ÇELİKHAN Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
ÇELİKHAN harflerini içeren 5 harfli 28 kelime bulunuyor. 5 harfli ÇELİKHAN kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Çelikhan ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Çelikhan olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
HALİÇ12,
ALENİ (Kelime Kökeni: Arapça ʿalenī)
-
Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde yapılan
Siz bugüne kadar zevcenizin vicdansızca ve aleni hıyanetine, edepsizliğine tahammül ettiniz. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
Birleşik Kelimeler: aleni tadat
AKLEN (Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳlen)
- Akıl gereğince, akıl yönünden
LİKEN (Kelime Kökeni: Yunanca)
- Bir mantarla bir su yosununun ortak yaşamasıyla ortaya çıkan bitkilerin genel adı
- Kaşındırıcı bir deri hastalığı
Birleşik Kelimeler: liken bilimi
LAKİN (Kelime Kökeni: Arapça lākin)
-
Ama
Halis bir şiir fena okunabilir lakin sahte bir şiir iyi okunamaz. - Yahya Kemal Beyatlı
- Ancak
NİKEL (Kelime Kökeni: Fransızca nickel)
- Atom numarası 28, atom ağırlığı 58,71, yoğunluğu 8,9 olan, gümüş parlaklığında, demir sertliğinde, kolay işlenebilen ve kolayca tel durumuna getirilebilen bir element (simgesi Ni)
Birleşik Kelimeler: nikel kaplama
NAKLÎ (Kelime Kökeni: Arapça naḳlī)
- Taşıma ile ilgili olan
- Nakle dayanan, anlatılan, söylenen (gerçek)
Birleşik Kelimeler: naklî mazi
NAKİL (Kelime Kökeni: Arapça naḳl)
- Bir yerden alıp başka bir yere iletme, aktarma, taşıma, geçirme, aktarım
-
Göç, taşınma
İşte, nakil masrafı da avucumda, diyerek otuz lirayı saydı. - Sermet Muhtar Alus
- Anlatma, söyleme, hikâye etme
- Bir görevden başka bir göreve atanma, tayin
- Yazı veya resmin aynısını başka bir şeyin üzerine yapma, kopya etme
- Başka dilden bir eseri kendi diline çevirme, tercüme etme
Birleşik Kelimeler: nakil aracı, nakil vasıtası, nakledilmek, nakletmek, naklettirmek, bitki nakli, kan nakli, organ nakli
- Taşıyan, aktaran, geçiren
- Anlatan, hikâye eden
- İletken
ÇİLEK
- Gülgillerden, sapları sürüngen, çiçekleri beyaz bir bitki
- Bu bitkinin güzel kokulu, pembe, kırmızı renkli meyvesi
Birleşik Kelimeler: çilek kompostosu, çilek reçeli, çilek suyu, çilek üzümü, ağaç çileği, dağ çileği, Frenk çileği, yaban çileği
ÇELİK
-
Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat
Süngülerini, çelikten birer parmak gibi göğe kaldırmışlar. - Ruşen Eşref Ünaydın
-
Bu alaşımdan yapılmış
Karşı tarafa uzanan bir çelik köprü hayal ediyordu suyun üzerinde. - Ayşe Kulin
-
Zayıf fakat güçlü (vücut)
Çelik ve demir vücuduyla hassas bir sporcuya benziyordu. - Sait Faik Abasıyanık
Ata Sözleri ve Deyimler
- çeliğe su vermek
Birleşik Kelimeler: çelik başlık, çelik çember, çelik halat, çelikhane, çelik kalemi, çelik kapı, çelik kasa, çelik macunu, çelik metre, çelik pamuğu, çelik yakalı, çelik yelek, hasır çelik, nervürlü çelik, paslanmaz çelik
- Kısa kesilmiş dal
- Kök salması için yere dikilen dal
- Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek
- Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal
- Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek
Birleşik Kelimeler: çelik çomak
İLENÇ
-
Beddua, kargış
Avradın ilenci tutarsa senin iki gözün kör olacak. - Memduh Şevket Esendal
LÂÇİN
- Çorum iline bağlı ilçelerden biri
AHENK (Kelime Kökeni: Farsça āheng)
-
Uyum
Sesi alaylı bir ahenkle kadının kulaklarına çarptı. - Mithat Cemal Kuntay
-
Uzlaşma
Biz bu işin içine girmeyelim. Ahengi bozarız. - Haldun Taner
-
Ezgi
Tamtamların yeni ahengiyle raks başladı. - Nazım Hikmet
Ata Sözleri ve Deyimler
- ahengi bozulmak
- ahenk almak
- ahenk kurmak
- ahenk sağlamak
- ahenk vermek
- ahenk yapmak
Birleşik Kelimeler: ahenk kaidesi, ahenk tahtası
ELHAK (Kelime Kökeni: Arapça elḥaḳḳ)
-
Gerçekten, hiç şüphesiz, doğrusu
Eh bizim manikürler elhak iyi işlemiş ve intikamım centilmence alınmıştı. - Nazım Hikmet
HELAK (Kelime Kökeni: Arapça helāk)
- Ölme, öldürme, yok etme, yok olma
- Bitkin bir duruma gelme veya getirme
Ata Sözleri ve Deyimler
- helak etmek
- helak olmak
HELİK (Kelime Kökeni: Rumca)
- Duvar örülürken büyük taşların arasına konulan ufak taşlar