TELEFONCU Harflerini İçeren 3 Harfli Kelimeler
TELEFONCU harflerini içeren 3 harfli 22 kelime bulunuyor. 3 harfli TELEFONCU kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Telefoncu ile başlayan 3 harfli kelimeler. İçinde Telefoncu olan 3 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
FUL10,
NET (Kelime Kökeni: Fransızca net)
- Bütün çizgileri belirgin olan, gözün bütün ayrıntılarıyla algılanan, iyi görünen
- İyi duyulan (ses)
-
Kesintilerden sonra geri kalan miktarda olan, safi
Bin beş yüz net veriyorlardı, vergi, sigorta çıktıktan sonra. - Haldun Taner
-
Açık seçik olan, anlaşılmaz yanı bulunmayan
Hayatını didik didik etmek, son beş altı yıllık çizgisini net olarak ortaya çıkarmak istiyordu. - Tarık Buğra
Birleşik Kelimeler: net resim, net ücret
- Tenis, masa tenisi gibi oyunlarda servis atışlarında topun karşı sahaya geçerken fileye değdiğini belirtmek için kullanılan bir söz
TEL
-
Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne
Gelin teli. Telgraf teli.
-
Bu nesneden yapılmış veya bu nesne biçiminde olan
Tel kafes. Tel çivi.
- Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne
-
İnsan saçını oluşturan ipçik
İki açık sarı tel terli alnımızın üstüne yapışmıştı. - Sait Faik Abasıyanık
- Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri, lif
Ata Sözleri ve Deyimler
- tel çekmek
- teli kırmak
- teller takmak
- tel takınmak
Birleşik Kelimeler: tel cambazı, tel çivi, tel dikiş, tel dokuma, tel dolap, tel fırça, tel halat, tel kadayıf, tel kafes, telkâri, tel kurdu, tel küf, tel küflüce, tel örgü, tel şehriye, tel tel, tel zımba, dikenli tel, bam teli, elektrik teli, gelin teli, kafes teli, telgraf teli, ses telleri
- Telgraf
Ata Sözleri ve Deyimler
- tel çekmek
Birleşik Kelimeler: telyazı
TEN (Kelime Kökeni: Farsça ten)
- İnsan vücudunun dış yüzü, cilt
- Vücut
Birleşik Kelimeler: ten fanilası, ten rengi
LOT (Kelime Kökeni: Fransızca lot)
- Tutam (II)
NOT (Kelime Kökeni: Fransızca note)
-
Bir şeyi hatırlamak için yazılan kısa yazı
Kitaplardan birinin kenarına bir not yazmışsın. - Reşat Nuri Güntekin
- Okullarda öğrencinin dersle ilgili bilgi ve beceri düzeyini göstermek üzere öğretmenlerce verilen sayı, derece
- Bir şeyin niteliği üzerine edinilen kanı
Ata Sözleri ve Deyimler
- not almak
- not atmak
- not düşmek
- not etmek
- not kırmak
- not tutmak
- notunu vermek
- not vermek
Birleşik Kelimeler: dipnot, geçer not, geçmez not, sonnot, tam not, ders notu, el notu
OLE (Kelime Kökeni: İspanyolca ole)
-
Yaşa
Gözler kamaştıran şala, meftun eden güle / Her kalbi dolduran zile, her sineden ole! - Yahya Kemal Beyatlı
TOL
- Taş kemer veya taş kemerlerle yapılmış ev, oda, kapı vb. şey
- Yayla veya bahçe kulübesi
-
Küçük köy
Bu demir yolu, bu yana gidersen derenin boyuna alır, iner Kara Hasan toluna. - Memduh Şevket Esendal
TON (Kelime Kökeni: Fransızca tonne)
- Bir metreküp hacminde ve + 4 °C'deki arı suyun ağırlığı
- Bin kilogramlık ağırlık birimi
- İnsan veya çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi
-
Konuşmada sesin duyguları belirtecek biçimde çıkması
Bunun farkında olmadan, üstelik de hiç istemeden içli bir tonla söylemiş olacağım. - Haldun Taner
-
Bir rengin koyuluk veya açıklık derecesi
Siyah ve beyazın tonlarını son derece hünerle kaynaştırır. - Yusuf Ziya Ortaç
- Ses titreşimlerinin yükselip alçalması, titrem
Birleşik Kelimeler: anlatım tonu
TUL (Kelime Kökeni: Arapça ṭūl)
- Boylam
- Uzunluk
Birleşik Kelimeler: tul derecesi
TUN (Kelime Kökeni: Farsça tūn)
- Gizli yer, köşe bucak
Ata Sözleri ve Deyimler
- tundan tuna atmak
Birleşik Kelimeler: tun tun
ECE
- Kraliçe
-
Güzel kadın
Dün Sirkeci istasyonunu görmeliydiniz, ecemiz geldi. - Falih Rıfkı Atay
CET (Kelime Kökeni: Arapça cedd)
-
Dede, büyükbaba, ata
Nice yıl, cetlerimiz kökleşerek bir yerde, manevi varlığının resmini çizmiş havaya. - Yahya Kemal Beyatlı
Ata Sözleri ve Deyimler
- ceddine (veya yedi ceddine) lanet
- ceddine rahmet
Birleşik Kelimeler: cetbecet
EFE
- Yiğit, özellikle Batı Anadolu köy yiğidi, zeybek
- Ağabey
-
Kabadayı
Düğünevinin avlusuna girerken yeni düze inmiş efeler gibi nara attı. - Ömer Seyfettin
- Kaptan
FEN (Kelime Kökeni: Arapça fenn)
-
Fizik, kimya, matematik ve biyolojiye verilen ortak ad
Fen fakültesi.
-
Fizik, kimya, matematik ve biyolojiden elde edilen verileri iş ve yapım alanında uygulama, teknik
Edison, bilimden çok fenne hizmet etmiştir.
-
Bilim, bilgi
Hocalar dinde, hekimler fende ayıp yok, derlerdi. - Falih Rıfkı Atay
-
Hile, hilekârlık
Erkeğin en budalası yine karısını aldatmak fennini bulur. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ata Sözleri ve Deyimler
- fennini almak (veya kapmak)
Birleşik Kelimeler: fen bilimi, fen bilimleri
FEL
- Görüngü