YENGEÇVARİ Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler

YENGEÇVARİ harflerini içeren 5 harfli 39 kelime bulunuyor. 5 harfli YENGEÇVARİ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

GEYVE17, EVGİN15, GEVEN15, VERGİ15, ÇEVRE14, ÇEVRİ14, REVAÇ14, AYEVİ13, EYVAN13, EVİYE13, YAVER13, ÇİGAN12, ÇENGİ12, ÇERGE12, GEÇEN12, GEÇER12, GERÇİ12, GEREÇ12, EVREN11, GAYRİ11, GİRAY11, NEVİR11, REVAN11, VİRAN11, YENGE11, YENGİ11, YERGİ11, YEGAN11, NEYÇE10, RAYİÇ10, ERGİN9, ERGEN9, GRENA9, GİREN9, GEREN9, RİNGA9, ERİNÇ8, ENAYİ7, YAREN7

ENAYİ

[sıfat]

[argo]

  • Fazla bön, avanak, et kafalı, budala

    İyice buldum kafayı, sen daha bulmadıysan enayisin. - Attila İlhan

Birleşik Kelimeler: enayi dümbeleği

YÂREN (Kelime Kökeni: Farsça yārān)

[isim]

  • Arkadaş, yakın dost

    Görmeye gelenleri, hâl hatır soranları / Sevgili yârenleri görmez olasın bir gün - Yunus Emre

  • Dostların oluşturduğu topluluk

Birleşik Kelimeler: yârenbaşı

ERİNÇ

[isim]

  • Hiçbir eksiği, üzüntüsü ve acısı olmama durumu, dirlik, rahat, huzur

    Değiliz, erinç içinde değiliz biz, erinç içinde olmayı da aramıyoruz, dilemiyoruz. - Nurullah Ataç

ERGİN

[sıfat]

  • Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş

    Ergin yemiş. Ergin ekin.

[hukuk]

  • Kişisel haklarını kendi kullanabilmesi için yasanın gösterdiği on sekiz yaşına gelmiş olan (kimse), reşit

    Oğlunun bilgin, ergin, akıllı uslu olmasını istiyordu. - Nezihe Araz

ERGEN

[sıfat]

  • Döl verebilecek duruma gelmiş olan, erin, yeni yetme, akil baliğ, baliğ
  • Henüz evlenmemiş, bekâr

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ergene karı boşamak kolay
  • ergen gözüyle kız alma, gece gözüyle bez alma
  • ergen olmak

GRENA (Kelime Kökeni: Fransızca grenat)

[isim]

[mineraloji]

  • Nar çiçeği renginde bir süs taşı
  • Alüminyum silikat ile kalsiyum, magnezyum, demir, manganez vb. madenlerden birinin birleşmesinden oluşmuş çeşitli renkteki mineral

GİREN

[isim]

[halk ağzında]

  • Hafif bulutlu, sisli hava

GEREN

[isim]

[halk ağzında]

  • Kuruyunca çatlayan toprak, verimsiz, tuzlu, killi toprak

RİNGA (Kelime Kökeni: Almanca Ringa)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Kemikli balıklardan, ılık denizlerde büyük sürüler hâlinde dolaşan ve tütsü ile kurutulmuşu sıkça tüketilen, uskumru iriliğinde bir balık (Clupea harengus)

NEYÇE (Kelime Kökeni: Farsça neyçe)

[isim]

[eskimiş]

  • Küçük ney
  • Dokumacıların kullandığı küçük kamış

RAYİÇ (Kelime Kökeni: Arapça rāyic)

[isim]

  • Bir para biriminin veya malın satış ve sürüm değeri

    Türk lirasının rayicinin en yüksek olduğu bir dönemden söz ediyorum. - Haldun Taner

Birleşik Kelimeler: rayiç bedel, rayiç fiyat

EVREN

[isim]

[gök bilimi]

  • Gök varlıklarının bütünü, kâinat, cihan, âlem, kozmos

    Evrende milyonlarca galaksi, her galakside milyonlarca güneş var. - Aydın Boysan

  • Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen bütün varlıklar

    Yemeyi, içmeyi, konuşmayı, düşmanlarımı, dostlarımı, orta malı hislerimi ve evreni unuttum. - Refik Halit Karay

[halk ağzında]

  • Büyük yılan

[mecaz]

  • Kişinin içinde yaşadığı, ilişkide bulunduğu ortam

    Kendi evrenine dalmış olan Halim ürkerek sıçradı, bir adım geriye attı. - Attila İlhan

Birleşik Kelimeler: evren bilimi, evren doğumu, evren pulu

[isim]

  • Ankara iline bağlı ilçelerden biri

GAYRİ (Kelime Kökeni: Arapça ġayr)

[zarf]

  • Gayrı

    Sık sık görüşürüz gayri. - Yusuf Ziya Ortaç

GİRAY (Kelime Kökeni: Moğolca)

[isim]

[tarih]

  • Kırım hanlarına ve han ailesinden olan prenslere verilen unvan

NEVİR (Kelime Kökeni: Arapça nevr)

[isim]

[halk ağzında]

  • Yüzün rengi, bet beniz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nevri dönmek