Yü ile Başlayan 7 Harfli Kelimeler

YÜ harfleri ile başlayan 7 harfli 28 kelime bulunuyor. Başında olan 7 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "yü ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde Yü olan 7 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ZÜNCÜ21, ZBAŞI20, RÜYÜŞ20, ZSUYU19, ZÜSTÜ19, REĞİR18, PÜRME18, CELİŞ17, ZÜLME17, KLÜCE16, KÜMLÜ16, RÜTÜM16, RÜTEÇ16, CELME15, CELİM15, ZLEME15, REGİR15, CELİK14, KÜNME14, LÜNME14, RÜTME14, RÜNME14, RÜMEK14, LÜMEK14, RÜTEN13, KLEME12, REKSİ12, REKLİ11

YÜREKLİ

[sıfat]

[mecaz]

  • Tehlikeyi korkusuzca karşılayan, hiçbir şeyden korkusu olmayan, gözü pek, babayiğit, koçak, cesaretli, cesur, cüretli, cüretkâr

    Fakat onlar da aralarında hiçbir delikanlıyı ona eş olabilecek kadar yürekli bulmuyorlardı. - Halide Edip Adıvar

Birleşik Kelimeler: açık yürekli, altın yürekli, aslan yürekli, çatal yürekli, deve yürekli, geniş yürekli, iyi yürekli, katı yürekli, mangal yürekli, pek yürekli, taş yürekli, tavşan yürekli, temiz yürekli, yufka yürekli

YÜKLEME

[isim]

  • Yüklemek işi, tahmil

[fizik]

  • Bir yere, bir nesneye elektrik yükü biriktirme, doldurma, şarj

Birleşik Kelimeler: yükleme boşaltma, yükleme durumu, yükleme hâli, suç yükleme

YÜREKSİ

[sıfat]

  • Yüreği andıran, yüreğe benzeyen, yürek gibi

YÜRÜTEN

[isim]

  • Yürüteç

    Ona dört ayaklı yürütenlerden aldık, sevindi. - Tarık Dursun K.

YÜCELİK

[isim]

  • Yüce olma durumu, ulviyet

YÜKÜNME

[isim]

  • Yükünmek işi

YÜLÜNME

[isim]

  • Yülünmek işi

YÜRÜTME

[isim]

  • Yürütmek işi

    Bizi itiştire kakıştıra ve etrafımızda kavga dansları yaparak yürütmeye başladılar. - Nazım Hikmet

  • Uygulama işi, icra

    Sefir de birbirine karşı çalışan iki efendiye birden hizmet etmek gibi iki yüzlü politika yürütmeyi mizacına uygun buldu. - Necip Fazıl Kısakürek

  • Merkezî yönetim ve yerinden yönetim kuruluşlarının hepsi

Birleşik Kelimeler: yürütme gücü, yürütme kurulu, yürütmeyi durdurma

YÜRÜNME

[isim]

  • Yürünmek işi

YÜRÜMEK

[nesnesiz]

  • Adım atarak ilerlemek, gitmek

    Kafası yerde, kamburunu çıkarmış, yürüyordu. - Haldun Taner

[-e]

  • Karada veya suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek

    Buz dağları güneye yürümüş.

  • Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek

    Çocuk erken yürüdü.

  • Yayan gezmek, yayan gitmek

    Gölgesinde yürüdüğü duvarın arkasından bir horoz sesi fark etti. - Ömer Seyfettin

  • Yol almak

    Biraz yürüyelim, geç kaldık.

[-e]

  • Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak

    Dallara su yürümek.

[-e]

  • Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek

    Asker kaleye yürüdü.

  • Faiz, hesap edilmek, işlemek

    Bu paranın faizi yüzde beşten mi yürüyor?

  • Geçmek, ilerlemek, değişmek

    Doktor o hayatın dışında kalmış. Bu ne demek? Bu, o demek ki hayat yürümüş gitmiş, birlikte yürüyememiş. - Memduh Şevket Esendal

  • Bir işte ileri gitmek

[mecaz]

  • Gereği gibi yapılmak veya ilerlemek

    Bu evliliğin yürümeyeceği daha başından anlaşılmıştı ama belki yürütürüz, demiştim. - Zeyyat Selimoğlu

[argo]

  • Ölmek

    O da yürümüş.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yürü!
  • yürü ense tıraşını göreyim (veya görelim)

Birleşik Kelimeler: yürüyen merdiven

YÜLÜMEK

[-i]

[halk ağzında]

  • Vücudun fazla kıllarını ustura ile almak, tıraş etmek

YÜCELME

[isim]

  • Yücelmek durumu itila

YÜCELİM

[isim]

[gök bilimi]

  • Üst geçiş

YÜZLEME

[isim]

  • Yüzlemek işi

YÜREGİR

[isim]

[tarih]

  • Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri