TEBDİLİHAVA Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler

TEBDİLİHAVA harflerini içeren 6 harfli 33 kelime bulunuyor. 6 harfli TEBDİLİHAVA kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

TEVBİH18, VAHDET18, BEDAVA16, HALVET16, HAVALE16, HAVALİ16, İHTİVA16, TAHVİL16, AVDETİ14, ADAVET14, BİTEVİ14, BEDİHİ14, TEVABİ14, TEDAVİ14, VADELİ14, VİLADİ14, VİDALA14, VALİDE14, AİLEVİ12, DAHİLİ12, HİTABE12, HALEBİ12, İHTİDA12, TEVALİ12, BADELİ10, HALİTA10, İBADET10, TEBDİL10, ADALET8, BETİLİ8, İADELİ8, İTİDAL8, TABELA8

ADALET (Kelime Kökeni: Arapça ʿadālet)

[isim]

  • Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe
  • Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme

    Hiçbir kuvvet beni adaletin tecellisi için çalışmaktan menedemeyecektir. - Nazım Hikmet

  • Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları

    Suçlular adaletin pençesinden kurtulamazlar.

  • Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk

    Germiyan'da Süleyman Şahımız adaletle hüküm sürer. - Feridun Fazıl Tülbentçi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • adalet dağıtmak
  • adalete teslim etmek
  • adalete teslim olmak
  • adaletine sığınmak

Birleşik Kelimeler: adalet kapısı, adalet mahkemesi, adalet örgütü, adalet sarayı, sosyal adalet

BETİLİ

[sıfat]

  • İçinde insan, hayvan ve doğa ögeleri bulunan (resim veya heykel), figüratif

Birleşik Kelimeler: betili sanat

İADELİ

[sıfat]

  • İadeli taahhütlü

[isim]

[edebiyat]

  • Divan edebiyatında her beytin son sözünü sonraki beytin ilk sözü yapma biçiminde ortaya çıkan söz sanatı, iade

Birleşik Kelimeler: iadeli taahhütlü

İTİDAL (Kelime Kökeni: Arapça iʿtidāl)

[isim]

  • Aşırı olmama durumu, ılımlılık, ölçülülük

    Onun her hissinde itidal vardı. - Abdülhak Şinasi Hisar

[mecaz]

  • Soğukkanlılık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • itidalini kaybetmek
  • itidalini muhafaza etmek

Birleşik Kelimeler: itidal sahibi

TABELA (Kelime Kökeni: İtalyanca tabella)

[isim]

  • Üzerinde tanıtıcı, belirtici bir yazı, açıklama, işaret veya resim bulunan, tahta veya sac parçası, levha

    Birinci kata çıkıyorum, tabelalara bakıyorum, aradığımı bulamıyorum. - Refik Halit Karay

  • Hastane, yatılı okul, askerî birlik gibi toplu yemek verilen yerlerde, günlük yemek için çıkarılan erzakın türünü, miktarını gösteren çizelge
  • Hastanelerde her hastanın gündelik yemek ve ilacının yazıldığı kâğıt

Birleşik Kelimeler: tabela bahis

HALİTA (Kelime Kökeni: Arapça ḫalīṭa)

[isim]

[eskimiş]

[kimya]

  • Alaşım

[mecaz]

  • Birden çok ögeden oluşmuş karmaşık bir bütün

    Dede tecrübe neticesiyle her insanın zıt şeylerden yoğrulmuş bir halita olduğunu biliyordu. - Halide Edip Adıvar

İBADET (Kelime Kökeni: Arapça ʿibādet)

[isim]

[din bilgisi]

  • Bir dinin buyruklarını yerine getirme

    Babamla gittiğim bayram namazlarından başka ibadet bilmezdim. - Yahya Kemal Beyatlı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ibadet de gizli, kabahat de
  • ibadet etmek

Birleşik Kelimeler: ibadethane

TEBDİL (Kelime Kökeni: Arapça tebdīl)

[isim]

[eskimiş]

  • Değiştirme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tebdil etmek
  • tebdil gezmek
  • tebdili şaşmak

Birleşik Kelimeler: tebdilihava, tebdilimekân, hava tebdili

AİLEVİ (Kelime Kökeni: Arapça ʿāʾilevī)

[sıfat]

  • Aileye dayalı

    Ailevi bir laubalilikle genç adam, köşe koltuğuna kuruldu. - Peyami Safa

  • Aile ile ilgili

DÂHİLÎ (Kelime Kökeni: Arapça dāḫilī)

[sıfat]

  • İçle ilgili

    Darülbedayi kısmını ve bu kısmın dâhilî şekil ve manzarasını anlatmalıyım. - Halit Fahri Ozansoy

Birleşik Kelimeler: dâhilî deniz, dâhilî harp, dâhilî nizamname, dâhilî talimatname

HİTABE (Kelime Kökeni: Arapça ḫiṭābe)

[isim]

[eskimiş]

  • Söylev

    Doktor Hikmet'e yönelmiş olmakla beraber sözleri artık umumi bir hitabe şeklini alıyordu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

HALEBİ (Kelime Kökeni: Arapça ḥalebī)

[isim]

[eskimiş]

  • Genellikle kumaş ölçmekte kullanılan, uzunluğu 50-70 santimetre arasında olan bir ölçü birimi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • halebi orada ise arşın burada

İHTİDA (Kelime Kökeni: Arapça ihtidāʾ)

[isim]

[eskimiş]

[din bilgisi]

  • Başka bir dinden çıkıp Müslüman olma

TEVALİ (Kelime Kökeni: Arapça tevālī)

[isim]

[eskimiş]

  • Arası kesilmeksizin sürme
  • Art arda gelme, ardı arası kesilmeme, sürüp gitme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tevali etmek

AVDETÎ (Kelime Kökeni: Arapça ʿavdetī)

[sıfat]

[din bilgisi]

  • İslam dinine dönen (genellikle Musevi)