SÜRTÜNMEK Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler

SÜRTÜNMEK harflerini içeren 5 harfli 24 kelime bulunuyor. 5 harfli SÜRTÜNMEK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

SÜMÜK11, SÜRÜM11, KÜRSÜ10, TÜMÜR10, TÜRÜM10, ÜRÜME10, ÜSTÜN10, KÜSME9, KÜMES9, RÜKÜN9, SÜMER9, SÜMEN9, SÜMEK9, SÜNME9, SÜRME9, TÜRKÜ9, SÜTRE8, SÜREK8, TÜMEN8, TÜNME8, ÜTMEK8, ÜRKME8, NÜKTE7, TÜNEK7

NÜKTE (Kelime Kökeni: Arapça nukte)

[isim]

  • İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, espri

    Hoş konuşur, nükteleri kahvelere intikal etmiştir, kıyafeti ve tavrı zariftir. - Halide Edip Adıvar

[eskimiş]

  • Yazıda, resimde, sözde ve davranışta ince, derin anlam, espri

    Bu fıkradaki nükteyi anlayamadım.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nükte yapmak

TÜNEK

[isim]

  • Kuş, tavuk, horoz vb.nin üzerinde tünedikleri dal veya sırık

    Gümüş kafeslerde cennet kuşları ve abanoz tüneklerde papağanlar. - Aka Gündüz

SÜTRE (Kelime Kökeni: Arapça sutre)

[isim]

  • Perde, örtü
  • Evde veya açık alanda namaz kılarken öne konulan nesne

[askerlik]

  • Düşman gözünden ve ateşinden korunmaya yarar doğal veya yapma siper

SÜREK

[isim]

  • Süren, devam eden zaman

[sıfat]

  • Hızlı süren, hızlı giden

[halk ağzında]

  • Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü

Birleşik Kelimeler: sürek avı

TÜMEN

[isim]

[askerlik]

  • Tugayla kolordu arasında yer alan birlik, fırka

    Cehennem içinde boğuşan tümenin kurtuluşu demek olan bu haber onun tunçtan yüzünü değiştirmiyor. - Halide Edip Adıvar

[eskimiş]

[askerlik]

  • On bin erden oluşan asker kuvveti

[eskimiş]

  • Büyük küme, yığın

[sıfat]

[eskimiş]

  • On bin

Birleşik Kelimeler: tümen tümen

TÜNME

[isim]

  • Tünmek işi

ÜTMEK

[-i]

[halk ağzında]

  • Bir şeyi, tüylerini yakmak için alevden geçirmek
  • Taze buğday veya mısırı ateşe tutup pişirmek

[-i]

[halk ağzında]

  • Oyunda yenerek bir şey kazanmak, utmak

ÜRKME

[isim]

  • Ürkmek işi, tevahhuş

KÜSME

[isim]

  • Küsmek işi

KÜMES (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer

    Ne kümeste tavuk bırakırmış ne ahırda hayvan ne de ağılda koyun. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

[mecaz]

  • Ufak ev

    Bu murdar kümeste nasıl oturuyorsun bilmem? - Ahmet Midhat

Birleşik Kelimeler: kümes hayvanları, tavuk kümesi

RÜKÜN (Kelime Kökeni: Arapça rukn)

[isim]

[eskimiş]

  • Bir şeyin en güçlü ve sağlam yönü
  • Bir kurulun, bir topluluğun en önemli üyelerinden her biri

SÜMER

[isim]

  • Mezopotamya'da yaşamış bir ulus ve bu ulustan olan kimse

SÜMEN (Kelime Kökeni: Fransızca sous-main)

[isim]

  • Üzerinde yazı yazmaya, arasında evrak saklamaya yarayan deri kaplı altlık

    ... yazıhanenin sümeni üzerinde, ona gerekli kâğıtları imzalatırken... - Attila İlhan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sümen altı etmek

SÜMEK

[isim]

[halk ağzında]

  • Eğirilmek için temizlenmiş, taranmış yumak biçiminde yün

SÜNME

[isim]

  • Sünmek işi