TEKRARLANMAK Harflerini İçeren 8 Harfli Kelimeler
TEKRARLANMAK harflerini içeren 8 harfli 22 kelime bulunuyor. 8 harfli TEKRARLANMAK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
ARLANMAK9,
KARAKTER (Kelime Kökeni: Fransızca caractère)
- Ayırt edici nitelik
-
Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye
Yıldız'ın iyi bir eğitimi, kuvvetli bir karakteri var. - Aka Gündüz
-
Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi
Pek uysal, tatlı, neşeli karakterine rağmen dostum kavgacıdır. - Refik Halit Karay
- Basımda harf türü
- Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse
- Bireyin kendi kendine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü
Birleşik Kelimeler: başat karakter, başkarakter, nörotik karakter, yazı karakteri
ARLANMAK
-
Utanmak
Ramazan günü alenen meyveli gazoz içmeye arlanmıyor musun? - Haldun Taner
ANLATMAK
-
Bilgi vermek, izah etmek
Gece sabaha kadar düşündüğü şeyleri babasına da anlatmak isterdi. - Peyami Safa
- Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak
-
Nakletmek
Sonra bir hikâye anlattı. - Abdülhak Şinasi Hisar
Ata Sözleri ve Deyimler
- anlata anlata bitirememek
ATLANMAK
-
Ata binmek
Az sonra ulaklar oba beylerine haber ulaştırmak için atlanmışlardı. - Nezihe Araz
- At edinmek
-
Atlama işi yapılmak
Burası atlanacak yer değil! Bu yazıda birkaç satır atlanmış.
AKTARMAK
- Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek
- Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek
- Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak
- Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek
-
İletmek, bildirmek
Derdini size aktarıp arınmış, sizi zehirleyip bırakmıştır. - Haldun Taner
- Bir kitabı başından sonuna kadar okumak
- Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak
- Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak
-
Alıntılamak
Onun yerine Salâh Birsel'in bir şiirini aktaracağız. - Salâh Birsel
- Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak
-
Tür değişikliği yapmak
Romanı dizi filme aktarmak.
- Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak
- Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek
AKMANTAR
- Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar, keçi mantarı (Agaricus campestris)
AKLANMAK
-
Ak olmak, temizlenmek
Bu çamaşır ne aklanır ne paklanır.
-
Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek
Yasak oyunum bu rejimde aklandı, Ulvi Uraz onu ramp ışığına çıkardı. - Haldun Taner
- Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak
KANTARMA
-
Azılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç
Gururu okşanılan bir erkek ise ağzına kantarma geçirilmiş bir küheylan kadar âcizdir, elinizde esirdir. - Hüseyin Cahit Yalçın
KANATMAK
-
Kanamasına yol açmak veya kanamasını sağlamak
Kendilerine acındırmak için yalandan kavgaya tutuşup birbirlerinin saçlarını başlarını yoldular. Yüzlerini kanattılar. - Lâtife Tekin
KANLAMAK
- Kana bulamak
KARARTMA
- Karartmak işi
-
Savaş durumunda düşman uçaklarından korunma amacıyla ışıkları örtme veya söndürme biçiminde alınan önlemlerin bütünü
Karartma saati yaklaşıyordu, bir an önce evlerine varmalıydılar. - Erendiz Atasü
KARARMAK
- Rengi karaya dönmek, siyahlaşmak
-
Işık sönmek, kısılmak veya gücü azalmak
Hava iyice kararmış, caddenin bütün elektrikleri yanmıştı. - Peyami Safa
- Ateş sönmeye yüz tutmak
- Kederlenmek, canı sıkılmak
-
Niteliğini yitirmek
Eşsiz hafızası sönüyor, sağduyusu kararıyordu. - Falih Rıfkı Atay
KARAMELA (Kelime Kökeni: İtalyanca caramella)
- Karamel
KALEMKÂR (Kelime Kökeni: Arapça ḳalem + Farsça -kār)
- Tavan ve duvarlara kabartma gibi görünen resimler yapan sanatçı
KARLAMAK
-
Kar yağmak
Grip salgınının, göğse bir taş gibi oturan bronşitin bütün sebebi havanın bir türlü karlayamamasında, karın yağmamasındaymış. - Nazım Hikmet