Yı ile Başlayan 6 Harfli Kelimeler
YI harfleri ile başlayan 6 harfli 16 kelime bulunuyor. Başında YI olan 6 harfli kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "yı ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde Yı olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
YIĞILI18,
YIKKIN
- Harap
YIKMAK
-
Kurulu bir şeyi parçalayarak dağıtmak, bozmak, tahrip etmek
Yangın yarım saatin içinde her yeri sardı, uğruna gelen ne varsa yaktı, yıktı. - Memduh Şevket Esendal
- İnsan, hayvan veya ağaç devirmek
- Bir yana eğmek
-
Birine yüklemek
Suçu bana yıktı.
- Yük indirmek
- (-i, -e) mec. Herhangi bir suç, iş vb.ni birine yüklemek
-
Yıkımına yol açmak, mahvına sebep olmak
Bu acı onu yıkar.
YILLIK
-
Bir yıl için, senelik, senevi
Evi yıllık tuttular.
-
Yılda bir yapılan
Kuruluşun yıllık toplantısı.
- Bir yıl içinde olan
-
Yapımından veya doğumundan başlayarak üzerinden bir yıl geçmiş olan
O gün yıllık hesapları getirmişlerdi. - Falih Rıfkı Atay
- Yılda bir çıkan ve o yılın olaylarını anlatan kitap, bülten, dergi vb. eser, salname
- Yılın gün, hafta, ay vb. bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve birtakım astronomi, meteoroloji, istatistik bilgilerini gösteren kitap biçiminde takvim, almanak
-
Bir yılda verilen ücret
Bu evin yıllığı sekiz bin liradır.
- Öğretim yılı sonunda hazırlanan, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin özellikleriyle ilgili bilgiler ile eğlendirici konuların yer aldığı kitap
Birleşik Kelimeler: yıllık ortalama, çok yıllık, kırkyıllık, yüzyıllık
YILMAK
-
Bir işten gözü korkup vazgeçmek
Konu hasıraltı edilince yılmıyor, bir kez daha yazıyordum. - Muzaffer İzgü
-
Bıkmak, usanmak
Güçlüğün hiçbir çeşidinden yılmamak, dil arıtıcısı olmanın vazgeçilmez bir koşuludur. - Nermi Uygur
YIKAMA
-
Yıkamak işi
Başını soğuk suyla yıkamaya başlamışlar. - Falih Rıfkı Atay
- Bir eriticideki bir veya birkaç çözünür birleşeni ayırmak amacıyla, eriticiyi, toz durumuna getirilmiş bir maddenin içinden yavaş yavaş geçirme
- Film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal maddelerin akıtılması için arı suyla yapılan temizleme
Birleşik Kelimeler: yıkama yağlama, merkezî yıkama, ölü yıkama
YIRTIK
-
Yırtılmış olan
Yırtık yeri birleştiriyor, yapıştırmaya çalışıyor, yapamıyor, yatağın üstüne kapanıp hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. - Adalet Ağaoğlu
- Eskimiş, parçalanmış
-
Cırlak, tiz, keskin (ses)
Yırtık sesiyle çığlık çığlığa bağırıyor. - Reşat Nuri Güntekin
-
Yırtılma sonucu oluşmuş yarık
Çorabın yırtığı.
-
Utanması, çekinmesi olmayan
Becerikli, yırtık bir kız değil ki mağazalarda iş arasın, bulsun. - Peyami Safa
Birleşik Kelimeler: yırtık pırtık, perdesi yırtık, yarım yırtık
YIRTMA
-
Yırtmak işi
Gözleriyle sokakların karanlıklarını yırtmaya uğraşarak sinirli bir telaş içinde çırpınıyordu. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
YIRTIM
- Basma kumaş vb. dokuma
YILMAZ
- Bir işten gözü korkup vazgeçmeyen, yılmayan
YIPRAK
-
Yıpranmış, aşınmış, eski
İç cebindeki meşin cüzdandan çıkardığım, ortasından ikiye bölünmüş yıprak bir sarı kâğıdı uzatıyorum. - Reşat Nuri Güntekin
Birleşik Kelimeler: yıkık yıprak
YIRTIŞ
- Yırtma işi
YIKICI
-
Yıkmacı
Eski evlerimiz yandı, yıkıldı. Biz onlar içinde yaşayamaz olduk, alıcı çıkınca yıkıcılara sattık. - Hüseyin Cahit Yalçın
-
Bir şeyin zarar görmesine, bozulmasına, yok olmasına, ortadan kalkmasına yol açan, tahripkâr
O yıkıcı bozgunun sebeplerini öğrenmeye büyük önem verdi. - Falih Rıfkı Atay
YILGIN
-
Yılmış, korkmuş olan
Yılgın gözlerle bunlara baktı ve köşedeki tütüncüyü soracak oldu. - Memduh Şevket Esendal
- Bıkmış, usanmış
-
Morali bozulmuş, çökmüş
Böyle manen bozgun, yılgın ve bedenen bitkin bir hâlde köye varıyoruz. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Birleşik Kelimeler: yılgın yılgın
YILDIZ
-
Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri
Baktık geceden fecre kadar ellerde / Yıldızlara yükselen kadehler gördük - Yahya Kemal Beyatlı
-
Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı, star
Bir keresinde de bir yerli opera yıldızımız gelmişti. - Haldun Taner
-
Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil
Türk bayrağındaki yıldız beş ışınlıdır.
- Bu biçimde olan
-
Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse
Cebirde, geometride, fizikte sınıfımızın yıldızı idim. - Yusuf Ziya Ortaç
- Baht, şans, talih
- Kuzey 360°'lik yön, kuzey
Ata Sözleri ve Deyimler
- yıldız akmak (veya kaymak veya uçmak)
- yıldızı (veya yıldızları) barışmamak
- yıldızı parlamak
- yıldızı sönmek
- yıldızları saymak
Birleşik Kelimeler: yıldız anasonu, yıldız barışıklığı, yıldız bilimi, yıldız böceği, yıldız çiçeği, yıldız falcısı, yıldız fiziği, yıldız günü, yıldızı dişi, yıldız kara yel, yıldız kurdu, yıldız kümesi, yıldız omurlular, yıldız poyraz, yıldız rüzgârı, yıldız saati, yıldız savaşı, yıldız tabya, yıldız taşı, yıldız tornavida, yıldız yağmuru, yıldız yasemini, yıldız yeli, yıldız yılı, yıldız zamanı, yıldızı düşük, akan yıldız, Ak Yıldız, ay yıldız, başyıldız, çift yıldız, değişen yıldız, kuyruklu yıldız, takımyıldız, Akşam Yıldızı, alpyıldızı, boylam yıldızı, Çoban Yıldızı, denizyıldızı, film yıldızı, kapak yıldızı, Kervan Yıldızı, Kutup Yıldızı, Kuzey Yıldızı, sabahyıldızı, denizyıldızları
YIĞMAK
- Bir tepe oluşturacak biçimde üst üste koymak
-
Biriktirmek
Herkes kışlık kömürünü yığdı.
-
Toplamak, bir araya getirmek
Bu yaşlıları kapının arkasına yığdılar. - Ömer Seyfettin