Za ile Biten 4 Harfli Kelimeler

ZA ile biten 4 harfli 18 kelime bulunuyor. Sonu ZA olan 4 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Za ile başlayan 4 harfli kelimeler. İçinde Za olan 4 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

FEZA13, GAZA11, HAZA11, ZA11, BOZA10, ECZA10, CEZA10, BAZA9, İMZA8, KOZA8, ZA8, ROZA8, RIZA8, SEZA8, KEZA7, KAZA7, LAZA7, ZA7

KEZA (Kelime Kökeni: Arapça keẕā)

[zarf]

  • Aynı biçimde, kezalik

KAZA (Kelime Kökeni: Arapça ḳażāʾ)

[isim]

  • İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması
  • İlçe, kaymakamlık

    Muharebe, bütün yollarda, kazalarda, her yerde âdeta neşe veren bir tesir hasıl etmişti. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

[din bilgisi]

  • Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme

[eskimiş]

[hukuk]

  • Yargı

[eskimiş]

  • Kadılık görevi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kaza atlatmak
  • kaza etmek
  • kaza geçirmek
  • kaza geliyorum demez
  • kaza ile
  • kazaya bırakmak
  • kazaya kalmak
  • kazaya rıza göstermek
  • kazaya uğramak

Birleşik Kelimeler: kaza dairesi, kaza kurşunu, ferdî kaza sigortası, görünmez kaza, zincirleme kaza, iş kazası, tren kazası

LAZA

[isim]

[halk ağzında]

  • Bal koymaya yarayan küçük tekne

NİZA (Kelime Kökeni: Arapça nizāʿ)

[isim]

[eskimiş]

  • Çekişme, bozuşma, kavga

İMZA (Kelime Kökeni: Arapça imżāʾ)

[isim]

  • Bir kimsenin herhangi bir belgeyi yazdığını veya onayladığını belirtmek için her zaman aynı biçimde kullandığı işaret

    Hatıra defterlerimizi onlara uzatarak el yazılarını, imzalarını rica ettik. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

  • İmzalama işi

[mecaz]

  • Herhangi bir alanda ün yapmış kimse

    Dergi en ünlü imzalara yer veriyor.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • imza (veya imzasını) atmak
  • imza etmek
  • imza toplamak
  • imza vermek
  • imzayı basmak (veya çakmak)

Birleşik Kelimeler: imza beyti, imza çizelgesi, imza günü, imza kâğıdı, imza sahibi, imza sirküleri, imza töreni, açık imza, elektronik imza, ıslak imza, tatbik imzası

KOZA (Kelime Kökeni: Farsça ġūze)

[isim]

[bitki bilimi]

  • İçinde tohum veya krizalit bulunan korunak, kozalak

    Pamuk kozası. İpek kozası.

  • İpek böceğinin ördüğü ve içine kapandığı korunak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • koza çekmek
  • kozasına çekilmek

MİZA (Kelime Kökeni: İtalyanca misa)

[isim]

  • Kumarda ortaya sürülen para

ROZA (Kelime Kökeni: İtalyanca rosa)

[isim]

  • Bir tür pembe elmas

[sıfat]

  • Bu elmasla yapılan (takı)

    Roza küpe.

RIZA (Kelime Kökeni: Arapça riżā)

[isim]

[eskimiş]

  • Razı olma, isteme, istek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • rıza göstermek
  • rızasını almak
  • rızası olmak

Birleşik Kelimeler: gönül rızası

SEZA (Kelime Kökeni: Farsça sezā)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Uygun, yaraşır, bir şeye değer

    Hele Topaç dedikleri o mollanın hâli görülmeye seza. - Sermet Muhtar Alus

BAZA (Kelime Kökeni: İtalyanca base)

[isim]

  • Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak
  • Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide
  • Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi

BOZA

[isim]

  • Arpa, darı, mısır, buğday vb. tahılların hamurunun ekşitilmesiyle yapılan koyuca, tatlı veya mayhoş içecek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • boza gibi
  • boza olmak

Birleşik Kelimeler: bozahane

ECZA (Kelime Kökeni: Arapça eczāʾ)

[isim]

[kimya]

  • Canlılardaki rahatsızlıkların bozuklukların ve çeşitli hastalıkların tanısı, önlenmesi veya tedavisi için yararlanılan doğal veya sentez yoluyla hazırlanmış madde
  • Çeşitli amaçlarla kullanılan kimyasal madde

    Burada musluklar, mermer teşrih masaları, antiseptik eczalar yok! - Falih Rıfkı Atay

Birleşik Kelimeler: ecza çantası, ecza dolabı, ecza kutusu, eczane

CEZA (Kelime Kökeni: Arapça cezāʾ)

[isim]

  • Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım

    O, olası ihanetim için cezalardan ceza beğenirken, ben de elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyordum. - Elif Şafak

[hukuk]

  • Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım

    Cezasını tamamlayana kadar tek kişilik bir koğuşta kalmış. - Ahmet Ümit

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ceza almak
  • ceza çekmek
  • ceza görmek
  • ceza kesmek
  • cezasını bulmak
  • cezasını çekmek
  • ceza vermek
  • cezaya çarptırmak
  • ceza yazmak
  • ceza yemek

Birleşik Kelimeler: ceza alanı, ceza atışı, cezaevi, ceza hukuku, ceza reisi, ceza sahası, ceza vuruşu, ağır ceza, nakdî ceza, ağır ceza mahkemesi, ağır hapis cezası, ağır para cezası, beden cezası, disiplin cezası, hafif hapis cezası, idam cezası, kınama cezası, kürek cezası, ölüm cezası, para cezası, pranga cezası

GAZA (Kelime Kökeni: Arapça ġazāʾ)

[isim]

[eskimiş]

[din bilgisi]

  • İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılan kutsal savaş

    Küffar üzerindeki gazamızın sevabı bize kâfidir. - Feridun Fazıl Tülbentçi