T ile Başlayan K ile Biten 6 Harfli Kelimeler
T ile başlayan K ile biten 6 harfli 73 kelime bulundu.K ile başlayan T ile biten 6 harfli kelimeler
Ayrıca, "İçinde Tk olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
TEVFİK18,
TETKİK (Kelime Kökeni: Arapça tedḳīḳ)
-
İnceleme
Galata lokantalarının yemekleri üzerine tetkikler yapmaya başlamış. - Ahmet Rasim
-
Araştırma
Bu, apayrı bir tetkik mevzusudur. - Necip Fazıl Kısakürek
Ata Sözleri ve Deyimler
- tetkik etmek
TERLİK
-
Genellikle ev içinde giyilen, deri, naylon vb. şeylerden yapılan, arkası açık, hafif ve türlü biçimlerde ayak giysisi
Bu sıcak mevsimde tozlu ve yün terliklerini sürüyerek gidiyor. - Refik Halit Karay
-
Beyaz patiskadan dikilen veya yünden örülen takke, başlık
Kenarları dört parmak yağ bağlamış fesinin eski terlikten hiç farkı kalmamış. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Birleşik Kelimeler: mercan terliği
TİTREK
-
Titreyen, lerzan
O gece şu çinilerin üstünde titrek mum ışıkları kim bilir ne korkunç gölgeler koşturdu. - Ruşen Eşref Ünaydın
Birleşik Kelimeler: titrek kavak
TAKTİK (Kelime Kökeni: Fransızca tactique)
- Türlü savaş araçlarını belli bir sonuca ulaşmak amacıyla etkili biçimde birleştirerek ve kullanarak kara, deniz veya hava savaşını yönetme sanatı
- Oyunlarda oyuncunun veya takımlardan herhangi birinin uygulayacağı oyun yöntemi
-
İstenen sonuca ulaşmak amacıyla izlenen yol ve kullanılan yöntemlerin tümü
Hayatında ilk ve son defa başvurduğu taktik de bu oldu. - Tarık Buğra
Ata Sözleri ve Deyimler
- taktik vermek
TEKNİK (Kelime Kökeni: Fransızca technique)
-
Bir sanat, bir bilim, bir meslek dalında kullanılan yöntemlerin hepsi
Eserin tekniği, sanatını hakkıyla bilen bir şair tarafından yazıldığını belirtmektedir. - Asaf Halet Çelebi
-
Fizik, kimya, matematik vb. bilimlerden elde edilen verileri iş ve yapım alanında uygulama
Bu yazılarda Türkiye'nin kalkınması için ilim ve tekniğin lüzumuna sık sık işaret edilmiştir. - Mehmet Kaplan
-
Bu uygulamaya dayanan, bu uygulamaya ilişkin
Bürokratlaşma bir baskı olayından çok teknik bir olaydır onlara göre. - Cemil Meriç
-
Yol, beceri, yöntem
Bu kızın, sanatını hiç olmazsa teknik tarafından bildiğine hükmediyorum. - Halide Edip Adıvar
Birleşik Kelimeler: teknik adam, teknik direktör, teknik eğitim, teknik lise, teknik okul, teknik öğretim, teknik şartname, teknik üniversite, sinema tekniği, top tekniği
TEKLİK
- Tek, bir olma durumu
- Kelimelerde bir varlığı veya çekimli fiillerde bir kişiyi bildiren biçim, tekil, müfret, çoğul, çokluk karşıtı: öğrenci-y-im, ev-i-m, gel-di-m vb
-
Lira
Seni satmam çocuğum / Dört yüz bin tekliğe - Sait Faik Abasıyanık
TELTİK
- Yanlış, hata
TELLAK (Kelime Kökeni: Arapça tellāk)
- Hamamda hizmet eden ve erkek müşterileri yıkayan erkek
TIRNAK
-
İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka
Zarfın ucunu tırnağımla yırttım. - Aka Gündüz
- Kanca gibi araçların kıvrık yeri
- Gemi demirinin ucundaki yassı parça
- Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar
- Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılan dişlerin her biri
- Kanun çalmakta kullanılan mızrap
- Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski
- Tırnak işareti
Ata Sözleri ve Deyimler
- tırnağına değmemek
- tırnağı olamamak
- tırnak göstermek
- tırnak kadar
- tırnaklarını sökmek
- tırnak sürüştürmek
- tırnak takmak
Birleşik Kelimeler: tırnak besleyicisi, tırnak derisi, tırnak işareti, tırnak kemiği, tırnak makası, tırnak yeri, badem tırnak, kaşık tırnak, tek tırnak işareti, tepeden tırnağa, ayna tırnağı, domuztırnağı, katırtırnağı, keçitırnağı, kurttırnağı, şeytantırnağı, şeytan tırnağı, dişiyle tırnağıyla
TEORİK (Kelime Kökeni: Fransızca théorique)
-
Kuramsal
Felsefenin teorik olan kısmına pek aldırmaz. - Nezihe Araz
TENSİK (Kelime Kökeni: Arapça tensīḳ)
- Düzenleme, düzeltme, yoluna koyma
Ata Sözleri ve Deyimler
- tensik etmek
TERMİK (Kelime Kökeni: Fransızca thermique)
- Isıl
- Isının üretilmesini, iletilmesini ve kullanılmasını inceleyen fizik dalı
Birleşik Kelimeler: termik santral
TORLAK
- Genç, toy
- Henüz evcilleşmemiş, alışmamış (hergele)
- Derviş
TASLAK
-
Bir şeyi, bir sanat veya edebiyat eserini ana çizgileriyle, türlü bölümleriyle belirten ön çalışma
Evet, diye devam ettim, hikâyen henüz taslak hâlinde. - Refik Halit Karay
- Eskiz
- Usta olmadığı hâlde kendini ustaymış gibi göstermeye çalışan kimse
Birleşik Kelimeler: kabataslak
TAKMAK
-
Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek
Gözlüğünü takıp masaya eğildi. - Refik Halit Karay
-
Düğün vb. törenlerde takı armağan etmek
Geline pırlanta yüzük takmışlar.
-
Ad, lakap koymak
Ona bu adı kim takmıştır, ne zaman takmıştır, bilemiyor. - Haldun Taner
-
Kuşanmak
Kılıç takmak.
-
Kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek
Arabaya hafiye kıyafetinde polis memurları da takıyorlar. - Yusuf Ziya Ortaç
-
Biriyle olumsuz olarak uğraşmak
Matematik öğretmeni ona taktığı için dersten kaldı.
-
Borç bırakmak
Bu eve asilzadelerin biri girip öteki giderdi. Giden kirayı takar, gelen ortalığı kasıp kavururdu. - Peyami Safa
-
Önemsemek, önem vermek, tınmak
Dün koskoca bir mebus kızıyken, bir zamanların Şalvarlı Nuriyesi'ni takar mıyım? - Adalet Ağaoğlu
-
Sınavını başaramamak
Bütün derslerden takarak sınıfta kaldı.
Ata Sözleri ve Deyimler
- takıp takıştırmak
Birleşik Kelimeler: asım takım, bultak