Uyg ile Başlayan Kelimeler

UYG ile başlayan 26 kelime bulunuyor. Başında UYG olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde uyg olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

UYGULAYIMCILIK31

13 Harfli Kelimeler

UYGULAYICILIK29

12 Harfli Kelimeler

UYGULATILMAK22

11 Harfli Kelimeler

UYGULAYIMCI27, UYGUNSUZLUK25, UYGARLAŞMAK22, UYGULATILMA21

10 Harfli Kelimeler

UYGULAYICI25, UYGARLAŞMA21, UYGULAMALI20, UYGULANMAK19, UYGULATMAK19

9 Harfli Kelimeler

UYGULANIŞ21, UYGULAYIM21, UYGULAMAK18, UYGULANMA18, UYGULATMA18

8 Harfli Kelimeler

UYGUNSUZ21, UYGULAMA17, UYGUNLUK17, UYGARLIK16

7 Harfli Kelimeler

UYGURCA18, UYGARCA17

5 Harfli Kelimeler

UYGUR13, UYGUN13, UYGAR12

UYGAR

[sıfat]

  • Fikir, sanat ve endüstri alanlarında çok büyük bir gelişme göstermiş olan, medeni

    Uygar yaşamlarında ekmek elden su göldendi. - Ayla Kutlu

  • Kültürlü, eğitimli, görgü kurallarına uyan, medeni (kimse)

    Ona layık, uygar bir eş olmak için bütün aklını seferber ettiği ortadadır. - Haldun Taner

UYGUR

[isim]

[tarih]

  • Orta Asya'da büyük bir devlet ve uygarlık kurmuş, yazılı anıtlarla sanat eserleri bırakmış olan bir Türk kolu ve bu koldan olan kimse
  • Doğu Türkistan'da yaşayan Türk soylu halk ve bu halktan olan kimse

Birleşik Kelimeler: Uygur harfleri

UYGUN

[sıfat]

  • Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip

    Ne var ki bunları şimdiye kadar kimseye anlatmadığım için uygun ifadeyi bulmakta zorlanıyorum. - İhsan Oktay Anar

  • Elverişli, yarar, müsait, muvafık

    Yemeği götürmek için o an en uygun kişiydim. - Ayla Kutlu

[mecaz]

  • Orantılı, oranlı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • uygun bulmak
  • uygun düşmek
  • uygun gelmek
  • uygun görmek
  • uygun olmak

Birleşik Kelimeler: uygun adım, uygun değer, uygun katmanlaşma, en uygun, gerçeğe uygun, işe uygun

UYGARLIK

[isim]

  • Uygar olma durumu, medeniyet, medenilik
  • Bir ülkenin, bir toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, fikir, sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümü, medeniyet

    Gerçekten uygarlık nimetlerinin gençlere bir faydası oldu ama daha çok bundan büyükler istifade ediyor. - Halide Edip Adıvar

UYGULAMA

[isim]

  • Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik

    Yaptığımızın keyfî bir uygulama olduğunun farkında ama bir şey de söyleyemiyor. - Ahmet Ümit

  • Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik

    Bir çeşit uygulama oluyordu yazdıkları. - Necati Cumalı

  • Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik

[hukuk]

  • Yürütüm

UYGUNLUK

[isim]

  • Uygun olma durumu, yakışık, mutabakat, mukarenet
  • Bir elçinin bir ülkeye atanmasından önce o ülkeden istenen uygun görme yazısı, agreman

[dil bilgisi]

  • Özne ile yüklemin veya bazı dillerde olduğu gibi sıfat ile adın, cins ve sayı bakımından birbirine uyması: Öğretmen geldi. Öğrenciler ödevlerini yapmışlar gibi

[matematik]

  • Eşitlik

Birleşik Kelimeler: genel uygunluk bildirimi, gerçeğe uygunluk, işe uygunluk

UYGARCA

[zarf]

  • Uygar bir biçimde

    Sanat eserinin yazarınca savunulmasına yetkin ve uygarca mı davranıyoruz acaba bugün? - Selim İleri

[sıfat]

  • Çağdaş

    Osmanlı tiyatrosu her bakımdan tiyatro alanında uygarca bir atılım olmuştur. - Metin And

UYGULAMAK

[-i]

  • Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata geçirmek, tatbik etmek

    Nitekim bilge bunu açıkça söylemekle kalmaz, tamı tamına uygular da. - Nermi Uygur

[-e]

[-i]

  • Üst üste getirmek, üstüne koymak, tatbik etmek

    İki üçgeni birbirine uygulamak.

UYGULANMA

[isim]

  • Uygulanmak işi

    Oysa bugün artık sahnede uygulanması olanak dışı hiçbir teknik yok. - Adalet Ağaoğlu

UYGULATMA

[isim]

  • Uygulatmak işi

UYGURCA

[isim]

  • Eski Uygur Türkçesi
  • Uygur Türkçesi

[sıfat]

  • Bu Türkçeyle yazılmış olan

UYGULANMAK

[nesnesiz]

  • Uygulama işine konu olmak

    Müdür, emrinin tastamam uygulandığını duyarak memnun oldu. - Kerim Korcan

UYGULATMAK

[-i]

  • Uygulama işini yaptırmak

UYGULAMALI

[sıfat]

  • Yalnız düşünce alanında kalmayıp işe dönüşen, kılgılı, kılgısal, kılgın, tatbikî, pratik, amelî, kuramsal karşıtı

Birleşik Kelimeler: uygulamalı bilimler, uygulamalı dil bilimi, uygulamalı ruh bilimi, uygulamalı toplum bilimi

UYGULATILMA

[isim]

  • Uygulatılmak işi