Çak ile Biten Kelimeler
ÇAK ile biten 18 kelime bulunuyor. Sonu ÇAK olan kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Çak kelimesinin anlamı nedir? Çak ile başlayan kelimeler. İçinde çak olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
10 Harfli Kelimeler
KARABURÇAK16
8 Harfli Kelimeler
AKBURÇAK14
7 Harfli Kelimeler
AYAKÇAK12
6 Harfli Kelimeler
ÇAPÇAK16, KIPÇAK14, ÇAMÇAK13, KAPÇAK13, BURÇAK12, BARÇAK11, BALÇAK11, KOLÇAK10
5 Harfli Kelimeler
BIÇAK11, KOÇAK9, SAÇAK9, ALÇAK8, KAÇAK8
4 Harfli Kelimeler
UÇAK8
3 Harfli Kelimeler
ÇAK6
ÇAK (Kelime Kökeni: Farsça çāk)
- Yırtık, yarık
Ata Sözleri ve Deyimler
- çak çak olmak
ALÇAK
-
Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı
Kaşlarını çatarak bakakaldı dairenin alçak balkonuna. - Elif Şafak
- Aşağıda olan, yüksek olmayan (yer)
-
Kısa (boy)
Alçak boylu bir adam.
- Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan, aşağılık, soysuz, namert, rezil, hain
Ata Sözleri ve Deyimler
- alçaktan uçmak
- alçak uçan yüce konar, yüce konan alçak uçar
- alçak yerde tepecik kendisini dağ sanır
- alçak yerde yatma sel alır, yüksek yerde yatma yel alır
- alçak yer yiğidi hor gösterir
Birleşik Kelimeler: alçak basınç, alçak gerilim, alçak gönüllü, alçak kabartma, alçak ses, alçak yaylak, yalımı alçak
KAÇAK
- Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz veya sıvı
-
Gizlice kaçırılmış olan mal veya madde
Şu âlâ kaçaktan birer sigara sarar mısınız? - Sermet Muhtar Alus
-
Av sırasında vurulamayan kuş
Malum a, kaçak diye avcının tüfeğinden kurtulmuş kuşlara denir. - Sermet Muhtar Alus
-
Bağlı bulunduğu yerden veya yasadan kaçan, uzaklaşan
Vapurda bir de kaçak Rus ailesi var. - Aka Gündüz
-
Yasaca yapılması yasak olan veya yapılması için gerekli izin alınmayan
Kaçak kat.
-
Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan veya bir yerden çıkarılan
Öyle olduğu hâlde kaçak sigaramla hâli unutmaya çalışıyordum. - Sait Faik Abasıyanık
-
Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice
Bütün harp müddetince babası ile İsviçre'de kaçak yaşadı. - Aka Gündüz
Ata Sözleri ve Deyimler
- kaçak güreşmek
Birleşik Kelimeler: asker kaçağı, elektrik kaçağı, mektep kaçağı, okul kaçağı, pranga kaçağı, vergi kaçağı
UÇAK
- Kanatlarının altındaki havanın yaptığı basınç yardımıyla yükselip ilerleyebilen motorlu hava taşıtı, tayyare
Birleşik Kelimeler: uçaksavar, dolmuş uçak, tepkili uçak, avcı uçağı, bombardıman uçağı, deniz uçağı
KOÇAK
- Yürekli (erkek)
- Eli açık, cömert
SAÇAK
-
Bazı giyim eşyalarında veya döşemeliklerde kumaş kenarlarına dikilen süslü iplikten püskül
Perdenin saçağı.
-
Görünüşü bu püskülü andıran
Bak gene bir tutam saçak tütün kalmadı. Bana yalnız tozları kalıyor. - Memduh Şevket Esendal
- Havlu, halı vb.nin kenarı boyunca sarkan püskül
-
Bir yapının herhangi bir bölümünü güneş ve yağmurdan korumak için, o bölümden dışarı taşan ve altı boşta olarak yapılan bölüm
Han bekçisi, saçağın altındaki döşeğinde hâlâ uyumaktaydı. - İhsan Oktay Anar
- Bir gaz ortama yerleştirilen ve yüksek bir potansiyel verilen ve nesnenin yüzeyinde oluşan ışık olayı
Ata Sözleri ve Deyimler
- saçak öpmek
Birleşik Kelimeler: saçak bulut, saçak kök, salkım saçak
KOLÇAK
- Yalnız başparmağı ayrı, diğer dört parmağı bir örülmüş yün eldiven
-
Koltuk veya iskemlenin kol konacak parçası
Pencerenin karşısında, kolçaklarından biri kopuk, sallanan iskemleye oturmuş, iki eliyle sağlam kolçağa sıkı sıkı sarılmıştı. - Ayla Kutlu
- Ceket veya gömlek kollarının kirlenmesine engel olmak için bilekten dirseğe kadar geçirilen eğreti kolluk
- Kadınların dirseklerine kadar taktıkları basmadan yapılan süs eşyası
-
Kola geçirilen işaretli bağ, pazubent
Kızılay kolçağı.
- Zırhın kola geçirilen parçası
BARÇAK
- Kılıç kabzasının siperi
BALÇAK
- Kabza
- Kabzanın demir siperi
BIÇAK
-
Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç
Bıçağı sürte sürte ipin uzunca bir parçasını kesti. - Yusuf Atılgan
-
Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç
Basımevi bıçağı.
Ata Sözleri ve Deyimler
- bıçağı kestiren kendi suyu, insanı sevdiren kendi huyu
- bıçak altına yatmak
- bıçak atmak
- bıçak bıçağa gelmek
- bıçak çekmek
- bıçak gibi
- bıçak gibi kesilmek
- bıçak gibi kesmek
- bıçak gibi saplanmak
- bıçak kemiğe dayanmak
- bıçak kınını kesmez
- bıçak silmek
- bıçak suyu kesiyor
- bıçak vurmak
- bıçak yarası geçer (veya onulur), dil yarası geçmez (veya onulmaz)
- bıçak yemek
Birleşik Kelimeler: bıçaksırtı, bıçak sırtı, çatal bıçak takımı, tırtıllı bıçak, algı bıçağı, bağ bıçağı, baş bıçağı, maket bıçağı, tıraş bıçağı
AYAKÇAK
- Merdiven, merdiven basamağı
- Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık
- Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık
BURÇAK
- Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan yıllık bir yem bitkisi (Vicia ervilia)
- Bu bitkinin mercimeğe benzeyen ve genellikle hayvan yemi olarak kullanılan tanesi
Birleşik Kelimeler: akburçak, karaburçak
ÇAMÇAK
- Ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı, çapçak
- Köpüklenerek akma
Birleşik Kelimeler: çamçak çamçak
KAPÇAK
- Uzun saplı büyük kanca
AKBURÇAK
- Mürdümük