YIRTIK ile Oluşan Kelimeler (YIRTIK Kelime Türetme)

YIRTIK harflerinden oluşan 15 kelime bulunuyor. YIRTIK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Yırtık kelimesinin anlamı nedir? Yırtık ile başlayan kelimeler. İçinde yırtık olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

6 Harfli Kelimeler

YIRTIK10

5 Harfli Kelimeler

YIRIK9, KITIR7, TIRIK7, TIKIR7

4 Harfli Kelimeler

KIYI8, YIKI8, ITIR6

3 Harfli Kelimeler

YIR6, IRK4, KIT4, KIR4, TIK4, TIR4

2 Harfli Kelimeler

IR3

IR

[kimya]

  • İridyum elementinin simgesi

[isim]

  • 343 yır

IRK (Kelime Kökeni: Arapça ʿirḳ)

[isim]

  • Kalıtımsal olarak ortak fiziksel ve fizyolojik özelliklere sahip insanlar topluluğu

    Türkler, insan olarak, ulus olarak doğunun en üstün ve şerefli ırkıdır. - Salâh Birsel

  • Soy

    Esasta dağlı ırktan cahil bir kızcağızdı. - Refik Halit Karay

[biyoloji]

  • Bir canlı türünde aynı karakteri taşıyan canlıların oluşturduğu alt bölüm

Birleşik Kelimeler: ırk ayrımı, ırk bilimi, ırk birliği, alt ırk, beyaz ırk, sarı ırk, siyah ırk

KIT (Kelime Kökeni: Arapça ḳaḥṭ)

[sıfat]

  • İhtiyaca yetmeyecek kadar az, bol(II) karşıtı

    O devirde bizim gibi henüz askere gitmemiş şoförler çok kıttı. - Aka Gündüz

  • Az, yetersiz (duygu, söz vb.)

    Sözü kıt bir adamdı. - Halikarnas Balıkçısı

Birleşik Kelimeler: kıt kanaat, kıtı kıtına, aklı kıt

KIR

[isim]

  • Beyazla az miktarda siyah karışmasından oluşan renk

    Gözlerinden, kırları artan sakalına bir iki damla yaş düştü. - Falih Rıfkı Atay

[sıfat]

  • Bu renkte olan

    Kır sakal. Kır at.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan

Birleşik Kelimeler: gök kır, koyu kır, bakla kırı, demir kırı, sıçan kırı, süt kırı, turna kırı

[isim]

  • Şehir ve kasabaların dışında kalan, çoğu boş ve geniş yer, dağ bayır

    Araba tenha, düz yolda tıkır tıkır gidiyor, ara sıra kır kokuları getiren hafif bir rüzgâr esiyordu. - Ömer Seyfettin

Birleşik Kelimeler: kır bekçisi, kır çiçeği, kır eğlencesi, kır gerillası, kır gülü, kır kahvesi, kır serdarı

TIK

[isim]

  • İnce ve küçük bir nesne ile sert bir yere vurulduğunda çıkan ses

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tık yok

Birleşik Kelimeler: tık tık

TIR

[isim]

  • Genellikle uluslararası kara yolu taşımacılığında kullanılan, dingil sayısı fazla olan uzun kamyon

ITIR (Kelime Kökeni: Arapça ʿiṭr)

[isim]

[eskimiş]

  • Güzel koku

[bitki bilimi]

  • Itır çiçeği

Birleşik Kelimeler: ıtır çiçeği, ıtır yaprağı

YIR

[isim]

[halk ağzında]

  • Ezgi, türkü, nağme
  • Şiir

KITIR

[isim]

  • Minderin sertleşmesini sağlayan içindeki saman parçaları

[argo]

  • Yalan

[halk ağzında]

  • Patlamış mısır

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kıtıra almak
  • kıtır atmak

Birleşik Kelimeler: kıtır kıtır

TIRIK

[isim]

  • Bir nesnenin art arda iki yere çarpmasından çıkan ince ve kuru ses

    Kapı tırık diye kapandı.

Birleşik Kelimeler: tırık tırak

TIKIR

[isim]

  • Tıkırdayan, birbirine vuran, çarpan şeylerin çıkardığı ses

[argo]

  • Para

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tıkırını yoluna koymak
  • tıkırı yolunda olmak (veya gitmek)

Birleşik Kelimeler: tıkır tıkır, keyfi tıkırında

KIYI

[isim]

  • Kara ile suyun birleştiği yer

    Kandilli akıntısını geçiyoruz. İşte Küçüksu kasrı, kıyıda bembeyaz gülüyor. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Kenar, periferi

    Dere kıyısına sağlamca oturup çıplak ayaklarını suya daldırmış. - Erendiz Atasü

[denizcilik]

  • Sahil

    Kıyılardan gelen rüzgârlar, denizin küçücük dalgacıklarıyla oynaşıyorlar. - Esat Mahmut Karakurt

[mecaz]

  • Issız, tenha yer

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kıyıya atmak
  • kıyıya çıkmak
  • kıyıya vurmak

Birleşik Kelimeler: kıyı balıkçılığı, kıyı bankacılığı, kıyı bucak, kıyı dili, kıyı seyri, kıyı tırmığı, kıyıda bucakta, kıyıda köşede

YIKI

[isim]

  • Harabe

    Hazine boş, millet yoksul, ülke bir yıkılar yığını idi. - Falih Rıfkı Atay

YIRIK

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Yırtılmış

YIRTIK

[sıfat]

  • Yırtılmış olan

    Yırtık yeri birleştiriyor, yapıştırmaya çalışıyor, yapamıyor, yatağın üstüne kapanıp hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. - Adalet Ağaoğlu

  • Eskimiş, parçalanmış
  • Cırlak, tiz, keskin (ses)

    Yırtık sesiyle çığlık çığlığa bağırıyor. - Reşat Nuri Güntekin

[isim]

  • Yırtılma sonucu oluşmuş yarık

    Çorabın yırtığı.

[mecaz]

  • Utanması, çekinmesi olmayan

    Becerikli, yırtık bir kız değil ki mağazalarda iş arasın, bulsun. - Peyami Safa

Birleşik Kelimeler: yırtık pırtık, perdesi yırtık, yarım yırtık