Ç ile Başlayan K ile Biten 5 Harfli Kelimeler
Ç ile başlayan K ile biten 5 harfli 36 kelime bulundu.K ile başlayan Ç ile biten 5 harfli kelimeler
Ayrıca, "İçinde Çk olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
ÇÖZÜK19,
ÇİLEK
- Gülgillerden, sapları sürüngen, çiçekleri beyaz bir bitki
- Bu bitkinin güzel kokulu, pembe, kırmızı renkli meyvesi
Birleşik Kelimeler: çilek kompostosu, çilek reçeli, çilek suyu, çilek üzümü, ağaç çileği, dağ çileği, Frenk çileği, yaban çileği
ÇANAK
-
Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap
Oradaki sigara çanağından bir Gelincik alıp yaktıktan sonra anlattı. - Burhan Felek
-
Göz çukuru
Kanlı çanaklarından fırlayan iri parlak gözleri, pek korkunç bakıyordu. - Ömer Seyfettin
- Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü
- Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi
-
Göstermelik, yalan yanlış, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik
O sayfaları hazırlayanlar karşımızdaki cephenin dolduruşuyla bir çanak anket düzenlediler. - Refik Erduran
Ata Sözleri ve Deyimler
- çanağa ne doğrarsan kaşığında o çıkar
- çanak tutmak (veya açmak)
- çanak yalamak
Birleşik Kelimeler: çanak ağızlı, çanak anten, çanak çömlek, çanak üzengi, çanak yalayıcı, çanak yaprak, Çanakkale, ayrı çanak yapraklılar, bitişik çanak yapraklılar, bülbül çanağı, çadır çanağı, çirişçi çanağı, dilenci çanağı, ışık çanağı, şarap çanağı
ÇATAK
-
İki dağ yamacının kesişmesi ile oluşmuş dere yatağı
Karakaçanı, Armutdere çataklarında bu Bozdayı tepelediydi. - Memduh Şevket Esendal
- Yapışık, ikiz (meyve)
- Kavgacı
Birleşik Kelimeler: çatak bayrak
- Van iline bağlı ilçelerden biri
ÇALAK (Kelime Kökeni: Farsça çālāk)
- Eline ayağına çabuk, atik, çevik
-
Eline ayağına çabuk, atik, çevik bir biçimde
Norveçli bir seyyah gibi çalak, köprüye indim ve vapura bindim. - Yahya Kemal Beyatlı
ÇENEK
-
Tohumda embriyoyu kaplayan etli bölüm
Bakla, fasulye gibi bitkilerin tohumlarında ikişer çenek bulunur.
- Kuşların gagasını oluşturan alt ve üst bölümlerden her biri
- Böceklerde ağzın iki yanında bulunan parçalayıcı sert organ
ÇELİK
-
Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat
Süngülerini, çelikten birer parmak gibi göğe kaldırmışlar. - Ruşen Eşref Ünaydın
-
Bu alaşımdan yapılmış
Karşı tarafa uzanan bir çelik köprü hayal ediyordu suyun üzerinde. - Ayşe Kulin
-
Zayıf fakat güçlü (vücut)
Çelik ve demir vücuduyla hassas bir sporcuya benziyordu. - Sait Faik Abasıyanık
Ata Sözleri ve Deyimler
- çeliğe su vermek
Birleşik Kelimeler: çelik başlık, çelik çember, çelik halat, çelikhane, çelik kalemi, çelik kapı, çelik kasa, çelik macunu, çelik metre, çelik pamuğu, çelik yakalı, çelik yelek, hasır çelik, nervürlü çelik, paslanmaz çelik
- Kısa kesilmiş dal
- Kök salması için yere dikilen dal
- Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek
- Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal
- Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek
Birleşik Kelimeler: çelik çomak
ÇEKİK
-
Yanlara doğru çekilerek gerilmiş gibi olan
Çekik göz. Çekik kaş.
-
İçeriye doğru kaçmış, batık
Zayıf, ince uzun bir vücudu, kuru, çekik esmer bir yüzü var. - Peyami Safa
Birleşik Kelimeler: çekik göz
ÇELEK
- Boynuzu kırık veya eğri hayvan
ÇEKEK
-
Kayık, mavna ve küçük gemilerin karaya çekildikleri yer
Çayın taşması evler kadar çekekteki motorlar için de tehlikeliydi. - Rıfat Ilgaz
ÇİMEK
- Çimecek yer
ÇIKAK
- Çıkılacak yer, çıkıt, mahreç
- Boğumlanma noktası
ÇIRAK (Kelime Kökeni: Farsça çerāġ)
- Zanaat öğrenmek için bir ustanın yanında çalışan kimse
-
Dükkânda ayak işlerine bakan kimse
Ekseriya bahçıvan, uşak, bakkal çırağı ile karşılaşırdım. - Refik Halit Karay
- Saray, daire vb. büyük yerlerde yıllarca hizmet ettikten sonra geçimi sağlanarak başka yerde yaşamasına izin verilen kimse
Ata Sözleri ve Deyimler
- çırak almak
- çırak çıkarmak
- çırak vermek
ÇITAK
- Dağda yaşayan ve geçimini odun satarak sağlayan
- Kaba, huysuz, kavgacı
ÇOLAK
-
Eli veya kolu sakat olan (kimse)
Hırsızları yakalayan genç, mavi gözlü, çolak bir polisti. - Sait Faik Abasıyanık
ÇORAK
-
Verimli olmayan (toprak)
Biz geçtiğimiz zamanlar Sina Çölü, Peygamber Musa'nın geçtiği zaman kadar ıssız, boş, kuru ve çoraktı. - Falih Rıfkı Atay
- Acı (su)
-
Verimsiz, kısır
Hayatımın en acı, en yaslı ve çorak zamanları başlamış oldu. - Tarık Buğra
- Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak
- Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz