eğim, akıntı
Fazılpaşa Yokuşu'nda akşam olurken, tatlı bir meyille denize uzanan kırmızı damların üzeri kararır. - Halide Edip Adıvar
- Eğilim
-
İlgi, gönül verme
Beni görüp yönün öte döndürme / Yine gitmez meylim sendedir sende - Pir Sultan Abdal
Ata Sözleri ve Deyimler
- meyil vermek
- meyli olmak
Birleşik Kelimeler: meyletmek, meylettirmek
REÇEL (Kelime Kökeni: Farsça rīçāl)
-
Meyvelerin şekerle kaynatılmasıyla hazırlanan tatlı
Onlar kahve, süt hatta kışın salep içmeyi, zeytin, peynir, reçel ve ekmek yemeyi tercih ederler. - Abdülhak Şinasi Hisar
Birleşik Kelimeler: ayva reçeli, çilek reçeli, erik reçeli, kayısı reçeli, kızılcık reçeli, kiraz reçeli, meyve reçeli, vişne reçeli
YİRMİ
- On dokuzdan sonra gelen sayının adı
- Bu sayıyı gösteren 20 ve XX rakamlarının adı
-
İki kere on, on dokuzdan bir artık
En az yirmi şiiri ezberimdeydi. - Necati Cumalı
Birleşik Kelimeler: yirmi beşlik, yirmi binlik, yirmibir, yirmi milyonluk, yirmi yaş dişi
YELME
- Yelmek işi
- Yırtmaçlı zırh
YERME
-
Yermek işi, zem
Bir hikâyeciyi övebilmek için ötekilerini ulu orta yermeye başladılar. - Sait Faik Abasıyanık