VENÜSÇARIĞI Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
VENÜSÇARIĞI harflerini içeren 5 harfli 24 kelime bulunuyor. 5 harfli VENÜSÇARIĞI kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
ÇIĞIR17,
ENSAR (Kelime Kökeni: Arapça enṣār)
- Hz. Muhammed'e hicret zamanında yardım eden Medineliler
NASIR (Kelime Kökeni: Arapça nāsūr)
-
En çok el ve ayağın sürekli sürtünmelere uğrayan noktalarında üst derinin kalınlaşması ve sertleşmesiyle oluşmuş deri
Ellerinde nasır, yüzlerinde nur / Yarına ümitle yürüyenlere / Bir selam uçuralım - Orhan Veli Kanık
Ata Sözleri ve Deyimler
- nasır bağlamak (veya tutmak)
- nasırına basmak
Birleşik Kelimeler: nasır yakısı
SANRI
-
Uyanık bir kişinin, kendi dışında var sandığı ancak gerçekte olmayan olguları algılaması, yaşaması, varsanı, birsam, halüsinasyon
Olmaz, gerçek olamaz bu yaşadığımız, ya sanrı ya sanrıya çok yakın bir şey. - Attila İlhan
RÜESA (Kelime Kökeni: Arapça ruʾesā)
- Başkanlar
SINIR (Kelime Kökeni: Rumca)
- İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut
- Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi
-
Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç
Bataklığın sınırı. Ormanın sınırı.
-
Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit
Hele bir de birkaç sünger bulabilse artık mutluluğunun sınırı olmayacaktı. - Halikarnas Balıkçısı
- Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit
- Uç, son
Ata Sözleri ve Deyimler
- sınır çekmek (veya çizmek)
- sınırlarını (veya sınırını) zorlamak
Birleşik Kelimeler: sınır açı, sınıraşan, sınır boyu, sınır dışı, sınır kapısı, sınır karakolu, sınır taşı, açlık sınırı, akma sınırı, takat sınırı, yaş sınırı, yoksulluk sınırı
ÜSERA (Kelime Kökeni: Arapça userā)
-
Esirler, köleler
Bulgarlara esir düşüp fedakâr emirberi Hasan Çavuşun marifetiyle üsera karargâhından firar edişi. - Haldun Taner
ÇINAR (Kelime Kökeni: Farsça çenār)
- İki çeneklilerden, 30 metreye kadar uzayabilen, gövdesi kalın, uzun ömürlü, geniş yapraklı bir ağaç (Platanus)
- Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri
SIRÇA
-
Cam
Mermere düşen sırça gibi tuz buz oldu. - Aka Gündüz
-
Camdan yapılmış
Kadınlar kollarında birçok sırça bilezikler taşırlardı. - Yahya Kemal Beyatlı
Birleşik Kelimeler: sırça köşk
SIÇAN
- Sıçangillerden, fareden iri, zararlı birçok türü bulunan kemirgen, memeli hayvan (Rattus)
- Küçük yaştaki hırsız
Ata Sözleri ve Deyimler
- sıçana dönmek
- sıçan deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna kabak bağlamış
- sıçan deliği aramak
- sıçan deliği bin akçe
- sıçan deliğine paha biçilmez olmak
- sıçan düşse başı yarılır
Birleşik Kelimeler: sıçandişi, sıçan kırı, sıçankulağı, sıçankuyruğu, sıçanotu, sıçan yolu, kör sıçan, dağ sıçanı, fındık sıçanı, funda sıçanı, orman sıçanı, tarla sıçanı, toprak sıçanı, yer sıçanı
REVAN (Kelime Kökeni: Farsça revān)
-
Giden, yürüyen
Arabalarımıza binip Tiran yoluna revan, âdeta, kır gezintisine çıkmış bir aile hâlinde idik. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Birleşik Kelimeler: devrirevan, tahtırevan
SÜREÇ
-
Aralarında birlik olan veya belli bir düzen veya zaman içinde tekrarlanan, ilerleyen, gelişen olay ve hareketler dizisi, vetire, proses
Kitaba aldığım bu yazılar, gerçekte siyasal kavgamın gelişme sürecinde önemli bir tavır takınmayı vurgulamaktadır. - Attila İlhan
SINAV
-
Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama, imtihan, test
Annem, derslerine çalışıp eylülde sınavları başarması gerektiğini hatırlatıyordu. - Ayla Kutlu
-
Direnme, dayanışma, güç gerektiren, sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum
Evliliğin ilk yılları bir sınavdır.
Ata Sözleri ve Deyimler
- sınava çekilmek
- sınava girmek
- sınavda bırakmak
- sınavdan geçmek
- sınav vermek
Birleşik Kelimeler: yazılı sınav, ara sınav, bütünleme sınavı, eleme sınavı, engel sınavı, muafiyet sınavı, vize sınavı, yeterlik sınavı
REVAÇ (Kelime Kökeni: Arapça revāc)
- Sürüm
Ata Sözleri ve Deyimler
- revaç bulmak
RÜSVA (Kelime Kökeni: Farsça rusvā)
- Ayıplanacak durumda olan, rezil
SÜVEN
- Bozuk ve gevşek arazide veya göçük açmada bağ direklerinin üst ve yanından arazi içine çakılarak sürülen ucu sivri direk veya kama