YAVUZELİ Harflerini İçeren 4 Harfli Kelimeler
YAVUZELİ harflerini içeren 4 harfli 27 kelime bulunuyor. 4 harfli YAVUZELİ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
UZVİ14,
AİLE (Kelime Kökeni: Arapça ʿaʾile)
-
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik
Birbirlerine nasıl tutkun, yangın bir aile olduklarını sayıp döktü. - Lâtife Tekin
-
Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü
Kendilerinin hangi asil aileye mensup olduklarını bilmiyorum. - Nazım Hikmet
- Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü
- Eş, karı
- Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü
- Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya
Birleşik Kelimeler: aile adı, aile bahçesi, aile bütçesi, aile doktoru, aile dostu, aile fotoğrafı, aile gazinosu, aile hayatı, aile hekimi, aile hukuku, aile ismi, aile mahkemesi, aile matinesi, aile meclisi, aile ocağı, aile planlaması, aile reisi, aile saadeti, büyük aile, çekirdek aile, koruyucu aile, köklü aile
AZİL (Kelime Kökeni: Arapça ʿazl)
- Görevden alma
Birleşik Kelimeler: azledilmek, azletmek, azlolunmak
AZEL
- Sunumun birkaç satıcı tarafından yapıldığı ve bu az sayıdaki satıcının birbirlerinin üretim kararlarından etkilendiği piyasa türü, oligopol
ZİLE
- Tokat iline bağlı ilçelerden biri
ZAİL (Kelime Kökeni: Arapça zāʾil)
- Yok olan, ortadan kalkan
- Sürekli olmayan
Ata Sözleri ve Deyimler
- zail olmak
ZULA
- Kaçak ve yasak şeylerin saklandığı gizli yer
Ata Sözleri ve Deyimler
- zula etmek
- zulaya atmak
ZİYA (Kelime Kökeni: Arapça żiyāʾ)
-
Işık
Dışarıda, batmış güneşin bıraktığı ziya artık fersizleşiyor. - Refik Halit Karay
ZAYİ (Kelime Kökeni: Arapça żāyiʿ)
- Kaybolma, yitme
- Kayıp
- Yok olmuş, elden çıkmış, mahvolmuş
- İşe yaramayan, yararsız, boş
Ata Sözleri ve Deyimler
- zayi etmek
- zayi olmak
ALEV
-
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule
Alevi ve bağrışmaları gören kadın erkek herkes evimizin bahçesine doldu. - Etem İzzet Benice
-
Sıcaklık
İşte şimdi damarlarımda bu iksirin alevleri dolaşıyor. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
- Kıvılcım
- Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama
- Aşk ateşi
Ata Sözleri ve Deyimler
- alev almak
- alev bacayı (veya saçağı) sarmak
- alev gibi parlamak
Birleşik Kelimeler: alev alev, alev kırmızısı, alev lambası, alev makinesi, alev rengi, çıplak alev, saman alevi, tandır alevi
EVLİ
-
Evlenmiş olan (kadın veya erkek)
İlk tanıştığı adamlara derhâl evli olup olmadıklarını sorar. - Refik Halit Karay
-
Herhangi bir sayıda ev bulunan (yer)
Yirmi evli bir sokak.
- Evi olan
Ata Sözleri ve Deyimler
- evli evine, köylü köyüne
- evlinin bir evi var, kiracının bin evi var
Birleşik Kelimeler: evli barklı, tek evli
EVLA (Kelime Kökeni: Arapça evlāʾ)
-
Daha iyi, yeğ
Bir şeyi bilmek, onun cahili olmaktan evladır, diyen bir hadis vardır. - Abdülhak Şinasi Hisar
LİVA (Kelime Kökeni: Arapça livā)
-
Sancak
Eski İzmir vilayetiyle livalarında beklenmedik zorluklarla karşılaşmıştır. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
-
Tugay
Süvari livalarında uzun hizmeti geçmiş olan Fahrettin Bey... - Attila İlhan
- Tuğgeneral
Birleşik Kelimeler: mirliva, açıklar livası
LEVA (Kelime Kökeni: Bulgarca)
- Bulgar para birimi
UZAY
- Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk, feza, mekân
- Bütün gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk
Birleşik Kelimeler: uzay adamı, uzay aracı, uzay bilimi, uzay eğrisi, uzay gemisi, uzay geometri, uzay hukuku, uzay istasyonu, uzay kapsülü, uzay pilotu, uzay savaşı, uzay sondası, uzay taşı, uzay uçuşu, uzay üssü
VELİ (Kelime Kökeni: Arapça velī)
- Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışından sorumlu kimse, ege, iye
-
Ermiş
Anadolu'da hele Rumeli'de her yolüstünde, her tepede görülen türbelerde yatan veliler... - Yahya Kemal Beyatlı
Birleşik Kelimeler: veliaht, velinimet, veliyullah