Yet ile Başlayan 8 Harfli Kelimeler

YET harfleri ile başlayan 8 harfli 11 kelime bulunuyor. Başında YET olan 8 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "yet ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde Yet olan 8 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

YETİŞMİŞ17, YETMİŞER14, YETKİSİZ14, YETİŞMEK14, YETİNGEN14, YETERSİZ14, YETİŞKİN13, YETİRMEK11, YETİNMEK11, YETİMLİK11, YETERLİK10

YETERLİK

[isim]

  • Yeterlilik

Birleşik Kelimeler: yeterlik belgesi, yeterlik eğitimi, yeterlik fiili, yeterlik önergesi, yeterlik sınavı

YETİRMEK

[-e]

[-i]

[halk ağzında]

  • Bitirmek, tamamlamak
  • Besleyip büyütmek, yetiştirmek
  • Yetiştirmek, idare etmek

    Parayı yetirmek.

YETİNMEK

[-le]

  • Bir şeyi kendisi için yeter bularak daha çoğuna gerek görmemek, daha çoğunu istememek, kanaat etmek, iktifa etmek

    İki taraf, herhangi bir önemli meseleye dokunulacağı zaman, muhalefet şerhleriyle yetiniyorlardı. - Ali Naci Karacan

YETİMLİK

[isim]

  • Yetim olma durumu, babasızlık

    Eşyam mektebe geldiği andan itibaren artık hayata benim için ebedî yalnızlık, ebedî yetimlik ikinci defa tahakkuk etmiş oluyordu. - Etem İzzet Benice

YETİŞKİN

[sıfat]

  • Yetişmiş, olgunlaşmış
  • Evlenme çağına gelmiş (kimse)

[ruh bilimi]

  • Beden, ruh ve duygu bakımlarından olgunluğa erişmiş olan (kimse)

[ruh bilimi]

  • Gelişimin herhangi bir yönünde veya tümünde duraklama düzeyine erişmiş olan

[isim]

  • Kanunların belirttiği belli bir yaşı aşmış, toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç

Birleşik Kelimeler: yetişkin eğitimi

YETMİŞER

[sıfat]

  • Yetmiş sayısının üleştirme sayı sıfatı
  • Her birine yetmiş, her defasında yetmişi bir arada olan

YETKİSİZ

[sıfat]

  • Herhangi bir işte yetkisi olmayan, salahiyetsiz

YETİŞMEK

[-e]

  • Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak

    Gâvur Ali kahvedeki cemaate hiçbir şey söylemeden küçük çobanla uzaklaştı, bir nefeste ağıla yetişti. - Ömer Seyfettin

  • Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak

    Bu giysi yarına yetişmeli.

  • Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak

    Öteki tünelle gelseler de vapura yetişeceklerini bilirlerdi. - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak

    Kadınlar, derme çatma ayakkabılarıyla onlara zor yetişebiliyorlardı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Değmek, uzanıp dokunabilmek

    Ben o dala yetişemem. Bu ip kuyunun dibine yetişmez.

  • Vakit bulmak, yapabilmek

    Ben bu kadar işe yetişemem.

[nesnesiz]

  • Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek

    Bu para yetişir. Bu yemek hepimize yetişir.

  • Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak

    Bol zamanıma yetişti de ben onu böyle şımarık büyüttüm. - Peyami Safa

[nesnesiz]

  • Üremek, büyümek, olmak

    Şu Marmara kıyılarında o sene bol meyve yetişmişti. - Sait Faik Abasıyanık

[-de]

  • Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek

    Akşam gazetesi, yurt aydınlarıyla konuşarak bizde niçin yazar yetişmediğinin sebeplerini araştırdı. - Orhan Veli Kanık

  • İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek
  • Yardım etmek, yardımına koşmak

    Tam o sırada talih imdadıma yetişti. - Refik Halit Karay

[mecaz]

  • Ortaya çıkmak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yetiş! (veya yetişin!)
  • yetişmeyesi!

YETİNGEN

[sıfat]

  • Kanaatkâr

YETERSİZ

[sıfat]

  • Gerekli bilgi ve yeteneği olmayan, yeterliği olmayan, kifayetsiz, ehliyetsiz
  • Eksiği olan, yetecek kadar olmayan
  • Gereken, istenen niteliği olmayan

    Karşılığı olmayan, içeriksiz ve yetersiz bir sözcüktür mutluluk. - İnci Aral

  • Verimli olmayan
  • İşlevini tam olarak yapamayan (organ, alet vb.)

YETİŞMİŞ

[sıfat]

  • Gereken niteliğe veya olgunluğa erişmiş

    Anadolu'da arif derler, bir halk yetişmişi vardır. - Falih Rıfkı Atay