Va ile Başlayan 5 Harfli Kelimeler

VA harfleri ile başlayan 5 harfli 38 kelime bulunuyor. Başında VA olan 5 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "va ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde Va olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

VAZIH19, VASIF19, VACİP18, VAKIF18, VAHŞİ18, VALÖR17, VAKFE17, VAHİY17, VADUZ17, VARGI16, VAPUR16, VAHİM16, VAGON16, VARIŞ15, VAHİT15, VATOZ15, VAROŞ15, VALİZ14, VAŞAK14, VARDA13, VAKUM13, VASIL13, VANLI12, VAKUR12, VAKIA12, VARİS12, VASAT12, VARTO12, VARMA12, VARAN11, VARAK11, VAKAR11, VAKİT11, VARİL11, VARİT11, VATKA11, VATAN11, VARTA11

VARAN

[isim]

  • Bir olayın tek kalmayıp arkadan daha başkalarının gelebileceğini anlatmak için birden başlayarak sıra ile sayıların başına getirilen bir söz

    Varan bir. Varan iki.

VARAK (Kelime Kökeni: Arapça varaḳ)

[isim]

[eskimiş]

  • Yaprak
  • Yazılı kâğıt, varaka
  • Altın, gümüş veya başka madenler dövülerek oluşturulan ince, parlak yaprak, altın varak, gümüş varak

Birleşik Kelimeler: varakpare, altın varak, gümüş varak

VAKAR (Kelime Kökeni: Arapça vaḳār)

[isim]

  • Ağırbaşlılık

    Hepsi temiz, hepsi yeni giyinmiş askerin vakarı, efendiliği üstlerinden akıyor. - Halide Edip Adıvar

VAKİT (Kelime Kökeni: Arapça vaḳt)

[isim]

  • Zaman

    Mevsim mütehayyil, vakit akşamdı Bebek'te. - Yahya Kemal Beyatlı

  • Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler

    Yemek vakti. Şimdi bunun vakti değil.

  • Çağ

    Vaktin bilginleri.

  • Belirlenmiş olan zaman

    Kâhya, vakit gayri Süleyman, haber saldık gelecekler, pamuklar da kıvamına geldi, demişti. - Samim Kocagöz

  • Zaman anlatan kelimelere belirtilen durumunda geldiğinde `iken` anlamı veren bir söz

[mecaz]

  • Geçim, para bakımından elverişli durum

    Onun bu kadar para vermeye vakti yok.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • vakit geçirmek
  • vakit kazanmak
  • vakitler hayrolsun
  • vakit nakittir
  • vakit öldürmek
  • vakit saat aramamak
  • vakti gelmek
  • vaktini almak (veya yemek)
  • vaktini şaşmamak
  • vakti olmak
  • vakti olmamak
  • vakti saati gelince

Birleşik Kelimeler: vakit kaybetmeden, vakit vakit, vaktikerahet, vaktizamanında, ahir vakit, beş vakit, dar vakit, kimi vakit, tez vakit, akşam vakti, ezan vakti, horoz vakti, iftar vakti, ikindi vakti, imsak vakti, kerahet vakti, kuşluk vakti, namaz vakti, okuma vakti, öğle vakti, paydos vakti, sabah vakti, seher vakti, yatsı vakti, zeval vakti, bir vakitler

VARİL (Kelime Kökeni: Fransızca baril)

[isim]

  • Çoğunlukla sıvı maddeleri koymak için kullanılan, metalden yapılmış, silindir biçiminde, üstü kapalı kap

    Yetmişer kiloluk varilleri raylar üzerinde yuvarlayarak tıngır tıngır getiriyorlar. - Aka Gündüz

  • Bu kabın içine aldığı madde miktarı

    Petrolün varil fiyatı gün geçtikçe artıyor.

  • Petrol ölçü birimi (158,8l litre)

VARİT (Kelime Kökeni: Arapça vārid)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Olabileceği akla gelen

    Bu, kitap satılmıyor iddiası varit değil. - Nazım Hikmet

Ata Sözleri ve Deyimler

  • varit olmak

VATKA (Kelime Kökeni: Rusça)

[isim]

  • Giysilerde, omuzların dik durmasını sağlamak amacıyla içine konulan parça

VATAN (Kelime Kökeni: Arapça vaṭan)

[isim]

  • Yurt

    Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın / Bir vatan kalbinin attığı yerdir - Necmettin Halil Onan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • vatan tutmak

Birleşik Kelimeler: vatan borcu, vatan haini, vatansever, ana vatan

VARTA (Kelime Kökeni: Arapça varṭa)

[isim]

[eskimiş]

  • Tehlikeli durum

    O insanlar ki hayatın bir bakıma ne korkunç vartaları olabileceğini vaktinde anlamışlar, işlerini becerip kılıçlarını kuşanmışlar... - Peyami Safa

Ata Sözleri ve Deyimler

  • vartadan atlamak
  • vartayı atlatmak

VANLI

[isim]

  • Van ilinden olan kimse

VAKUR (Kelime Kökeni: Arapça vaḳūr)

[sıfat]

  • Ağırbaşlı

    Mamafih çok kibar, terbiyeli, nazlı ve vakur bir kadın. - Etem İzzet Benice

VÂKIÂ (Kelime Kökeni: Arapça vāḳiʿā)

[zarf]

  • Gerçi, her ne kadar ... ise de

    Vâkıâ, bunlardan bir kısmını unutmamıştım. - Halit Fahri Ozansoy

[isim]

  • Olgu

    Bu bir vakıadır, inkâr edilemez.

VARİS (Kelime Kökeni: Fransızca varice)

[isim]

[tıp]

  • Toplardamar genişlemesi, ordubozan

    Varis ağrıları yüzünden on dakikadan fazla ayakta duramıyordu. - Elif Şafak

Birleşik Kelimeler: varis çorabı

[isim]

  • Kalıtçı

    Ali Bey'in evlat ve vâris edineceğini düşündüğü anlar olmuştur. - Halide Edip Adıvar

VASAT (Kelime Kökeni: Arapça vasaṭ)

[sıfat]

  • Orta

[isim]

[ruh bilimi]

  • Ortam

VARTO

[isim]

  • Muş iline bağlı ilçelerden biri