Tü ile Biten 7 Harfli Kelimeler

TÜ ile biten 7 harfli 24 kelime bulunuyor. Sonu olan 7 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Tü ile başlayan 7 harfli kelimeler. İçinde Tü olan 7 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

BÖĞÜR26, HÖPÜR25, SÖVÜN24, ÇÖZÜN23, GÖMÜL22, BÖBÜR21, GÖRÜN21, BAŞÖR20, ÇÖKÜN20, BÖLÜN19, DÖKÜN19, YÜZÜS19, SÖKÜN18, DİZÜS17, GÜRÜL17, SUÇÜS17, SÜZÜN17, KIÇÜS16, BÜKÜN15, KÜMÜL14, KÜTÜR13, ÜRKÜN13, ENSTİ10, TEMET10

ENSTİTÜ (Kelime Kökeni: Fransızca institut)

[isim]

  • Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu

    Türkiyat Enstitüsü.

    Gönül, daha birçoklarının bu enstitüde kabiliyetlerini bilemesini istiyor. - Haldun Taner

Birleşik Kelimeler: eğitim enstitüsü, güzellik enstitüsü, sanat enstitüsü

TEMETTÜ (Kelime Kökeni: Arapça temettuʿ)

[isim]

[eskimiş]

[ticaret]

  • Kazanç

Birleşik Kelimeler: temettü hissesi

KÜTÜRTÜ

[isim]

  • Kütürdeme sırasında çıkan sesin adı

ÜRKÜNTÜ

[isim]

  • Ürkme duygusu, tevahhuş

    Işıltılı gözlerinde en ufak bir ürküntü yoktu. - Nezihe Araz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ürküntü vermek

KÜMÜLTÜ

[isim]

[halk ağzında]

  • Kırlarda, ormanlarda eğreti olarak yapılmış bekçi veya avcı kulübesi

BÜKÜNTÜ

[isim]

  • Bükme sonucu oluşan biçim veya iz
  • Bağırsakta olan ağrı

[halk ağzında]

  • Dönemeç, viraj

KIÇÜSTÜ

[zarf]

  • Kıçı yere gelmiş durumda

    Kazara çarptım herifçioğluna, koyduğu şeytan minarelerinin üstüne kıçüstü düşüverdi. - Sait Faik Abasıyanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kıçüstü oturmak

DİZÜSTÜ

[isim]

  • Bilgisayarın her türlü donanımı ile küçültülerek taşınabilir duruma getirilmiş biçimi

    Yarın yola çıkıyoruz. Dizüstümü yanıma alıyorum. Raporlarım aksamayacak. - Refik Erduran

Birleşik Kelimeler: dizüstü bilgisayar

GÜRÜLTÜ

[isim]

  • Aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin bütünü, patırtı, şamata

    Gemi baş döndüren zaferli bir gürültüyle indi sulara. - Çetin Altan

[mecaz]

  • Birçok kişinin karıştığı kavga, karışıklık veya tartışma

    İşçiler arasındaki gürültü.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • gürültü bastırmak
  • gürültü çıkarmak (veya etmek veya koparmak veya yapmak)
  • gürültü çıkmak
  • gürültü istemeyen kazancı dükkânına girmez
  • gürültüye gelmek
  • gürültüye getirmek (veya boğmak)
  • gürültüye gitmek
  • gürültüye pabuç bırakmamak
  • gürültüye vermek

Birleşik Kelimeler: gürültü kirliliği, gürültü patırtı, kuru gürültü, gök gürültüsü

SUÇÜSTÜ

[isim]

[hukuk]

  • Birini suç işlerken yakalama, cürmümeşhut, meşhut suç

[zarf]

  • Suç işlerken

    Oynadığı kumlukta suçüstü yakalanan bir çocuk ürkekliğiyle kaçıvermiş, ortadan kayboluvermiştir. - Necip Fazıl Kısakürek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • suçüstü yakalamak

Birleşik Kelimeler: suçüstü mahkemesi

SÜZÜNTÜ

[isim]

  • Bir sıvıyı süzerek elde edilen tortu

[biyoloji]

  • Vücut suyunun dışarı atılması sırasında böbrekte kıvrımlı kanalcıklara geçen ve içinde çeşitli kimyasal maddeler bulunan sıvı

SÖKÜNTÜ

[isim]

  • Sökülen şeyin parçası
  • Ağaçlık yerden açılan tarla

BÖLÜNTÜ

[isim]

  • Bölünmüş parça

[toplum bilimi]

  • Fraksiyon

DÖKÜNTÜ

[isim]

  • Dökülmüş, saçılmış şeyler

    Onlar kendi küfleri, kendi yırtık pırtıkları, kendi döküntüleriyle yaşayabiliyorlar. - Yahya Kemal Beyatlı

  • Bir topluluktan geri kalmış kimseler
  • Bozuntu
  • Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi
  • Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı

[mecaz]

  • Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse

    Meşrutiyete uygun yönetim, yurt hainlerinin döküntüleriyle kurulamaz. - Hüseyin Cahit Yalçın

[sıfat]

[mecaz]

  • İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat

    Şoföre önce kentin en döküntü mahallelerinin adını söylediler. - Çetin Altan

[tıp]

  • Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti

[coğrafya]

  • Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer

YÜZÜSTÜ

[zarf]

  • Yüzü yere gelecek biçimde, yüzükoyun

    Dişçi, kendini yüzüstü bir kanepeye attı. - Reşat Nuri Güntekin

[mecaz]

  • Başlanmış fakat tamamlanmamış bir durumda

    Elbette birçok önemli konulara el attı ama ulusumuzun temel sorunlarından bazıları yüzüstü duruyor. - Talât Halman

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yüzüstü bırakmak
  • yüzüstü kalmak