TÖSKÜRTME Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
TÖSKÜRTME harflerini içeren 5 harfli 22 kelime bulunuyor. 5 harfli TÖSKÜRTME kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Töskürtme ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Töskürtme olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
SÖKÜM15,
TEKST (Kelime Kökeni: Fransızca texte)
-
Metin
Holdinglere reklam teksti yazan benden kat kat fazla kazanıyor. - Haldun Taner
SÜTRE (Kelime Kökeni: Arapça sutre)
- Perde, örtü
- Evde veya açık alanda namaz kılarken öne konulan nesne
- Düşman gözünden ve ateşinden korunmaya yarar doğal veya yapma siper
SÜREK
- Süren, devam eden zaman
- Hızlı süren, hızlı giden
- Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü
Birleşik Kelimeler: sürek avı
TÜTME
-
Tütmek işi
Birini bulup da evlenirsem birkaç yıl içinde, yeniden bir ocak tütmeye başlar diye düşünüyordum. - Memduh Şevket Esendal
ÜTMEK
- Bir şeyi, tüylerini yakmak için alevden geçirmek
- Taze buğday veya mısırı ateşe tutup pişirmek
- Oyunda yenerek bir şey kazanmak, utmak
ÜRKME
- Ürkmek işi, tevahhuş
KÜSME
- Küsmek işi
KÜMES (Kelime Kökeni: Rumca)
-
Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer
Ne kümeste tavuk bırakırmış ne ahırda hayvan ne de ağılda koyun. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
-
Ufak ev
Bu murdar kümeste nasıl oturuyorsun bilmem? - Ahmet Midhat
Birleşik Kelimeler: kümes hayvanları, tavuk kümesi
SÜMER
- Mezopotamya'da yaşamış bir ulus ve bu ulustan olan kimse
SÜMEK
- Eğirilmek için temizlenmiş, taranmış yumak biçiminde yün
SÜRME
- Sürmek işi
-
Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü
Kapıyı kapadı. Üstünde anahtar ve sürme yoktu. - Peyami Safa
- Masa ve dolapta küçük çekmece
-
Sürülerek kullanılan
Sürme kapak. Sürme kapı.
Birleşik Kelimeler: sürme iskele, iç sürme, kökten sürme, top sürme
-
Kirpik diplerine sürülen siyah boya, sürme, is
Genç güzel aşçı kadının kirpiklerinde sürme, parmaklarında kına yoktu. - Aka Gündüz
Ata Sözleri ve Deyimler
- sürme çekmek
- sürmeyi gözden çekmek
- Sürme mantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı, rastık
Birleşik Kelimeler: sürme mantarları, buğday sürmesi
ÖRMEK
-
İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak veya geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak
Balık ağı örerken, ağları tamir ederken okur o! - Sait Faik Abasıyanık
-
Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak
Paltonun sırtını güve yemişti de ben örmüştüm. - Burhan Felek
-
Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak
Kız saçlarını örmüş.
-
Duvar yapmak veya onarmak
Bu duvarı iki günde ördüler.
-
Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak
Bu yeni zevke göre şiir ve nesir örenler yok. - Yahya Kemal Beyatlı
-
Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak
Yaşadıkça kendi kabuğunu yetiştiren sümüklü böcek gibi talihimizi biz kendimiz öreriz. - Abdülhak Şinasi Hisar
ÖRTME
- Örtmek işi
-
Başörtüsü
Kızlığında, başlarına soluk örtmelerini alır, yünlerini sırtlar, ırmak boyuna yün boyamaya giderdi. - Nezihe Meriç
-
Üstü kapalı, önü açık yer
Damın örtmesinin altında hasta koyunlara bakıyordu bir adamla beraber. - Yaşar Kemal
ÖTMEK
-
Kuş veya böcekler, değişik tonda ses çıkarmak
Gelmiş o yaylanın baharı / Öter bülbüller hoştur avazı - Âşık Veysel
- Herhangi bir nesne, sürekli ses çıkarmak
-
Üflemeli çalgıların sesi çıkmak
Bu flüt ötmüyor.
-
Anlamsız, boş konuşmak
Onlar saçma sapan ötüp dururken ben içimden şöyle düşünüyordum. - Refik Halit Karay
- (Sarhoş) kusmak
- Gizli bir şeyi söylemek
TRÖST (Kelime Kökeni: Fransızca trust)
- Aynı alanda iş yapan çeşitli ortaklıkların hisse senetlerinin, bir denetim teşkilatına teslim edilmesi ve yönetimin bir teşkilatı yöneten gruba aktarılmasıyla oluşan, tekelci sermayedarlığa dayanan ortaklıklar birliği