Tep ile Başlayan Kelimeler

TEP ile başlayan 51 kelime bulunuyor. Başında TEP olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Tep ile biten kelimeler. İçinde tep olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

TEPELEMESİNE18

11 Harfli Kelimeler

TEPKİSİZLİK19, TEPİNDİRMEK18

10 Harfli Kelimeler

TEPEGÖZLER27, TEPHİRHANE22, TEPİNDİRME17, TEPİRLEMEK15, TEPİKLEMEK15, TEPELETMEK15, TEPELENMEK15

9 Harfli Kelimeler

TEPSERMEK15, TEPİRLEME14, TEPİKLEME14, TEPELETME14, TEPELENME14, TEPELEMEK14, TEPKİNLİK13, TEPETAKLA13

8 Harfli Kelimeler

TEPEBAŞI18, TEPEÜSTÜ17, TEPİŞMEK16, TEPKİSİZ16, TEPSERME14, TEPİLMEK13, TEPİNMEK13, TEPKİMEK13, TEPKİSEL13, TEPELEME13

7 Harfli Kelimeler

TEPEGÖZ24, TEPESİZ15, TEPİŞME15, TEPECİK14, TEPİNİŞ14, TEPKİME12, TEPİNME12, TEPİLME12, TEPELİK11, TEPKİLİ11

6 Harfli Kelimeler

TEPHİR14, TEPMEK11, TEPKİN10, TEPELİ10

5 Harfli Kelimeler

TEPİŞ12, TEP10, TEPME10, TEP9, TEPKE9, TEPİR9, TEPİK9

4 Harfli Kelimeler

TEPİ8, TEPE8

TEPİ

[isim]

[ruh bilimi]

  • Bir işi yapmak, harekete geçmek için duyulan ve bireyin engelleyemeyeceği kadar güçlü istek, içtepi, itki

Birleşik Kelimeler: içtepi

TEPE

[isim]

  • Bir şeyin en üstteki bölümü

    Pencere önünde dimdik durmuş, kocaman ağaçların tepesine bakıyordunuz. - Sait Faik Abasıyanık

  • Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası

    Ekşisu'da trenden indikleri sırada güneş tam tepelerindeydi. - Necati Cumalı

[teklifsiz konuşmada]

  • Birinin yanı başı, baş ucu

    Tepemde durup canımı sıktı.

[anatomi]

  • Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü

    Güneş sanki yalnız sizin tepenize ışık ve sıcaklık aksettirmeye çalışıyor. - Refik Halit Karay

[coğrafya]

  • Yüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi

    Derenin sağ tarafında yükselen tepenin yamaçları daha hafif eğimli, daha genişti. - Necati Cumalı

[matematik]

  • Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri

[matematik]

  • İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası

[matematik]

  • Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tepeden bakmak
  • tepesi atmak
  • tepesinde bitmek
  • tepesinde değirmen çevirmek
  • tepesinde havan dövmek
  • tepesinden kaynar sular dökülmek
  • tepesine binmek (veya çıkmak)
  • tepesine dikilmek
  • tepesinin tası atmak
  • tepesi üstü

Birleşik Kelimeler: tepe açısı, tepe aşağı, tepebaşı, Tepebaşı, tepe camı, tepegöz, tepegözler, tepe lambası, tepetakla, tepe tomurcuğu, tepeüstü, tepe üstü, tepeden ayağa, tepeden inme, tepeden tırnağa, ada tepe, dere tepe, tanık tepe, dalga tepesi, hacet tepesi

TEPKİ

[isim]

  • Bir cismin kendini iten veya sıkıştıran başka bir cisme gösterdiği karşı etki, aksülamel, reaksiyon
  • Herhangi bir etkiye cevap olarak doğan, genellikle olumsuz söz veya davranış

    Seyircilerin şaşkınlığı geçince tepkisi başladı. - Haldun Taner

  • Karşılık verme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tepki çekmek
  • tepkide bulunmak
  • tepki duymak
  • tepki göstermek
  • tepki koymak
  • tepki vermek

