YUDUMLATMA Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
YUDUMLATMA harflerini içeren 5 harfli 27 kelime bulunuyor. 5 harfli YUDUMLATMA kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Yudumlatma ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Yudumlatma olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
DUYUM12,
MATLA (Kelime Kökeni: Arapça maṭlaʿ)
- Gök cisimlerinin doğması
- Gök cisimlerinin doğduğu yer
- Divan edebiyatında kaside veya gazelin ilk beyti
TAMAM (Kelime Kökeni: Arapça tamām)
-
Bütün, tüm
Paranın tamamını verdim.
-
Eksiksiz
Bu kitap tamam değildir.
- Yanlış ve yalan olmayan, doğru
-
Tamamlanmış, bitmiş
Haydi Abbas vakit tamam / Akşam diyordun, işte oldu akşam / Kur bakalım çilingir soframızı / Dinsin artık bu kalp ağrısı - Cahit Sıtkı Tarancı
- Evet
-
Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz
Tamam, başka işimiz kalmadı da şimdi onunla mı uğraşacağız!
Ata Sözleri ve Deyimler
- tamam bulmak
- tamam gelmek
- tamam mı?
- tamam olmak
Birleşik Kelimeler: tamamı tamamına
ULAMA
- Ulamak işi
- Ulanan parça, ek, katkı, ilave
- Konuşmada art arda gelen kelimelerden birincisinin sonundaki ünsüzün, ikincisinin başındaki ünlüye ses bakımından bir hece oluşturacak biçimde bağlanarak söylenmesi, bağlama: Ayırt etmek, tertip etmek, art arda gibi
- Ulanmış
DAMLA
-
Yuvarlak biçimde, çok küçük miktarda sıvı, katre
Elime bir damla yağmur düştü. - Halide Edip Adıvar
-
Damlalıkla kullanılan ilaç
Burun damlası. Göz damlası.
-
Kalbe inen inme, felç
Damladan ölmüş.
-
Çok az miktar
Keyfin damlası karıştığı zaman, hak hak olmaktan, adalet adalet olmaktan çıkar. - Falih Rıfkı Atay
-
Damla biçiminde olan (ziynet)
Damla elmas.
Ata Sözleri ve Deyimler
- damla inmek
- damlaya uğramak
Birleşik Kelimeler: damla damla, damla hastalığı, damla sakızı, damla taş, damla taşı, bir damla, kandamlası
DAMAT (Kelime Kökeni: Farsça dāmād)
- Evlenmekte olan bir erkeğe, evlenme töreni sırasında verilen ad, güveyi
-
Bir kızın ailesinden olan büyüklere göre kızın kocası, güveyi
Babası da beni damat adayı olarak görüyordu. - Mahmut Yesari
- Padişah soyundan kız almış olan kimse
Ata Sözleri ve Deyimler
- damat girmek
DAMAL
- Ardahan iline bağlı ilçelerden biri
DALMA
-
Dalmak işi
Silifke'de dalmaya başladılar ama bir gün, iki gün, on gün, denizde ilaç için olsun tek bir sünger bulamadılar. - Halikarnas Balıkçısı
- Güreşçinin ayaktayken birden eğilerek rakibinin bacaklarını kapması
Birleşik Kelimeler: çift dalma
MUTLU
-
Mutluluğa erişmiş olan, ongun(I), saadetli, bahtiyar, berhudar, mesut
Beni orada sıcak bir yuva, huzurlu konuklar, mutlu bir kadın bekliyor. - Reha Mağden
-
Mutluluk veren
Mutlu bir olay.
Ata Sözleri ve Deyimler
- mutlu etmek (veya kılmak)
- mutlu olmak
MAMUT (Kelime Kökeni: Fransızca mammouth)
- Filgillerden, dördüncü zamanda Avrupa ve Asya'da yaşamış olan, şimdi ancak fosili bulunan iri, kıllı bir hayvan (Elephas primigenius)
MAMUL (Kelime Kökeni: Arapça maʿmūl)
- Yapılmış, işlenmiş, imal edilmiş (eşya, yiyecek)
Birleşik Kelimeler: yarı mamul
MALYA
- Deniz dibinde otlara takılmış oltayı kurtarmaya ve deniz derinliklerinden ağ, halat, sicim vb. şeyleri çıkarmaya yarayan dört tırnaklı demir
MALUM (Kelime Kökeni: Arapça maʿlūm)
-
Bilinen, belli(II)
Balkan Harbi'nin fecaatlerinden sonraki hadiseler de malumunuzdur. - Etem İzzet Benice
-
Herkesçe bilinen ancak dile getirilemeyen
Malum kişi. Malum çevre.
- Bilindiği üzere, bilindiği gibi, kuşkusuz
- Etken, meçhul karşıtı
- Bilinen
Ata Sözleri ve Deyimler
- malum değil
- malum olmak
- malumu ilam etmek
- malum ya!
TULUM
- Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi
-
Gövdesi bu deriden yapılmış üflemeli çalgı, gayda
Ben zatınıza tulum şişirmesini öğreteyim, siz de bana kemançeyi öğretin. - Osman Cemal Kaygılı
- Tüp
-
Göğüs ve pantolon bölümü bitişik giysi
Kardeşimin sırtında kadife tulumu yerine askılı, eski, soluk, paçaları dizlerine kadar inen şortu var. - Adalet Ağaoğlu
-
Şişman, tombul
Bir şeyim yok doktor, bu yaşta annem gibi tulum olacak değilim ya! - Halide Edip Adıvar
Ata Sözleri ve Deyimler
- tulum çıkarmak
- tulum çıkmak
- tulum gibi
Birleşik Kelimeler: tulum peyniri, uyku tulumu, yağ tulumu
ULUMA
-
Ulumak işi
Çılgın gözlerini haddinden fazla açarak uzun uzun bir havlama, bir ulumadır tutturmuş. - Abdülhak Şinasi Hisar
YATMA
-
Yatmak işi
Çocuklara yatma zamanının yaklaştığını başıyla anlatan bir mürebbiye edasıyla duruyor. - Refik Halit Karay