Zik ile Biten Kelimeler

ZİK ile biten 19 kelime bulunuyor. Sonu ZİK olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Zik ile başlayan kelimeler. İçinde zik olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

11 Harfli Kelimeler

KÜLTÜRFİZİK24

10 Harfli Kelimeler

RADYOFİZİK24, ASTROFİZİK21

9 Harfli Kelimeler

BİYOFİZİK23, ANALJEZİK21, METAFİZİK19, SELÜLOZİK16, ANESTEZİK13

8 Harfli Kelimeler

JEOFİZİK27, ALİNAZİK11

7 Harfli Kelimeler

BİLEZİK12

5 Harfli Kelimeler

ZİK14, ÇİZİK11, MÜZİK11, BEZİK10, BAZİK10, EMZİK9, NAZİK8

4 Harfli Kelimeler

EZİK7

EZİK

[isim]

  • Çarpma, dövülme vb. sebeplerle vücutta oluşan bere

    Vücudu eziklerle dolu idi.

[sıfat]

  • Ezilmiş veya yassılmış

[sıfat]

[mecaz]

  • Olaylar ve hayat şartları karşısında güçsüz ve sıkıntılı duruma düşmüş olan, üzüntülü

[sıfat]

[mecaz]

  • Pısırık

[zarf]

[mecaz]

  • Üzüntülü bir biçimde

    Hiç de ezik bulmaz kızını, hep güvenmiştir ona. - Tarık Buğra

Birleşik Kelimeler: ezik büzük

NAZİK (Kelime Kökeni: Farsça nāzuk)

[sıfat]

  • Başkalarına karşı saygılı davranan

    Seçilmişlik duygusu insanları birbirine yakınlaştırdığından içeride herkes birbirine karşı son derece nazikti. - Elif Şafak

  • İnce yapılı, narin

    Kadın fevkalade nazik ve güzel, çocuklar oya gibi idiler. - Sait Faik Abasıyanık

  • Özen, dikkat gösterilmezse kırılabilen, bozulabilen, kötüleşebilen

    Nazik bir bitki.

  • Gerekli önlemler alınmadığında daha kötü olan, kritik

    Şimdi devleti tehlikeden kurtaracak pek nazik zamandır. - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Dikkat isteyen, özen gerektiren

    Rica ederim gülmeyiniz, iş pek naziktir, şaka götürmez. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Birleşik Kelimeler: alinazik

EMZİK

[isim]

  • Süt çocuklarını oyalamak için ağızlarına verilen kauçuk meme

    Parkta daldılar dedikoduya / Dün kaldıkları yerden devam ettiler / Yavrular da birbirlerine / Emziklerini ikram ettiler - Arif Nihat Asya

  • Beslemek için süt çocuklarına meme yerine emdirilen ağzı kauçuklu süt şişesi, biberon

    Hem ağzımdan yaralandığımı, üç gün kapalı dudaklarımın arasından emzikle süt içtiğimi nasıl unutuyormuşum? - Reşat Nuri Güntekin

  • İbrik, çaydanlık, testi vb. kapların, suyu azar azar akıtmaya yarayan içi delik uzantısı, ibik

    Çaydanlığın emziği tıkanmış.

[halk ağzında]

  • Sigara ağızlığı

Birleşik Kelimeler: emzik borusu

BEZİK (Kelime Kökeni: Fransızca bésigue)

[isim]

  • İki, üç veya dört kişi arasında 96 kâğıtla oynanan bir tür iskambil kâğıdı oyunu

    Beybabanın bezik oynayışı da pek alengirlidir. - Salâh Birsel

BAZİK (Kelime Kökeni: Fransızca basique)

[sıfat]

[kimya]

  • Baz niteliği gösteren
  • Birleşiminde asit ve baz ağırlığı oranı normal tuza göre az fakat baz oranı normal tuza göre yüksek olan (tuz)

Birleşik Kelimeler: bazik oksitler

ALİNAZİK

[isim]

  • Közlenmiş patlıcan, sarımsaklı yoğurt ve kıyma ile yapılan bir yemek türü

ÇİZİK

[isim]

  • Çizgi
  • Sıyrık, çizgi biçiminde yara

    Kabuk bağlamış yara ve çiziklerin kaldırılması icap etmez. - Necip Fazıl Kısakürek

[sıfat]

  • Çizilmiş

MÜZİK (Kelime Kökeni: Fransızca musique)

[isim]

  • Birtakım duygu ve düşünceleri belli kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatma sanatı, musiki

    Müzik eğitimi.

  • Bu biçimde düzenlenmiş seslerden oluşan eserlerin okunması veya çalınması

    Bu akşam güzel bir müzik dinledik.

Birleşik Kelimeler: müzik bilimi, müzik dolabı, müzikevi, müzikhol, müzik köşesi, müzik kulağı, müzik market, müzik odası, müzik salonu, müziksever, alafranga müzik, alaturka müzik, barok müzik, canlı müzik, elektronik müzik, enstrümantal müzik, pop müzik, popüler müzik, vokal müzik, arka müziği, beraberlik müziği, Çigan müziği, film müziği, folk müziği, fon müziği, halk müziği, İspanyol müziği, mehter müziği, oda müziği, sinyal müziği

BİLEZİK

[isim]

  • Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılan ve bileğe süs için takılan halka
  • İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça

    Sonra ayağını yandaki su borusunun bileziğine koydu. - Çetin Altan

  • Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka
  • Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç

[argo]

  • Kelepçe

Birleşik Kelimeler: altın bilezik, boru bileziği, ek bileziği, kuyu bileziği

ANESTEZİK (Kelime Kökeni: Fransızca anesthésique)

[sıfat]

  • Eter, kloroform gibi uyuşturma özelliği olan

FİZİK (Kelime Kökeni: Fransızca physique)

[isim]

  • Maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı

    Fizik bilimi mekanik, ısı, ışık, elektrik ve manyetizma bölümlerine ayrılır.

  • İnsanın doğal yapısı
  • Kişinin dış görünüşü

    Zamanın insanın fiziğinde tahribat yapması doğal değil mi? - Osman Aysu

Birleşik Kelimeler: fizik gücü, fizik kondisyonu, fizikötesi, fizik tedavi, fizik tedavi uygulayıcısı, fizik yapısı, astrofizik, kültürfizik, yıldız fiziği

SELÜLOZİK (Kelime Kökeni: Fransızca cellulosique)

[sıfat]

  • İçinde selüloz bulunan

    Selülozik boya.

METAFİZİK (Kelime Kökeni: Fransızca métaphysique)

[isim]

[felsefe]

  • Doğaötesi

ASTROFİZİK (Kelime Kökeni: Fransızca astrophysique)

[isim]

[gök bilimi]

  • Yıldız fiziği

ANALJEZİK (Kelime Kökeni: Fransızca analgésique)

[sıfat]

[tıp]

  • Ağrı kesici