TEPKE

[isim]

[biyoloji]

  • Dıştan gelen bir uyarım sonucu doğan hareket, salgı gibi iç tepkilere yol açan irade dışı sinir etkinliği, yansı, refleks

[ruh bilimi]

  • Dıştan veya içten gelen bir uyarım sonucunda organizmada tepkilere yol açan istemsiz sinir etkinliği, refleks

Birleşik Kelimeler: koşullu tepke, koşulsuz tepke

TEPİR

[isim]

[halk ağzında]

  • Tahılı saman ve kavuzlardan ayırmaya yarayan, kıldan veya kamıştan yapılmış elek

TEPİK

[isim]

[halk ağzında]

  • Tekme

TEPKİN

[sıfat]

  • Tepkime özelliği olan, tepkiyen

TEPELİ

[sıfat]

  • Tepesi olan

    Tepeli arazi.

  • Başında sorguç, hotoz vb. bir süs bulunan (kuş)

    Tepeli tavuk.

Birleşik Kelimeler: tepeli akbaba, tepeli bülbül, tepeli dalgıç, tepeli deve kuşu, tepeli horoz, tepeli köstebek, tepeli patka, tepeli tarla kuşu, tepeli tavuk, tepeli toygar

TEPSİ

[isim]

  • Fincan, tabak, bardak vb. şeyleri taşımaya yarayan, derinliği olmayan, türlü büyüklükte düz kap
  • İçinde börek, tatlı vb. pişirmeye yarayan, az derin, geniş, düz kap

    Bir küçük çırak, koltuğunda pasta dolu bir tepsiyle dışarı çıktı. - Sait Faik Abasıyanık

[sıfat]

  • Bu kap biçiminde olan

[sıfat]

  • Bir kabın alabileceği miktarda olan

    İki tepsi börek.

Birleşik Kelimeler: kahve tepsisi

TEPME

[isim]

  • Tepmek işi

[halk ağzında]

  • Tekme

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Suda çiğnenerek keçeleştirilen yünden dokunmuş (kumaş, keçe vb.)

Birleşik Kelimeler: geri tepme

TEPELİK

[sıfat]

  • Tepesi çok olan (yer)

[isim]

  • Bir yapının veya bir mobilyanın en yukarısına süs olarak yapılan bölüm

[isim]

  • Anadolu'da köylü kadınların kullandıkları, altın ve gümüş paralarla, bazı değerli taşlarla süslü başlık

[isim]

  • Sorguç

TEPKİLİ

[sıfat]

  • Tepkisi olan
  • Tepki gücü ile çalışan

    Tepkili tüfek.

Birleşik Kelimeler: tepkili uçak

TEPMEK

[-i]

  • Hayvan, ayağıyla vurmak
  • Üzerine basarak sıkıştırmak

    Yünleri çuvala tepmek.

  • Çokça yürümek

    Bu topraklı yolları tepmeden oraya varmak zordur.

  • Silah ateşlendiğinde arkaya baskı yapmak

    Tüfek geri tepti, omzunu incitti.

[mecaz]

  • Değerini anlamamak veya kestirememek, geri çevirmek

    Gelmiş buraya, başını sokacak, ekmeğini kazanacak bir yer bulmuş, hiç bunu teper mi? - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[mecaz]

  • Yeniden ortaya çıkmak, tazelenmek, depreşmek

    Gündüz ya bir yere sokulup uyur ya sessiz sedasız sokaklarda dolaşır fakat akşam oldu mu derdi teper. - Halide Edip Adıvar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tepe tepe kullanmak
  • teptim keçe oldu, sivrilttim külah oldu

TEPKİME

[isim]

[kimya]

  • Birbirini etkileyen maddeler arasında ortaya çıkan durum, reaksiyon, teamül

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tepkimeye girmek

Birleşik Kelimeler: zincirleme tepkime

TEPİNME

[isim]

  • Tepinmek işi

    O daha Karagöz'ün hatırlanışı ile gülümserken salonda da ıslık, tepinme başladı. - Tarık Buğra