Za ile Biten 6 Harfli Kelimeler

ZA ile biten 6 harfli 14 kelime bulunuyor. Sonu ZA olan 6 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Za ile başlayan 6 harfli kelimeler. İçinde Za olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HAFIZA20, MAĞAZA17, FARİZA15, FARAZA15, HARAZA13, HAKEZA13, HALAZA13, EZKAZA12, MİMOZA12, MUKOZA12, YAKAZA11, MARAZA10, İKTİZA9, TAKAZA9

İKTİZA (Kelime Kökeni: Arapça iḳtiżā)

[isim]

[eskimiş]

  • Gerekli olma, gerekme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • iktiza etmek

TAKAZA (Kelime Kökeni: Arapça taḳāżā)

[isim]

[eskimiş]

  • Azarlama, başa kakma

    Acaba, bütün bu söylediklerinin altında bir takaza da var mı diye iyice tartıyorum, yok gibi. - Adalet Ağaoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • takaza etmek

MARAZA (Kelime Kökeni: Arapça maraża)

[isim]

[halk ağzında]

  • Hastalık
  • Anlaşmazlık, çekişme, kavga

Ata Sözleri ve Deyimler

  • maraza aramak
  • maraza çıkarmak

YAKAZA (Kelime Kökeni: Arapça yaḳaẓa)

[isim]

[eskimiş]

  • Uyanıklık

    Hain bir hastalık onun kavi ve güzel vücudunu ve uyuşmaz bir menfaatperestlik yakazası da onun ahlaki mesleğini yendi ve yere serdi. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

EZKAZA (Kelime Kökeni: Farsça ez + Arapça ḳażā)

[zarf]

[eskimiş]

  • Kazara

    Ezkaza hastalandı mı bir Allah'ın kulu çıkıp hatırını sormaz. - Attila İlhan

MİMOZA (Kelime Kökeni: Fransızca mimosa)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Baklagillerden, çiçekleri sarı, bazı türleri beyaz veya menekşe renginde, yaprakları akasya yaprağına benzeyen bir süs bitkisi, gümüşi akasya (Mimosa)

    Fakat Emma, uzakta ilk mimozaların arasında tropikal bir lacivertlikle uzanan denize dalmıştı. - Ahmet Hamdi Tanpınar

MUKOZA (Kelime Kökeni: Latince)

[isim]

[anatomi]

  • Sümük doku

HARAZA

[isim]

[halk ağzında]

  • Kavga, gürültü, karışıklık

    Yine mi kavga erenler? Yine mi haraza? - Aka Gündüz

[mecaz]

  • Öfke, sinir

[isim]

[halk ağzında]

  • Sığırın öd kesesinden çıkan taş

HAKEZA (Kelime Kökeni: Arapça hākeẕā)

[zarf]

[eskimiş]

  • Bunun gibi, böyle

    Bugün gelmeyeceğim, yarın da hakeza.

HALAZA

[isim]

[halk ağzında]

  • Ekinler biçilirken tarlaya dökülen tanelerden ertesi yıl kendiliğinden yetişen ekin

FARİZA (Kelime Kökeni: Arapça farīża)

[isim]

[eskimiş]

[din bilgisi]

  • Tanrı buyruğu

    Hac farizası.

  • Yapılması gerekli ödev, görev

[hukuk]

  • İslam hukukuna uygun bir biçimde mirasçılara düşen pay

FARAZA (Kelime Kökeni: Arapça farażā)

[zarf]

[eskimiş]

  • Diyelim ki, sayalım ki, tutalım ki, varsayalım ki

    Faraza on defa gidip gelseler her birinde ayrı adam olarak göze çarparlardı. - Necip Fazıl Kısakürek

MAĞAZA (Kelime Kökeni: Fransızca magasin)

[isim]

  • Büyük dükkân

    O yandaki duvarın dış yüzünde, demir kepenkleri bulunan birkaç mağaza da vardı. - Adalet Ağaoğlu

  • Eşya ve azık deposu

Birleşik Kelimeler: büyük mağaza, gümrüksüz mağaza, spot mağaza, konfeksiyon mağazası

HAFIZA (Kelime Kökeni: ḥāfiẓa)

[isim]

[ruh bilimi]

  • Bellek

    Hafızamı kilitlemiştim, maziyi hiç çıkaramıyordum, küflensin kalsın orada diyordum. - Aka Gündüz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • hafızayı yoklamak

Birleşik Kelimeler: hafıza kaybı, hafıza yitimi