Va ile Başlayan 6 Harfli Kelimeler

VA harfleri ile başlayan 6 harfli 25 kelime bulunuyor. Başında VA olan 6 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "va ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde Va olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

VAJİNA21, VAFTİZ21, VAZİFE21, VAHŞET19, VAKVAK18, VAHDET18, VATVAT18, VAMPİR17, VARGEL16, VANTUZ16, VARYOS16, VADELİ14, VARİDE14, VANDAL14, VALİDE14, VARSIL14, VASITA14, VARMAK13, VARLIK13, VASATİ13, VATMAN13, VATLIK13, VARAKA12, VAKETA12, VATANİ12

VARAKA (Kelime Kökeni: Arapça varaḳa)

[isim]

[eskimiş]

  • Varak

    Vazife esnasında hakaret diye zabıt varakası tutabilirdi. - Aka Gündüz

Birleşik Kelimeler: zabıt varakası

VAKETA (Kelime Kökeni: İtalyanca vachetta)

[isim]

  • İnek derisinden bir tür ince meşin

VATANİ (Kelime Kökeni: Arapça vaṭanī)

[sıfat]

  • Yurtsal

    Hepimizin el birliğiyle ve samimiyetle çalışmamız vatani bir vazifedir. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Birleşik Kelimeler: vatani görev, vatani vazife

VARMAK

[-e]

  • Erişilmek istenen yere ayak basmak, ulaşmak, vasıl olmak

    Hangi limana varacağını bilmeyen gemiciye derin bir denizcilik bilgisinin faydası ne? - İsmet Özel

  • Belli bir duruma veya düzeye gelmek

    Yaşı elliye vardı. O şimdi yolun yarısına varmıştı.

  • Hoş olmayan bir sona ermek

    Beni tahkir etmeye kadar varıyorsun. - Peyami Safa

  • Bir şeyi iyice anlamak veya duymak

    Tadına varmak. Sırrına varmak.

[-i]

  • Acımadan, çekinmeden yapmak

    Eli varmak. Dili varmak.

  • Kadın, evlenmek

    Gönül verdin derlerdi o delikanlıya / En sonunda varmışsın bir Erzincanlıya - Ahmet Muhip Dranas

  • Bir durumdan başka duruma geçmek

    Secdeye varmak. Uykuya varmak.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • var (veya varın veya varsın veya varsınlar)
  • varıncaya kadar

Birleşik Kelimeler: varagele, varagele bombardımanı, varagele botu, tümevarım

VARLIK

[isim]

  • Var olma durumu, mevcudiyet

    Bir millet, varlığını, her şeyden çok dilinde yaşatır. - Orhan Veli Kanık

  • Var olan her şey

    Her varlık bir yaratıktır. Her yaratık da canlı. - Necip Fazıl Kısakürek

  • Para, mal, mülk, zenginlik, variyet
  • Önemli, yararlı, değerli şey

    Devlet tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar. - Anayasa

  • Ömür, hayat

    Bütün sevgileri atıp içimden / Varlığımı yalnız ona verdim ben - Ahmet Kutsi Tecer

  • Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon

[felsefe]

  • Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey

Ata Sözleri ve Deyimler

  • varlığa darlık olmaz
  • varlık göstermek
  • varlık içinde yaşamak
  • varlıkta darlık çekmek

Birleşik Kelimeler: varlık bilimi, varlık birliği, varlık kartı, varlık nedeni, varlık sebebi, millî varlık, mal varlığı, söz varlığı, kültür varlıkları

VASATİ (Kelime Kökeni: Arapça vasaṭī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Ortalama

    Tıp kongresi, yaşlılık ve vasati insan ömrü üzerine eğilmiş. - Burhan Felek

VATMAN (Kelime Kökeni: Fransızca wattman)

[isim]

  • Tramvay sürücüsü

    Yolda giderken / Vatman çan çalar, şoför korna - Behçet Necatigil

VATLIK

[sıfat]

  • Herhangi bir vat gücünde olan

VADELİ

[sıfat]

  • Vadesi olan
  • Süresi sınırlanmış

Birleşik Kelimeler: vadeli hesap, vadeli mevduat, vadeli satış, kısa vadeli, uzun vadeli

VARİDE (Kelime Kökeni: Arapça vāride)

[isim]

[eskimiş]

  • Gelen şey
  • Gelen evrak

VANDAL (Kelime Kökeni: Fransızca vandale)

[isim]

[tarih]

  • Miladın başlangıç yıllarında yaşayan ve Roma İmparatorluğu ile yaptığı savaşlarda acımasızlığı ile ün salan bir Doğu Germen halkı

[mecaz]

  • Eski kültür ve sanat anıtlarını yakıp yıkan, bunların değerini bilmeyen kimse veya topluluk

VALİDE (Kelime Kökeni: Arapça vālide)

[isim]

[eskimiş]

  • Anne

    Validenizin ellerinden öper, minnettarlığımı bu vesileyle bir kere daha arz ederim. - Nazım Hikmet

Birleşik Kelimeler: valide sultan, kayınvalide

VARSIL

[sıfat]

  • Parası, malı çok olan, zengin, yoksul karşıtı

Birleşik Kelimeler: varsıl erki

VASITA (Kelime Kökeni: Arapça vāsiṭa)

[isim]

  • Araç

    Millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek millî ülkümüzdür. - Atatürk

  • Aracı

    Geçim bakımından da aynı yolu tutanlar vardır; memur kayırmak, mümkünse vasıta olmak suretiyle! - Refik Halit Karay

  • Aracılık
  • Taşıt

Birleşik Kelimeler: vasıta hâli, ağır vasıta, nakil vasıtası

VARGEL

[isim]

  • Herhangi bir makinenin bir doğrultuda gidip gelerek iş gören parçası

Birleşik Kelimeler: vargel tezgâhı