Y ile Başlayan K ile Biten 6 Harfli Kelimeler
Y ile başlayan K ile biten 6 harfli 62 kelime bulundu.K ile başlayan Y ile biten 6 harfli kelimeler
Ayrıca, "İçinde Yk olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
YÜĞRÜK19,
YELTEK
- Hercai
YALTAK
- Dalkavuk
YÂRLİK
-
Yâr olma durumu
Uysal, belli belirsiz mahzun, böylece de analığıyla, yârlik ve eşliği ile noksansız bir kadınlık özlediğini sezdirten bir mizaç... - Tarık Buğra
YİTMEK
- Yok olmak, ortadan kalkmak, kaybolmak
- Görünmez olmak
- Sahip olunan bir şey elden çıkmak
Ata Sözleri ve Deyimler
- yitip gitmek
YEMLİK
-
Hayvanlara yem verilen yer veya kap
Bir avuç arpa fazla atar yemliğine, bir kamçı eksik vurur. - Abbas Sayar
-
Yem için ayrılan
Yemlik ot.
- Rüşvet, arpalık
- Karşılıksız geçim sağlanan yer veya kimse
- Kumarda kandırılıp parası alınan kimse
Birleşik Kelimeler: yemlik arpa
YENMEK
-
Savaş veya yarışmada üstünlük sağlamak, üstün gelmek
Kahramanlar daima yenmek veya düşmanlarını yendikten sonra da yine yenecek düşman bulmak isterler. - Abdülhak Şinasi Hisar
- Kazanmak, ütmek
-
Tutmak, bastırmak
Öfkemi yenmek için Ömer ile konuşuyorum, ona kaplan avı hikâyeleri anlatıyorum. - Refik Halit Karay
-
Yemek işine konu olmak
Yemekler yenmiş. Bu meyve yenmez.
-
Aşınmak
Ökçesi yenmiş ayakkabıların üstünde çamurlu paçaları lime lime sarkıyordu. - Ömer Seyfettin
Ata Sözleri ve Deyimler
- yenene içilene bakılmamak
YERMEK
- Kötülüklerini söylemek, zemmetmek
- Birinin veya bir şeyin kusurlarını ortaya koymak, hicvetmek, övmek karşıtı
- Beğenmemek, hoşlanmamak, tiksinmek
Birleşik Kelimeler: kireçyeren
YETMEK
- Bir gereksinimi karşılayacak, giderecek nicelikte olmak
-
Yeterli sebep olmak
Bir sigara bir ormanı yakmaya yeter.
-
Kötü bir davranış, durum, tutum yeterli olmak, kâfi gelmek
Bu zulüm artık yeter!
-
Başkasına gereksinim duymamak, kendine yeter olmak
Kendiyle dolu, kendine yeten, olgun ve aydın bir insanın değil bir günü, bazen bir saati bile yüz binlerce lira değerinde olabilir. - Haldun Taner
-
Bir yaşa erişmek, ulaşmak
At dört, kız on beşe yettiği zaman / Severim kır atı bir de güzeli - Dadaloğlu
- Olgunlaşmak
Ata Sözleri ve Deyimler
- yeter de artar
- yeter ki
- yetti artık (veya gayrı)
YELMEK
- Aceleyle, telaşlı bir biçimde koşmak
YANMAK
-
Birleşiminde karbon bulunan maddeler, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak
Yanan ormanların yerine yeni orman yetiştirilir. - Anayasa
-
Ateş durumuna geçmek, tutuşmak
Kömür yandı. Ocaktaki odun yandı.
-
Isı, ışık veren bir konuma geçmek
Gece oldu, ışıklar yandı, yatsı vakti geldi. - Memduh Şevket Esendal
-
Bütünü veya bir bölümü ateş veya sıcaklığın etkisi ile bozulmak, kömür durumuna geçmek
Yemek yandı. Ekmek yandı.
-
Isı etkisiyle vücudun bir yanı yara olmak, kızarmak veya rengi koyulaşmak
Ateşe dokundu, eli yandı. Güneşten kolları yandı.
-
Vücut veya nesnelerin ısısı artmak
Ateşler içinde, günlerce titreyerek yanar. - Yusuf Ziya Ortaç
Odamız yaz günleri çinko damın altında yanar durur. - Orhan Veli Kanık
-
Parlamak, parıldamak
Birkaç batarya top, kızgın güneş altında pırıl pırıl yanıyor. - Falih Rıfkı Atay
-
Birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek
Kumaş boyadan yanmış. Ekinler dondan yanmış.
-
Yanık acısına benzer bir acı duymak
Boğazım yanıyor. Biberden ağzım yandı.
-
Çok istemek, çabalamak
Çocuklar, kendilerini beğendirmek için yanıyorlar. - Reşat Nuri Güntekin
-
Çok üzülmek
Bu yaz tatil yapamayacağıma yanıyorum.
