Zay ile Başlayan Kelimeler
ZAY ile başlayan 10 kelime bulunuyor. Başında ZAY olan kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "İçinde zay olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
11 Harfli Kelimeler
ZAYIFLATMAK24
10 Harfli Kelimeler
ZAYIFLAYIŞ28, ZAYIFLATMA23, ZAYIFLAMAK23
9 Harfli Kelimeler
ZAYIFLAMA22
8 Harfli Kelimeler
ZAYIFLIK21
6 Harfli Kelimeler
ZAYİÇE14, ZAYİAT11
5 Harfli Kelimeler
ZAYIF17
4 Harfli Kelimeler
ZAYİ9
ZAYİ (Kelime Kökeni: Arapça żāyiʿ)
- Kaybolma, yitme
- Kayıp
- Yok olmuş, elden çıkmış, mahvolmuş
- İşe yaramayan, yararsız, boş
Ata Sözleri ve Deyimler
- zayi etmek
- zayi olmak
ZAYİAT (Kelime Kökeni: Arapça żāyiʿāt)
- Yitikler, kayıplar
Ata Sözleri ve Deyimler
- zayiat vermek
ZAYİÇE (Kelime Kökeni: Farsça zāyiçe)
- Yıldızların, belli bir zamandaki yerlerini, durumlarını gösteren çizelge
Ata Sözleri ve Deyimler
- zayiçesine bakmak
ZAYIF (Kelime Kökeni: Arapça żaʿīf)
-
Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan)
Uzun boylu, zayıf, ellilik bir hanım. - Sermet Muhtar Alus
-
Görevini yapacak yeterli gücü olmayan
Zayıf bir ordu. Gözleri zayıf.
-
Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan
Zayıf bir yapı.
-
Önemli, güvenilir olmayan
Zayıf bir bilgi.
-
Çok az
Zayıf bir ihtimal.
-
Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan
Radyoda uzak bir istasyonun zayıf sesini duydu. Zayıf ışık.
- Başarısızlığı gösteren not
-
Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz
Zayıf bir öğretmen.
-
Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan
Zayıf ve uydurma bir âşık bu cevaba karşı perişan olurdu. - Aka Gündüz
Ata Sözleri ve Deyimler
- zayıf düşmek
- zayıf yerinden (veya noktasından veya damarından) yakalamak
Birleşik Kelimeler: zayıf nahif, zayıf sesli, sinirleri zayıf
ZAYIFLIK
-
Zayıf olma durumu
Kavrama hızının zayıflığıyla zekâsının çalımsızlığından ötürü, okulda kendisine kozalak adını takmışlardı. - Çetin Altan
Birleşik Kelimeler: akıl zayıflığı
ZAYIFLAMA
-
Zayıflamak işi
Sanki pek şişman bir şeymiş gibi zayıflama hastalığına tutulmuştu. - Memduh Şevket Esendal
ZAYIFLATMA
- Zayıflatmak işi
ZAYIFLAMAK
-
Zayıf duruma gelmek
Biraz zayıflamış, kolalı beyaz yakalığı bollaşmıştı. - Cahit Uçuk
ZAYIFLATMAK
-
Zayıf olmasına yol açmak
Zayıflamaktan değil, onu zayıflatmaktan çekinmiyordum. - Falih Rıfkı Atay
ZAYIFLAYIŞ
- Zayıflama işi