SÜTYENCİLİK Harflerini İçeren 7 Harfli Kelimeler

SÜTYENCİLİK harflerini içeren 7 harfli 21 kelime bulunuyor. 7 harfli SÜTYENCİLİK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

YÜCELİK14, ÜSTENCİ13, NÜKTECİ12, ÜNSİYET12, LİSTECİ11, CİNSLİK11, ETKİNCİ10, İNCELİK10, NİCELİK10, SİYENİT10, ÜSTELİK10, NÜKTELİ9, NİYETLİ9, YETKİLİ9, YENİLİK9, EKSİLTİ8, İSTEKLİ8, KESİNTİ8, NİKELSİ8, SELİNTİ8, NİTELİK7

NİTELİK

[isim]

  • Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet

    Niteliğini kestiremediği müzmin iştahsızlıktan, sürekli kırıklıklardan yorgun düşmüş. - Attila İlhan

  • Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite

[felsefe]

  • Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet

EKSİLTİ

[isim]

[dil bilimi]

  • Anlatımda kolaylık sağlamak üzere bir kelimedeki eklerin veya bir cümledeki kelimelerin azaltılarak kullanılması olayı, elips

İSTEKLİ

[sıfat]

  • Bir şeye karşı isteği olan

    Neden olmasın, çok istekli bir çocuk. Üstelik genç ve dinamik. - Ahmet Ümit

KESİNTİ

[isim]

  • Kesilen parça, kırpıntı

    Gerçi çeviri kitaplarda, çevirilerin özensizliği, kesintiler hoş görülecek gibi değil. - Adalet Ağaoğlu

  • Bir işin bir süre için durması, inkıta

    İşimiz hiçbir kesintiye uğramadan yürüyor.

[ekonomi]

  • Ödenen bir paradan herhangi bir sebeple kesilen bölüm

    Bu ücretin hiçbir kesintisi yoktur.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kesintiye almak
  • kesintiye uğramak

Birleşik Kelimeler: ön kesinti

NİKELSİ

[sıfat]

  • Nikeli andıran, nikele benzeyen, nikel gibi

SELİNTİ

[isim]

[coğrafya]

  • Yağış sebebiyle oluşan ufak sel

[halk ağzında]

  • Selin bıraktığı çer çöp

NÜKTELİ

[sıfat]

  • Nükte ile süslenmiş, nüktesi olan, esprili

    Hazırcevap ve nükteli sözler söylemek şöhretini kazanmış. - Abdülhak Şinasi Hisar

NİYETLİ

[sıfat]

  • Niyeti olan, niyet eden

    Ama adam kızdan vazgeçmeye pek niyetli görünmedi. - Ahmet Ümit

  • Oruç tutmakta olan (kimse)

Birleşik Kelimeler: art niyetli, iyi niyetli

YETKİLİ

[sıfat]

  • Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar

    Fabrikanın bir yetkilisi onlara açıklamalar yapıyordu. - Tarık Buğra

[eskimiş]

  • Mezun

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yetkili kılmak

Birleşik Kelimeler: yetkili merci, yetkili servis, yetkili yargıç

YENİLİK

[isim]

  • Yeni olma durumu
  • Yeni olan bir şeyin özelliği
  • Eskimiş, zararlı veya yetersiz sayılan şeyleri yeni, yararlı ve yeterli olanlarıyla değiştirme, teceddüt

    Makine yağının kokusunu, yeniliklerin çürümeye bırakılmasının hüznünü ilk kez o araçta oynarken duydum. - Cahit Külebi

  • Yenileşim

    Amatörler çoğu kez yeniliklerde, yeni yorumlarda, denemede daha başarılıdırlar. - Metin And

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yenilik yapmak

Birleşik Kelimeler: yenilik korkusu

ETKİNCİ

[isim]

  • Toplumsal veya politik değişim meydana getirmek, belirli sorunlara dikkat çekmek için özel amaçlı etkinlik gerçekleştiren kimse, aktivist

İNCELİK

[isim]

  • İnce olma durumu
  • İnce davranış gösterme, kibarlık, zarafet, nezaket

    Yüzündeki incelik, olgunluk onu bambaşka seviyede bir erkek gösteriyor. - Halide Edip Adıvar

  • Bir işin herkesçe görülemeyen nitelikleri

    Bir sihirbaz inceliği ile başlayan iş, bir hamal kabalığı ile bitirilmeli ki neticeye aklı ersin. - Necip Fazıl Kısakürek

  • Ayrıntı

    Necati'ye vaziyeti bütün inceliğiyle anlattım. - Orhan Kemal

NİCELİK

[isim]

  • Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen veya azalıp çoğalabilen durumu, kemiyet, miktar, kantite

    Bu artış nicelik bakımından olduğu kadar nitelikte de görüldü. - Metin And

  • Bir şeyin eşit parçalara bölünebilen ve ölçülebilir olan yanları
  • Genellikle sayılabilen, toplamı doğrudan sayı olarak belirtilebilen genel özellik

SİYENİT (Kelime Kökeni: Fransızca syénite)

[isim]

[jeoloji]

  • Kuvarssız granit, ortoklaz, mika, hornblentten oluşan platonik kayaç

ÜSTELİK

[isim]

  • Üste verilen şey, fark

    Saatimi bu kalemle değiştirdim, bin lira da üstelik aldım.

[sıfat]

  • Güçlü, kuvvetli, sağlam

    Benim sesim ondan daha üsteliktir! - Osman Cemal Kaygılı

[zarf]

  • Ayrıca, bir de, bundan başka

    Üstelik bu sene dimağımda büyük bir yorgunluk duyuyorum. - Abdülhak Şinasi Hisar