Yar ile Biten Kelimeler

YAR ile biten 30 kelime bulunuyor. Sonu YAR olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Yar kelimesinin anlamı nedir? Yar ile başlayan kelimeler. İçinde yar olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

HIYAROĞLUHIYAR37

13 Harfli Kelimeler

SICAKLIKYAYAR23

10 Harfli Kelimeler

HAKKIHIYAR22, BİLGİSAYAR19

9 Harfli Kelimeler

YARÜAĞYAR22, ADIMSAYAR16

8 Harfli Kelimeler

ZÜLFÜYAR23, ŞEHRİYAR17, BAHTİYAR16, ISIYAYAR15, SESYAYAR14

7 Harfli Kelimeler

HEMAYAR14, İHTİYAR13

6 Harfli Kelimeler

HAVYAR18, GABYAR14, SEYYAR11, TAYYAR10, MİLYAR9

5 Harfli Kelimeler

YAR14, HIYAR12, BOYAR10, DUYAR10, İŞYAR10, AYYAR9, DİYAR9, KOYAR8, MİYAR8, KAYAR7

4 Harfli Kelimeler

AYAR6

3 Harfli Kelimeler

YAR5

YAR

[isim]

  • Uçurum

    Aşağıda daimî akislerle seslenen gürültülü, derin yarlar tehlike hissini kalbimizden ayırmıyordu. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yardan atmak

Birleşik Kelimeler: yalı yar

[isim]

  • Sevgili

    Yâr yoluna dökülmedik dilleri neyleyim / Yâr yâr / Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar - Bedri Rahmi Eyuboğlu

[eskimiş]

  • Dost, tanıdık

[eskimiş]

  • Yardımcı

    Allah'tan başka yârim yoktur. - Şemseddin Sami

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yâr beni ansın bir koz ile, o da çürük çıksın
  • yârden mi geçersin, serden mi?
  • yâr olmak

Birleşik Kelimeler: zülfüyâr

AYAR (Kelime Kökeni: Arapça ʿiyār)

[isim]

  • Bir aygıtın gereken işi yapabilmesi durumu

    Saatin ayarı bozuk. Televizyonun ses ayarı iyi.

  • Saatler için belli bir yere göre kabul edilmiş olan ölçü

    Memleket saat ayarı.

  • Altın, gümüş vb. madenlerden yapılmış şeylerin saflık derecesi
  • Bir iş veya bir davranışta gereken ölçü

    Kalorifercinin ayarı yok, ya çok yakıyor veya hiç yakmıyor.

[mecaz]

  • Değer, derece

    Biz, telif eser ayarında bir sanat kıymeti taşıyan tercümelere teşekkür edelim. - Bedri Rahmi Eyuboğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ayar almak
  • ayar etmek
  • ayar vermek

Birleşik Kelimeler: ayarı bozuk, aklı tam ayar, balans ayarı, saat ayarı

KAYAR

[isim]

[halk ağzında]

  • Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi
  • Pay

KOYAR

[isim]

  • İki akarsuyun birleştiği yer

MİYAR (Kelime Kökeni: Arapça miʿyār)

[isim]

[eskimiş]

  • Değerli madenlerde yasanın istediği ağırlık, saflık ve değer derecesini gösteren ölçü

[mecaz]

  • Ölçüt, ölçü

    Pakize bu son fikri fazla beğenmişti ve itiraf edeyim ki Pakize'nin zevki benim için bir çeşit miyar olmuştu. - Ahmet Hamdi Tanpınar

[kimya]

  • Ayıraç

MİLYAR (Kelime Kökeni: Fransızca milliard)

[isim]

  • Milyon kere bin, bin milyon, 1.000.000.000
  • Bu sayının adı, bilyon

AYYAR (Kelime Kökeni: Arapça ʿayyār)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Dolandırıcı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ayyar tilki art ayağından tutulur

DİYAR (Kelime Kökeni: Arapça diyār)

[isim]

  • Ülke

    Bir gün dedim ki istemem artık ne yer ne yâr / Çıktım sürekli gurbete gezdim diyar diyar - Yahya Kemal Beyatlı

[mecaz]

  • Dünya

    Arkamda başka bir diyar, sıkıntı, ızdırap ve kudret diyarı var. - Halide Edip Adıvar

[mecaz]

  • Bazı nitelik veya değerleri taşıyanların çok bulunduğu yer, yurt

Birleşik Kelimeler: diyarıgurbet, baba diyarı

TAYYAR (Kelime Kökeni: Arapça ṭayyār)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Uçucu

BOYAR (Kelime Kökeni: Rusça)

[isim]

[tarih]

  • Tuna bölgesinde, Transilvanya'da, Rusya'da soylulara verilen unvan

[isim]

  • Boyar madde

    Dünyanın hiçbir yerinde yeşile bu kadar yaraşan bir mavi bulunmaz. Toprak boyarlarla, en ucuzundan bir mavi. - Bedri Rahmi Eyuboğlu

Birleşik Kelimeler: boyar madde

DUYAR

[sıfat]

  • Duygulu
  • Beden üzerinde uyarıldığında hızlı ve güçlü tepkilere yol açan

    Duyar bölge.

Birleşik Kelimeler: duyar kat

İŞYAR

[isim]

[eskimiş]

  • Bir işle görevli olan kimse, görevli
  • Memur

SEYYAR (Kelime Kökeni: Arapça seyyār)

[sıfat]

  • Belli bir yeri olmayan, gezici, gezgin

    Seyyar satıcı.

  • Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen, portatif

    Zira muharebeden beri seyyar karyolamı hiç bırakmadım. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Birleşik Kelimeler: seyyar hastane, seyyar satıcı

HIYAR (Kelime Kökeni: Farsça ḫiyār)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, bir yıllık otsu bir bitki (Cucumis sativus)

[bitki bilimi]

  • Bu bitkinin iri, yeşil ürünü, salatalık

[sıfat]

[argo]

  • Kaba saba, görgüsüz, budala

Birleşik Kelimeler: hıyarağa, hıyarağası, hıyaroğluhıyar, hıyarşembe, acı hıyar, denizhıyarı, eşek hıyarı, Hint hıyarı, it hıyarı, denizhıyarları

[isim]

[eskimiş]

[hukuk]

  • Bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük

Birleşik Kelimeler: hakkıhıyar

İHTİYAR (Kelime Kökeni: Arapça iḫtiyār)

[sıfat]

  • Yaşlı, kocamış olan, pir (kimse), genç karşıtı

    Bir gün odama kızgın bir ihtiyar girdi, elindeki bir tomar kâğıdı neredeyse fırlattı masama. - Ayşe Kulin

  • Cansız, sönük

    Genç olmasına karşın bakışları çok ihtiyardı. - Ayla Kutlu

  • Eski

    Şu ihtiyar toprak neler götürmüştür neler. - Ahmet Kabaklı

[isim]

[teklifsiz konuşmada]

  • Baba veya anne

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ihtiyar etmek
  • ihtiyar olmak

Birleşik Kelimeler: ihtiyar delikanlı

[isim]

[eskimiş]

  • Seçme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ihtiyar etmek

Birleşik Kelimeler: ihtiyar heyeti, ihtiyar meclisi