TÖSKÜRTMEK Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler

TÖSKÜRTMEK harflerini içeren 5 harfli 29 kelime bulunuyor. 5 harfli TÖSKÜRTMEK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

SÖKÜM15, KÖMÜR14, KÖKSÜ14, SÖKÜK14, TÜMÖR14, KÜTÖR13, KÖRÜK13, KÖSEM13, ÖRTÜK13, SÖKME13, ÖRMEK12, ÖRTME12, ÖTMEK12, TRÖST12, KÖTEK11, KÜSME9, KÜMES9, SÜMER9, SÜMEK9, SÜRME9, SÜTRE8, SÜREK8, TÜTME8, ÜTMEK8, ÜRKME8, KÜREK7, KÜKRE7, ÜRKEK7, TEKST6

TEKST (Kelime Kökeni: Fransızca texte)

[isim]

  • Metin

    Holdinglere reklam teksti yazan benden kat kat fazla kazanıyor. - Haldun Taner

KÜREK

[isim]

  • Toprak, kömür vb.ni bir yerden bir yere alıp atmaya, taşımaya yarayan ve yayvan bir bölümü, buna bağlı uzun bir sapı bulunan araç

    Ölünün cesedi üstüne atılan birkaç kürek toprak gibi hatırası üzerine kapanan birkaç satır yazı! - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Kürek cezası

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kürek çekmek
  • kürek kadar dili olmak

Birleşik Kelimeler: kürek ayaklılar, kürek cezası, kürek kemiği, kürek kürek, alabanda kürek, çalakürek, macun küreği

KÜKRE

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Öfke veya cinsel istek yüzünden saldırıcı bir durum alan (hayvan)

ÜRKEK

[sıfat]

  • Çok ürken, korkuya çabuk kapılan
  • Çekingen

    Kız, benzi uçmuş, yarı ürkek, yarı yalvarışlı gülümsüyordu ona. - Tarık Buğra

SÜTRE (Kelime Kökeni: Arapça sutre)

[isim]

  • Perde, örtü
  • Evde veya açık alanda namaz kılarken öne konulan nesne

[askerlik]

  • Düşman gözünden ve ateşinden korunmaya yarar doğal veya yapma siper

SÜREK

[isim]

  • Süren, devam eden zaman

[sıfat]

  • Hızlı süren, hızlı giden

[halk ağzında]

  • Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü

Birleşik Kelimeler: sürek avı

TÜTME

[isim]

  • Tütmek işi

    Birini bulup da evlenirsem birkaç yıl içinde, yeniden bir ocak tütmeye başlar diye düşünüyordum. - Memduh Şevket Esendal

ÜTMEK

[-i]

[halk ağzında]

  • Bir şeyi, tüylerini yakmak için alevden geçirmek
  • Taze buğday veya mısırı ateşe tutup pişirmek

[-i]

[halk ağzında]

  • Oyunda yenerek bir şey kazanmak, utmak

ÜRKME

[isim]

  • Ürkmek işi, tevahhuş

KÜSME

[isim]

  • Küsmek işi

KÜMES (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer

    Ne kümeste tavuk bırakırmış ne ahırda hayvan ne de ağılda koyun. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

[mecaz]

  • Ufak ev

    Bu murdar kümeste nasıl oturuyorsun bilmem? - Ahmet Midhat

Birleşik Kelimeler: kümes hayvanları, tavuk kümesi

SÜMER

[isim]

  • Mezopotamya'da yaşamış bir ulus ve bu ulustan olan kimse

SÜMEK

[isim]

[halk ağzında]

  • Eğirilmek için temizlenmiş, taranmış yumak biçiminde yün

SÜRME

[isim]

  • Sürmek işi
  • Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü

    Kapıyı kapadı. Üstünde anahtar ve sürme yoktu. - Peyami Safa

  • Masa ve dolapta küçük çekmece

[sıfat]

  • Sürülerek kullanılan

    Sürme kapak. Sürme kapı.

Birleşik Kelimeler: sürme iskele, iç sürme, kökten sürme, top sürme

[isim]

  • Kirpik diplerine sürülen siyah boya, sürme, is

    Genç güzel aşçı kadının kirpiklerinde sürme, parmaklarında kına yoktu. - Aka Gündüz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sürme çekmek
  • sürmeyi gözden çekmek

[isim]

  • Sürme mantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı, rastık

Birleşik Kelimeler: sürme mantarları, buğday sürmesi

KÖTEK (Kelime Kökeni: Farsça kūtek)

[isim]

  • Baston, sopa
  • Sopayla atılan dayak, patak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kötek atmak (veya çekmek)
  • kötek yemek

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Gölge balığı