SIKILMAZLIK Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler
SIKILMAZLIK harflerini içeren 6 harfli 25 kelime bulunuyor. 6 harfli SIKILMAZLIK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
SIZILI13,
AKILLI
-
Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil
İkisi de zeki adamdı, akıllı adamdı, yapıcı adamdı. - Yusuf Ziya Ortaç
- Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz
-
Uyanık geçinen
Akıllıya bak, bu işten kendisine bir pay çıkarmak istiyor.
Ata Sözleri ve Deyimler
- akıllı düşününceye kadar deli çocuğunu (veya oğlunu) everir
- akıllı geçinmek
- akıllı köprü arayıncaya dek deli suyu geçer
- akıllım
- akıllı olmak
Birleşik Kelimeler: akıllı başlı, akıllı uslu, adamakıllı, horoz akıllı, sivri akıllı, uslu akıllı, yarım akıllı
KILMAK
- Etmek, yapmak
SAKLIK
- Uyanıklık
ASILLI
-
Bir kökene dayanan, kökenli
İngiliz asıllı genç.
ASKILI
-
Askısı olan
Askılı, uzun, tiril tiril bir elbise giymişti. - Elif Şafak
ALIMLI
-
Alımı olan, çekici, cazibeli, albenili, cazip, cazibedar, kişmiri
Hepsi, bu gelinler gibi nazlı, süslü ve alımlı hanımlar. - Abdülhak Şinasi Hisar
Birleşik Kelimeler: alımlı çalımlı
ILIMAK
- Ilınmak
KISMAK
-
Sesi azaltmak, alçaltmak
Radyoyu biraz kısar mısın?
-
Gözü biraz kapamak
Adam göz kapaklarını kısarak bir hesapladı. - Necati Cumalı
-
Ezmek, büzmek, daraltmak
Omuzlarını kısar, ellerini cebinden çıkarır, atar ağzından sigarasını. - Sait Faik Abasıyanık
- Lamba ışığını azaltmak
-
Sıkıştırmak
Birden susan köpek kuyruğunu bacaklarının arasına kıstı. - Ömer Seyfettin
-
Masraf, harcama vb.ni azaltmak
Kes üç kuruş ekmekten / Beş kuruş etten kıs - Behçet Necatigil
- Verilen hak ve özgürlüklerin sınırını daraltmak
- Pintilik etmek
MISKAL (Kelime Kökeni: Farsça mūsīḳār'dan)
- Her biri başka perdede bir sıra kamış boğumundan yapılmış düdük, musikar
SIKMAK
-
Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepeçevre basınç altına almak
Yalnız kalan kadın titriyor, hıçkırarak kucağındaki yavrusunu sıkıyor. - Ömer Seyfettin
-
Bir şeyin suyunu, yağını, sıvı kısmını basınçla çıkarıp akıtmak
Limon sıkmak. Üzüm sıkmak.
-
Dar gelmek
Belimi sıktı kemer - Halk türküsü
-
Basınçlı bir araçla fışkırtmak, püskürtmek
Yangına su sıkmak.
-
Silahla ateş etmek
Küçük hanım, tabancayı kalbine sıkmak istemiş. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
-
Baskı altına almak, üzmek, bunaltmak, zorlamak
Çocuğu çok sıkıyorlar.
-
Sıkıntı vermek
İhtimal inanmayacaksınız. Fakat ben sizi sıkmamak için uzatmayarak anlatacağım. - Ömer Seyfettin
- Yalan söylemek
Ata Sözleri ve Deyimler
- sıkıp suyunu çıkarmak
SALKIM
-
Üzüm gibi, birçoğu bir sap üzerinde bir arada bulunan meyve
Bunu görünce Behzat da iki salkım muzu oradakilere dağıtmış. - Memduh Şevket Esendal
- Ana saptan çıkan yan çiçekleri, sapları hep aynı uzunlukta olan çiçek durumu
- Baklagillerden, salkım durumunda mor çiçekler açan ve çoğu asma gibi çardağa sarılan bir tür ağaç ve çiçeği (Wistaria sinensis)
- Topla atılan demir parçaları
Birleşik Kelimeler: salkım ağacı, salkım başak, salkım küpe, salkım saçak, salkım salkım, salkım söğüt, salkım topu, morsalkım, sarısalkım, üzüm salkımı
SIKLIK
- Sık olma durumu
- Sıkça geçme, kullanımı sık olma
- Ses, dalga vb.nin birim zamandaki titreşim sayısı, frekans
Birleşik Kelimeler: kelime sıklığı
ILIMLI
-
Düşünce, iş vb.nde aşırıya kaçmayan, ölçülü, mutedil, itidalli
Eski ılımlı sesiyle hikâyesini bitiriverdi. - Halide Edip Adıvar
- Siyasette aşırı görüşler arasında ortalama bir görüşü savunan
KISMIK
- Cimri
LAZLIK
- Laz olma durumu
- Laz gibi davranma