TAKUNYACILIK Harflerini İçeren 7 Harfli Kelimeler
TAKUNYACILIK harflerini içeren 7 harfli 44 kelime bulunuyor. 7 harfli TAKUNYACILIK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
ULAYICI15,
ATAKLIK
-
Atak olanın durumu veya atak bir biçimde yapılan iş, davranış, cüret
Kara Yusuf ve arkadaşlarındaki ataklık halkı sarıyor. - Tarık Buğra
KANATLI
-
Kanadı olan
Senelerden beri leylek görmüyorum. Hatta bu kanatlı yaz seyyahlarının son senelerde İstanbul'a rağbetleri az. - Ahmet Haşim
Birleşik Kelimeler: eş kanatlı
TAKINAK
- Bilince takılarak korku ve bunalım yaratan, kişinin çabalarına karşın kurtulamadığı düşünce
ANIKLIK
- Uyanıklık
KANITLI
- Kanıtla gösterilmiş, müdellel
KALINTI
- Artıp kalan şey, bakiye
-
Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe
Efes, Bergama'nın kalıntıları, ulaştıkları uygarlığı serer gözler önüne. - Necati Cumalı
- İz, işaret
-
Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey
Bu babacan, filozof ve hazırcevap insanlar kuşağı, tükenen bir görgü devrinin son kalıntıları gibidir. - Haldun Taner
KAKINTI
- Sözü dinlenmeyen, rezil, itilip kakılan kimse
KATIKLI
- İçinde katık bulunan
Birleşik Kelimeler: katıklı aş
KATILIK
- Katı (I) olma durumu
-
Acımasız, duygusuz olma durumu
Öğretmenlik için lazım gelen metaneti ve kalp katılığını belki bu sayede kazanırım. - Reşat Nuri Güntekin
Birleşik Kelimeler: yüreği katılık
KATKILI
- İçine yabancı madde katılmış olan, karışık, saf olmayan
TIKANIK
-
Tıkanmış olan
Her adımın bir merdiven basamağındaki boğuk ve tıkanık gürültüsü kulağında sonu gelmeyen bir akisle uzuyordu. - Peyami Safa
AYNALIK
- Geminin ve bağlı bulunduğu limanın adı yazılan, düz veya az yuvarlak kıç bölüm
Birleşik Kelimeler: aynalık tahtası
AYAKLIK
- Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal
- Ayak basacak yer
- Ayakçak
- Kaide
- Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş
KAYALIK
-
Kayası çok olan yer
Irmak aşağıda bir yandan kayalığın üzerine şarıl şarıl boşanıyor. - Etem İzzet Benice
LAKAYIT (Kelime Kökeni: Arapça lāḳayd)
-
İlgisiz
Yüzündeki gülümseyiş geçti, yeniden lakayıt, uzak ve donmuş hâlini takındı. - Sait Faik Abasıyanık
-
İlgisiz bir biçimde
Kız, kendini mümkün olduğu kadar sakin, lakayıt gösterebilmek için elinden geleni yapmaya çalışmaktadır. - Esat Mahmut Karakurt
Ata Sözleri ve Deyimler
- lakayıt kalmak