Ufa ile Başlayan Kelimeler

UFA ile başlayan 16 kelime bulunuyor. Başında UFA olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde ufa olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

9 Harfli Kelimeler

UFALAYICI23, UFALANMAK17

8 Harfli Kelimeler

UFARAKÇA18, UFALTMAK16, UFALANMA16, UFALAMAK16

7 Harfli Kelimeler

UFALTMA15, UFALMAK15, UFALAMA15, UFAKLIK15

6 Harfli Kelimeler

UFACIK17, UFAKÇA16, UFALMA14, UFAKLI14, UFARAK13

4 Harfli Kelimeler

UFAK11

UFAK

[sıfat]

  • Boyutları normalden küçük

    Ufak ev.

  • Yaşça daha küçük olan

    Bir sabah ufak, sarışın, ela gözlü bir kız karşıma geldi. - Necip Fazıl Kısakürek

  • Makam, derece bakımından geri olan

    Ufak bir memuriyet de olsa olurdu. - Orhan Kemal

  • Kısa bir süre

    Ufak bir istirahatten sonra oyuncular birinci muvaffakiyetin tesiri ile ikinci bir raksa başladılar. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

[mecaz]

  • Önemsiz, çok az

    Ufak bir ameliyatla yüzük kesilip alındı. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ufak at da civcivler yesin

Birleşik Kelimeler: ufak çapta, ufak para, ufak tefek, ufak ufak, ufaktan ufağa, ufaktan ufaktan, ekmek ufağı

UFARAK

[sıfat]

  • Biraz ufak

    Kara ve pos bıyıklar bu kuru ve ufarak yüzü karanlıklar içinde bırakıyordu. - Peyami Safa

UFALMA

[isim]

  • Ufalmak durumu

UFALTMA

[isim]

  • Ufaltmak işi

UFALMAK

[nesnesiz]

  • Büyükken daha ufak duruma gelmek, küçülmek

    Ne söyleyeceğimi şaşırmış, bir sandalyenin ucunda gittikçe ufalarak oturdum. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Büzülmek, küçülmek

    Bu sözleri söylerken mebusun gözleri süzülerek ufalıyordu. - Peyami Safa

[mecaz]

  • Küçülmek, değersiz duruma gelmek

UFALAMA

[isim]

  • Ufalamak işi

UFAKLIK

[isim]

  • Ufak olma durumu
  • Küçük çocuk

    Her seferinde ufaklıklardan en büyüğü açardı telefonu. - Elif Şafak

  • Bozuk para

[ünlem]

  • Çocuklar için kullanılan bir seslenme sözü

[şaka yollu]

  • Bit

UFALTMAK

[-i]

  • Büyük olan bir şeyi daha küçük duruma getirmek, küçültmek

UFALANMA

[isim]

  • Ufalanmak işi

UFALAMAK

[-i]

  • Kırarak, ovarak veya ezerek ufak parçalara ayırmak

    Bahçenin çevresi lavanta çiçekleriyle çevrili. Eğildim, kopardım bir tutam ve avucumda iyice ufaladım. - Nazım Hikmet

[argo]

  • Hırpalamak

UFAKÇA

[sıfat]

  • Oldukça ufak, ufarak

UFALANMAK

[nesnesiz]

  • Ufalama işi yapılmak, ufak parçalara ayrılmak

UFACIK

[sıfat]

  • Çok ufak, küçücük

    Tepede ev yerine evcilik oynayan ufacık bir kız gördüler. - Lâtife Tekin

Birleşik Kelimeler: ufacık tefecik

UFARAKÇA

[sıfat]

  • Oldukça ufak veya küçük

UFALAYICI

[sıfat]

  • Ufalama işini yapan

[isim]

  • Pis suda bulunan iri maddelerin ufalanmasını sağlayan alet