Za ile Başlayan 4 Harfli Kelimeler

ZA harfleri ile başlayan 4 harfli 10 kelime bulunuyor. Başında ZA olan 4 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "za ile biten 4 harfli kelimeler. İçinde Za olan 4 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ZAAF13, ZARF13, ZAPT11, ZA9, ZADE9, ZAMK8, ZA7, ZARA7, ZAİT7, ZAİL7

ZATİ

[zarf]

  • Zaten

    Ben zati çarpılmışım, beni bırak da söyle bakalım, nasıl gideceksin dağın tepesindeki köye? - Ayşe Kulin

[sıfat]

[eskimiş]

  • Kendine özgü, kişiye ilişkin, kişisel, özel

    Zatî eşya.

[felsefe]

  • Özünlü

ZARA

[isim]

  • Sivas iline bağlı ilçelerden biri

ZAİT (Kelime Kökeni: Arapça zāʾid)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Çoğaltan, artıran
  • Gereksiz, fazla

    Canım bu kadar yeter, fazlası zait. - Sermet Muhtar Alus

[isim]

[matematik]

  • Artı (+)

ZAİL (Kelime Kökeni: Arapça zāʾil)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Yok olan, ortadan kalkan
  • Sürekli olmayan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • zail olmak

ZAMK (Kelime Kökeni: Arapça ṣamġ)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Akasya, kitre, sütleğen vb. ağaçların kabuklarından sızarak donan, eriyiği yapıştırıcı olarak kullanılan, renksiz veya sarı kırmızımtırak renkte biçimsiz madde
  • Bu maddenin yapıştırıcı olarak kullanılan eriyiği

Birleşik Kelimeler: zamk ağacı, zamk akasyası, zamk hastalığı, zamkıarabi, Arap zamkı, kiraz zamkı

ZAYİ (Kelime Kökeni: Arapça żāyiʿ)

[isim]

  • Kaybolma, yitme

[sıfat]

  • Kayıp

[sıfat]

  • Yok olmuş, elden çıkmış, mahvolmuş

[sıfat]

  • İşe yaramayan, yararsız, boş

Ata Sözleri ve Deyimler

  • zayi etmek
  • zayi olmak

ZADE (Kelime Kökeni: Farsça zāde)

[isim]

[eskimiş]

  • Oğul, evlat

    Şimdi bilmem ne zade namı altında, İstanbul'un en büyük zenginlerinden biriydi. - Ömer Seyfettin

[sıfat]

  • Doğmuş

Birleşik Kelimeler: amcazade, asilzade, bendezade, beyzade, dayızade, halazade, haramzade, helalzade, hemşirezade, kibarzade, kişizade, paşazade, şehzade, teyzezade

ZAPT (Kelime Kökeni: Arapça żabṭ)

[isim]

  • Zor kullanarak ele geçirme
  • Tutma, hâkim olma

    İşte o vakit ben, zaptı imkânsız bir vahşi kedi hâline girmişim. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • zapt etmek
  • zapt olunmak

Birleşik Kelimeler: zapturapt

ZAAF (Kelime Kökeni: Arapça żaʿf)

[isim]

  • Düşkünlük

    Kendisine zaafımdan ziyade metanetimi gösterdiğim kadın içeriye girdi. - Peyami Safa

  • İrade zayıflığı

    Hükümdarların yumuşak kalpliliğini zaaf sayan umumi hüküm belki de haklıdır. - Cemil Meriç

[mecaz]

  • Eksiklik, yetersizlik

Ata Sözleri ve Deyimler

  • zaafa düşmek
  • zaafa kapılmak
  • zaafa uğramak
  • zaaf göstermek

ZARF (Kelime Kökeni: Arapça ẓarf)

[isim]

[eskimiş]

  • Kap, kılıf, sarma
  • İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese

    Bir sabah kahvaltımı yaparken bana gösterişli bir zarf getirdiler. - Ahmet Haşim

  • İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap

    Kenarları ezik, bir çift altın kahve fincanı zarfını elinde evirir çevirirdi. - Reşat Enis

[dil bilgisi]

  • Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç

    Dil bilgisinden zarfları anlatırken öğretmen birden bağırmaya başladı. - Muzaffer İzgü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • zarf atmak

Birleşik Kelimeler: zarf-fiil, zarf-fiil grubu, zarf tümleci, astarlı zarf, pekiştirmeli zarf, türemiş zarf, yalın zarf, gösterme zarfı, mekân zarfı, soru zarfı, yer zarfı, yön zarfı, zaman zarfı, bağlama zarf-fiili