Ul ile Biten Kelimeler

UL ile biten 95 kelime bulunuyor. Sonu UL olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ul ile başlayan kelimeler. İçinde ul olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

11 Harfli Kelimeler

GAYRİMENKUL19

10 Harfli Kelimeler

CİHANŞÜMUL24, HÜSNÜKABUL22, GAYRİMAKUL18, YÜKSEKOKUL17, RESMİKABUL15

9 Harfli Kelimeler

ALEMŞÜMUL17

8 Harfli Kelimeler

YOSUNCUL17, İSTANBUL12, YARKURUL12, ALELUSUL11, ORTAOKUL11

7 Harfli Kelimeler

SÜTOĞUL19, ÇAPAÇUL18, KİLOJUL18, ODUNCUL15, KURTÇUL12, KARADUL10, İLKOKUL9, KARAKUL8

6 Harfli Kelimeler

BANJUL18, YÖNBUL17, MEŞGUL15, MEÇHUL15, TUĞRUL15, TUZCUL14, MURGUL13, MAHSUL13, MAHMUL13, MEBZUL13, BAMBUL12, KUMCUL12, MOYMUL12, MAHLUL12, SONCUL12, TOMBUL11, YOKSUL11, MAKBUL10, MEDLUL10, TEMBUL10
Tümünü Gör

5 Harfli Kelimeler

ÇOĞUL17, FODUL15, ŞAFUL15, ŞAVUL15, ZÜHUL15, BAVUL14, DAVUL14, VUSUL14, ÇAPUL13, DUHUL13, KOFUL13, MEFUL13, BUZUL12, HUSUL12, ŞÜMUL12, AMPUL11, HULUL11, NÜZUL11, SUCUL11, KOŞUL10
Tümünü Gör

4 Harfli Kelimeler

UL13, UFUL12, FAUL11, ACUL8, USUL7, OKUL6, SEUL6

3 Harfli Kelimeler

JUL13, FUL10, PUL8, ÇUL7, BUL6, DUL6, KUL4, TUL4

KUL

[isim]

  • Tanrı'ya göre insan

    Kul ile Tanrı'nın arasına girilmez.

[tarih]

  • Köle

    Kendisi kabilenin beyinin kullarından birinin kızıydı. - Halide Edip Adıvar

[tarih]

  • Karavaş

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kula kul olmak
  • kul etmek
  • kul köle olmak
  • kul kusursuz olmaz
  • kul olmak
  • kul sıkışmayınca (veya daralmayınca veya bunalmayınca) Hızır yetişmez
  • kulunuz

Birleşik Kelimeler: kul cinsi, kul hakkı, kul kâhyası, kul kethüdası, kul oğlanı, kuloğlu, kul taksimi, kul yapısı, buyruk kulu, emir kulu, kapı kulu

TUL (Kelime Kökeni: Arapça ṭūl)

[isim]

[eskimiş]

[gök bilimi]

  • Boylam

[matematik]

  • Uzunluk

Birleşik Kelimeler: tul derecesi

OKUL

[isim]

  • Her türlü eğitim ve öğretimin toplu olarak yapıldığı yer, mektep

    Ayça okulla ilgili bir şeyler anlatıyor, yarım yamalak duyuyorum. - Ahmet Ümit

  • Bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin bütünü

    Okul dağıldı.

  • Ekol

Ata Sözleri ve Deyimler

  • okuldan ayrılmak
  • okulu asmak (veya kırmak)

Birleşik Kelimeler: okul çocuğu, okul kaçağı, okul kooperatifi, okul öncesi, okul sonrası, okullar arası, etkin okul, ilkokul, kardeş okul, karma okul, ortaokul, özel okul, teknik okul, yüksekokul, anaokulu, halk okulu, harp okulu, hayat okulu, sanat okulu, şoför okulu, yatılı bölge okulu, yaz okulu

BUL

[isim]

  • Yalnız iki geniş yüzü testere ile düzeltilmiş tahta

DUL

[isim]

  • Eşi ölmüş veya eşinden boşanmış kadın veya erkek

    Bebek'teki evinde bir dul kız kardeşiyle yalnız yaşar. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dul kalmak

Birleşik Kelimeler: dulaptal otu, dulavrat otu, karadul

USUL (Kelime Kökeni: Arapça uṣūl)

[isim]

  • Kökler, asıllar

[hukuk]

  • Bir kimsenin ana, baba, dede ve nineleri

Ata Sözleri ve Deyimler

  • usulüne uydurmak

Birleşik Kelimeler: usul hukuku

[isim]

  • Bir amaca erişmek için izlenen düzenli yol, tutulan yol, yöntem, tarz

    Kendine baktırmak için güzel usul doğrusu. - Haldun Taner

  • Bilimde belli bir sonuca erişmek için, belli ilke ve kurallara göre izlenen yol, metot

