Za ile Biten Kelimeler

ZA ile biten 64 kelime bulunuyor. Sonu ZA olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Za ile başlayan kelimeler. İçinde za olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

11 Harfli Kelimeler

SAĞLIĞINIZA32

9 Harfli Kelimeler

FERAHFEZA28, ENFLÜANZA20, KARAKAVZA18, NARIBEYZA17

8 Harfli Kelimeler

ŞEVKEFZA26, MUHAFAZA23, MÜLAHAZA18, MUTARİZA13

7 Harfli Kelimeler

MAHFAZA21, CANFEZA19, İSTİHZA15, MUARAZA12, MUKTEZA12, TOMARZA12

6 Harfli Kelimeler

HAFIZA20, MAĞAZA17, FARİZA15, FARAZA15, HARAZA13, HAKEZA13, HALAZA13, EZKAZA12, MİMOZA12, MUKOZA12, YAKAZA11, MARAZA10, İKTİZA9, TAKAZA9

5 Harfli Kelimeler

HAVZA18, CEVZA17, PİZZA15, PONZA13, LAHZA12, PLAZA12, ABAZA10, KABZA10, ARIZA9, KOLZA9, KORZA9, MİRZA9, ARİZA8, ALAZA8, RANZA8

4 Harfli Kelimeler

FEZA13, GAZA11, HAZA11, HİZA11, BOZA10, ECZA10, CEZA10, BAZA9, İMZA8, KOZA8, MİZA8, ROZA8, RIZA8, SEZA8, KEZA7, KAZA7, LAZA7, NİZA7

3 Harfli Kelimeler

AZA6, EZA6

AZA (Kelime Kökeni: Arapça aʿżā)

[isim]

  • Üye

    Komşu gencine yüz vermemiş, çocuklu bir mahkeme azasıyla evlenmişti. - Reşat Nuri Güntekin

  • Vücut parçası, organ

    Bu vücut, bütün azası kırılmış, birbiri üstüne yığılmış bir külçe hâlinde. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Birleşik Kelimeler: murahhas aza

EZA (Kelime Kökeni: Arapça eẕāʾ)

[isim]

  • Üzme, sıkıntı verme, üzgü

    Gün geçtikçe içimde anlaşılmaz bir eza uyanmaya başlamıştı. - Reşat Nuri Güntekin

Birleşik Kelimeler: eza cefa

KEZA (Kelime Kökeni: Arapça keẕā)

[zarf]

  • Aynı biçimde, kezalik

KAZA (Kelime Kökeni: Arapça ḳażāʾ)

[isim]

  • İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması
  • İlçe, kaymakamlık

    Muharebe, bütün yollarda, kazalarda, her yerde âdeta neşe veren bir tesir hasıl etmişti. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

[din bilgisi]

  • Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme

[eskimiş]

[hukuk]

  • Yargı

[eskimiş]

  • Kadılık görevi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kaza atlatmak
  • kaza etmek
  • kaza geçirmek
  • kaza geliyorum demez
  • kaza ile
  • kazaya bırakmak
  • kazaya kalmak
  • kazaya rıza göstermek
  • kazaya uğramak

Birleşik Kelimeler: kaza dairesi, kaza kurşunu, ferdî kaza sigortası, görünmez kaza, zincirleme kaza, iş kazası, tren kazası

LAZA

[isim]

[halk ağzında]

  • Bal koymaya yarayan küçük tekne

NİZA (Kelime Kökeni: Arapça nizāʿ)

[isim]

[eskimiş]

  • Çekişme, bozuşma, kavga

ARİZA (Kelime Kökeni: Arapça ʿarīża)

[isim]

[eskimiş]

  • Yüksek bir makama sunulan mektup veya dilekçe

ALAZA

[isim]

[halk ağzında]

  • Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb

RANZA (Kelime Kökeni: İtalyanca rancio)

[isim]

  • Gemi, tren, kışla, yatılı okul vb. yerlerde üst üste yapılan yatak yeri

İMZA (Kelime Kökeni: Arapça imżāʾ)

[isim]

  • Bir kimsenin herhangi bir belgeyi yazdığını veya onayladığını belirtmek için her zaman aynı biçimde kullandığı işaret

    Hatıra defterlerimizi onlara uzatarak el yazılarını, imzalarını rica ettik. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

  • İmzalama işi

[mecaz]

  • Herhangi bir alanda ün yapmış kimse

    Dergi en ünlü imzalara yer veriyor.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • imza (veya imzasını) atmak
  • imza etmek
  • imza toplamak
  • imza vermek
  • imzayı basmak (veya çakmak)

Birleşik Kelimeler: imza beyti, imza çizelgesi, imza günü, imza kâğıdı, imza sahibi, imza sirküleri, imza töreni, açık imza, elektronik imza, ıslak imza, tatbik imzası

KOZA (Kelime Kökeni: Farsça ġūze)

[isim]

[bitki bilimi]

  • İçinde tohum veya krizalit bulunan korunak, kozalak

    Pamuk kozası. İpek kozası.

  • İpek böceğinin ördüğü ve içine kapandığı korunak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • koza çekmek
  • kozasına çekilmek

MİZA (Kelime Kökeni: İtalyanca misa)

[isim]

  • Kumarda ortaya sürülen para

ROZA (Kelime Kökeni: İtalyanca rosa)

[isim]

  • Bir tür pembe elmas

[sıfat]

  • Bu elmasla yapılan (takı)

    Roza küpe.

RIZA (Kelime Kökeni: Arapça riżā)

[isim]

[eskimiş]

  • Razı olma, isteme, istek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • rıza göstermek
  • rızasını almak
  • rızası olmak

Birleşik Kelimeler: gönül rızası

SEZA (Kelime Kökeni: Farsça sezā)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Uygun, yaraşır, bir şeye değer

    Hele Topaç dedikleri o mollanın hâli görülmeye seza. - Sermet Muhtar Alus