- Çok sevmek, büyük bir aşk ile sevmek
-
Hükümsüz kalmak, değerini yitirmek
Vaktinde değiştirilmeyen kâğıt paralar yandı.
-
Zarara, kötülüğe uğramak
Maazallah! Birimize kitaptan rastgele bir şey soracak olsa yandığımız gündü. - Haldun Taner
- Çocuk oyunlarında oyun dışı kalmak
-
Bir bir sıralamak, dile getirmek, dert dökmek, anlatmak
Yazı yazmak, hayatımı anlatmak, kalbimi dökmek ihtiyacıyla yanıyorum. - Sermet Muhtar Alus
Ata Sözleri ve Deyimler
- yandı gülüm keten helva
- yanıp durmak
- yanıp tutuşmak
- yanıp yakılmak
Birleşik Kelimeler: yana yakıla, yana yana, yanardöner
YANLIK
- Kahvaltıda ve diğer öğünlerde ana yiyeceğin yanında verilen çerez türü veya domates, salatalık vb. yiyecekler
YAKMAK
- Kına, yakı vb.ni koymak, sürmek
-
Yanmasını sağlamak veya yanmasına yol açmak, tutuşturmak
Kendi sigarası için yaktığı kibriti bana uzattı. - Falih Rıfkı Atay
-
Ateşle yok etmek
Çöpleri yakmak.
-
Işık vermesini sağlamak
Mavi ışıklı ispirto lambalarını yakarlar. - Sait Faik Abasıyanık
-
Isı etkisiyle zarar vermek
Eteği ütülerken yaktı.
-
Keskin, sert ve ısırıcı bir duyum vermek
Biber ağzı yakar.
-
Yanıyormuş gibi bir etki yapmak
Hekime daima şarabın midelerini yaktığından bahsederler. - Falih Rıfkı Atay
-
Kurutmak, zarar vermek
Fırtına ekinleri yakmıştı. - Sait Faik Abasıyanık
-
Çok sıcak olmak
Bugün güneş yakıyor.
-
Karartmak
Güneşte vücudunu yaktı.
-
Çok üşütmek
Soğuk rüzgâr insanın yüzünü yakıyor.
- Tedavi etmek amacıyla doku, damar vb. dağlamak
- Silahla vurmak
-
Yıkıma, zarara yol açmak, büyük bir zarara uğratmak, mahvetmek
Gözü mavi, boyu kısa, kendi muhacir olmasın. Ne olursa olsun makbulüm. Aman bu üçüne dikkat et. Beni yakma. - Ömer Seyfettin
- Güçlü sevgi uyandırmak
-
Zamanında kullanılmadığından hükmünü yitirmek
Biletini ve tatilini yaktı.
Ata Sözleri ve Deyimler
- yakıp yıkmak
Birleşik Kelimeler: yakan top, yakar top
- Türkü, ağıt vb. düzenlemek, bestelemek
YATMAK
-
Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak
Dörtnala giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak. - Nazım Hikmet
- Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek
-
Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek
Rüzgârdan bütün ekinler yattı. Gemi sağa yattı.
-
Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak
Bu gece nerede yatacağız?
-
Boş yere beklemek
Mallar depoda yatıyor.
-
İşlemez, çalışmaz durumda kalmak
Gemi limanda yatıyor.
-
Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek
Turşu sirkede yatıyor.
- Belli bir süreyi cezaevinde geçirmek
-
Ölü gömülmüş olmak
Mezarlık servilerinin altında ninelerim, teyzelerim yatarlardı. - Halikarnas Balıkçısı
-
Düz bir duruma gelmek, düzleşmek
Kumaş iyice ütülenince yattı.
- Cinsel ilişkide bulunmak
- Bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak
-
Heves etmek, eğilmek
Çalı süpürgelerinin kırmızı çiçeklerindeki bal kokusuna yatmışlardı. - Sait Faik Abasıyanık
-
Bulunmak, var olmak
Her ayrıcalık hevesinin kökeninde bir kompleks, bir göstermecilik duygusu yattığı görülür. - Haldun Taner
-
Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak
Takım bu sezon yattı.
- İşsiz kalmak, çalışmamak
- Bilerek yenilmek, şike yapmak
Ata Sözleri ve Deyimler
- yatıp kalkıp
- yatıp kalkmak
Birleşik Kelimeler: çekyat, hacıyatmaz
YARLIK
- Ferman
YARMAK
-
Uzunlamasına bölüp ayırmak
Odunu yarmak.
- Buğday, arpa vb. tahıl tanelerini değirmende kırmak
- Derin yara açmak
- Yarık açmak
- Kesip açmak
-
Ortasından, içinden geçmek
Vapurun yardığı sular, iki yanından güya neşelerinden köpüre köpüre Üsküdar'a gidişler, daima eğlenceliydi. - Abdülhak Şinasi Hisar
Birleşik Kelimeler: etyaran