[hukuk]

  • Bir yasama veya idare işleminin hazırlanması, yapılması veya yürürlüğe konması sırasında uyulması gereken hükümler ve izlenecek yollar

[müzik]

  • Klasik Türk müziğinde tempo

    Kendilerine nota, usul filan öğretilecek olursa bunlardan çok şey beklenebilir. - Osman Cemal Kaygılı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • usul tutmak

Birleşik Kelimeler: Alman usulü, muhakeme usulü, yargılama usulü, yargı usulü

[zarf]

[eskimiş]

  • Alçak sesle

    Ala gözlü benli dilber / Usul söyle söz ederler - Karacaoğlan

  • Yavaş bir biçimde

ÇUL (Kelime Kökeni: Arapça cūl)

[isim]

  • Genellikle kıldan yapılmış kaba dokuma

    Geceleri Ali, bir çula bürünerek yatıyordu. - Ömer Seyfettin

  • Kıldan veya yünden yapılmış hayvan örtüsü

    Ata çul örtmek.

[eskimiş]

  • Tekke mensuplarının büründüğü örtü

[teklifsiz konuşmada]

  • Giyim, giysi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • çul içinde arslan yatar
  • çulu düzmek (veya düzeltmek)

Birleşik Kelimeler: çul çaput, çultutmaz

KARAKUL

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Asıl yurdu Buhara'da Karakul bölgesi olan ve yurdumuzda da yetiştirilen, tüyleri uzun ve kıvırcık bir cins koyun, karagül

ACUL (Kelime Kökeni: Arapça ʿacūl)

[sıfat]

  • Aceleci

    Acul bir adam.

  • Hızlı, çabuk

    Geç vakit dönen zengin ve ecnebi kumarcıların acul arabalarını duymuyor. - Ömer Seyfettin

PUL (Kelime Kökeni: Farsça pūl)

[isim]

  • Posta parası karşılığı mektup zarfı, kartpostallara ve damga resmine karşılık kâğıtlara yapıştırılan, basılı küçük kâğıt parçası

    Mektuplarına kendi pullarını yapıştırırlar, kendi memurlarıyla sevk ederlerdi. - Falih Rıfkı Atay

  • Bazı giysilerde süs olarak kullanılan parlak, incecik, genellikle metal levhacık

    Arkasında bir omzu tamamıyla açık, altın pul işlemeli bir akşam tuvaleti vardı. - Halide Edip Adıvar

  • Tavla oyununda kullanılan, plastik, tahta vb.nden yapılmış yassı yuvarlak levhacık
  • Vida, cıvata vb. şeylerin boynuna geçirilen, ortası delik metal levhacık
  • Propaganda amacıyla kullanılan yazılı küçük kâğıt
  • Küçük ve ince tabakacıklar

[bitki bilimi]

  • Üzerinde bulunduğu organa yapışık, biçim ve yapıca çok basit yaprakların her biri

[hayvan bilimi]

  • Balıkların, sürüngenlerin ve bazı kuşlarla memelilerin vücudunu kaplayan boynuzsu, sert levhacık

    Bir adamla minimini bir kız çocuğu elleri balık pulu içinde balık avlıyordu. - Sait Faik Abasıyanık

[eskimiş]

  • Akçeden küçük metal para

Ata Sözleri ve Deyimler

  • pula dönmek
  • pul tutmak

Birleşik Kelimeler: pul biber, pul kanatlılar, pul koleksiyoncusu, pul koleksiyonculuğu, pul pul, pul şişe, para pul, damga pulu, denetim pulu, evren pulu, posta pulu, taksa pulu

İLKOKUL

[isim]

[eskimiş]

  • Zorunlu öğrenim çağındaki kız ve erkek çocuklarının temel eğitim ve öğretimini sağlamak için devletçe açılan veya açılmasına izin verilen dört yıllık okul, ilk mektep, iptidai, iptidai mektep

KARADUL

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Sokması büyük acı veren, iri, esmer, zehirli örümcek (Latrodectus mactans)

MAKBUL (Kelime Kökeni: Arapça maḳbūl)

[sıfat]

  • Kabul edilen
  • Beğenilen, hoş karşılanan

    Kahvenin dibekte dövüleni her zaman daha makbul ve içimi şöhretliydi. - Samiha Ayverdi

  • Geçer, geçerli

Ata Sözleri ve Deyimler

  • makbule geçmek
  • makbul olmak

MEDLUL (Kelime Kökeni: Arapça medlūl)

[isim]

[eskimiş]

  • Anlam

TEMBUL (Kelime Kökeni: Farsça tenbūl)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Hindistan'da yetişen, tırmanıcı bir tür biber ağacı (Piper betle)