ZITLAŞMAK Harflerini İçeren 7 Harfli Kelimeler
ZITLAŞMAK harflerini içeren 7 harfli 22 kelime bulunuyor. 7 harfli ZITLAŞMAK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
AZIŞMAK15,
ATILMAK
-
Atma işine konu olmak
O romanlarda kırpılan, atılan yerler var mıdır? - Adalet Ağaoğlu
-
Saldırmak, hücum etmek
Düşmanın üzerine atıldı.
-
Bir şeye doğru birden gitmek, birden bir davranışta bulunmak
Küçük köpek ince sevinç çığlıkları çıkarıyor, zıplıyor, havlıyor, atılıyordu. - Sait Faik Abasıyanık
-
Başlamak
Bu gençlerden bir kısmı Anadolu içlerinde hatta Asya'da ne çetin sergüzeştlere atıldılar. - Falih Rıfkı Atay
- Bir işe girişmek
-
Patlatılmak
Silah atıldı. Top atıldı.
- Bir yerden, görevden veya işten uzaklaştırılmak
Ata Sözleri ve Deyimler
- atılan ok geri dönmez
KITLAMA
- Kıtlamak işi
- Küçük parçalara ayrılmış şekeri ağızda tutarak çay içme biçimi, kırtlama
- Küçük parçalara ayrılmış şekeri ağızda tutarak
Birleşik Kelimeler: kıtlama şekeri
KATILMA
-
Katılmak işi
Kadının üretime dolaysız katılması, ona ekonomik özgürlüğünü sağlamaktır. - Attila İlhan
- İletişim veya ortak davranışta bulunma yoluyla belirli bir toplumsal duruma girme süreci, iştirak
Birleşik Kelimeler: katılma belgesi
KATMALI
- Cismin üç ana renkteki görüntüsünün tek bir film üzerinde yer aldığı, bir renkli film işlemi
TIKLAMA
- Tıklamak işi, klikleme
TAKILMA
-
Takılmak işi
Sonradan kapının kaldırılıp yerine takılması için yetmiş kişinin çalışması icap etti. - Necip Fazıl Kısakürek
AZATLIK
-
Azat olma durumu, serbestlik
Hâlbuki bir elçi için bu kadarcık bir azatlık, bu kadarcık bir nefes alma imkânı dahi yoktur. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- Azat edilme vakti gelmiş olan (cariye, köle)
TAŞAKLI
- Taşağı olan
- Sözünü geçirir, tuttuğunu koparır, yiğit
AZITMAK
- Azgın duruma getirmek
- Bitki çok uzamak
-
Çığırından çıkmak veya çıkarmak, ölçüyü kaçırmak
Zamanımızın Fransız romancıları da bir hayli işi azıtmış durumdadırlar. - Bedri Rahmi Eyuboğlu
AŞILMAK
- Aşma işine konu olmak
ATIŞMAK
-
Tartışmak
Yoksa gene babasıyla atışıp işi mi bırakmıştı. - Orhan Kemal
-
Kendisine dargın olan bir kimseye barışıkmış gibi söz söylemek
Nafile atışma, ben seninle barışmam.
- Çocuk oyunlarında ebeyi veya takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak
ALMAŞIK
- İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan
- Almaşlı olarak işleyen, mütenavip, alternatif
Birleşik Kelimeler: almaşık yapraklar
ALIŞMAK
-
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek
Muhtaç değiliz ama ben çalışmaya alıştım. - Etem İzzet Benice
-
Yadırgamaz duruma gelmek
Dar ve alıştığımız çerçeve içinden çıkmak bizi şaşırtacağı için onu istemeyiz. - Asaf Halet Çelebi
-
Uyar duruma gelmek, intibak etmek
Bu mesleğe alışmış gibi görünüyor. - Nezihe Araz
-
Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak
Tütüne alışmak. İlaca alıştı.
-
Bağlanmak, ısınmak
Birdenbire ona alıştığını hissediyor ve bu işe ayrıca şaşıyordu. - Ahmet Hamdi Tanpınar
- Evcilleşmek, ehlîleşmek
- Tutuşmak, yanmaya başlamak
KIŞLAMA
- Kışlamak işi
KAZILMA
-
Kazılmak işi
Varlıkları kaledekiler tarafından anlaşılmış ve kendilerini bulmak için bir karşı lağım kazılmaya başlanmıştı. - İhsan Oktay Anar