Sür ile Başlayan 7 Harfli Kelimeler

SÜR harfleri ile başlayan 7 harfli 24 kelime bulunuyor. Başında SÜR olan 7 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "sür ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde Sür olan 7 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

SÜRŞARJ22, SÜRGÜLÜ18, SÜRÜNÜŞ17, SÜRÜLÜŞ17, SÜREĞEN17, SÜRPRİZ17, SÜRÜCÜL17, SÜRFİLE16, SÜRÜMLÜ15, SÜRÇMEK14, SÜRESİZ14, SÜREYYA14, SÜRÜTME13, SÜRÜNME13, SÜREKÇİ13, SÜRÜMEK13, SÜRÜLME13, SÜRYANİ12, SÜRMENE11, SÜRTMEK11, SÜRMELİ11, SÜRATLE10, SÜRATLİ10, SÜREKLİ10

SÜRATLE

[zarf]

  • Çabucak

    Adam, acele adımlarla tekrar geri dönüyor, süratle merdivenlerden iniyor. - Esat Mahmut Karakurt

SÜRATLİ

[sıfat]

  • Çabuk hareketlenen, çabuk giden, çabuk işleyen, hızlı

SÜREKLİ

[sıfat]

  • Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî

[zarf]

  • Uzun süreli olarak, daima

[dil bilgisi]

  • Yumuşak

Birleşik Kelimeler: sürekli ünsüz

SÜRMENE

[isim]

  • Trabzon iline bağlı ilçelerden biri

SÜRTMEK

[-e]

[-i]

  • Bir şeyi bastırarak diğer bir şeyin üzerinden geçirmek

    Cemal ellerini hızlı hızlı birbirine sürttü. - Sait Faik Abasıyanık

  • Dokundurmak

[nesnesiz]

[teklifsiz konuşmada]

  • Başıboş dolaşmak, yararsız dolaşmak

    Çocukcağız birkaç gün sokaklarda sürtmüş. - Sait Faik Abasıyanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sürtüp durmak

SÜRMELİ

[sıfat]

  • Sürme ile boyanmış olan

    Kirpikleri kudretten sürmelidir. - Sait Faik Abasıyanık

  • Sürgü ile kapatılmış olan, sürmelenmiş olan

    Yavaşça vitrinin sürmeli camını açtı. - Sait Faik Abasıyanık

SÜRYANİ (Kelime Kökeni: Arapça suryānī)

[isim]

  • Samilerin, Arami kolunun doğu bölümünde olan bir Hristiyan topluluğu ve bu topluluktan olan kimse

SÜRÜTME

[isim]

  • Sürütmek işi
  • Deniz dibini taramaya yarar, demir bir çerçeveye geçirilmiş ağ
  • Deniz içinde çekilerek balık avlamaya yarar bir olta türü

SÜRÜNME

[isim]

  • Sürünmek işi

[hayvan bilimi]

  • Çoğunlukla uzun gövdeli bir hayvanın, bacaklarının yardımı olmaksızın katı bir yüzeyde ilerlemesi

SÜREKÇİ

[isim]

[halk ağzında]

  • Davar alışverişiyle uğraşan kimse

SÜRÜMEK

[-i]

  • Bir şeyi yerden kaldırmaksızın çekerek, iterek götürmek, sürüklemek
  • Hafif bir şeyi sürüklemek

    Ey gökten yere nazlı bir sultan gibi eteklerini basamaklarda sürüyerek aheste aheste inen yolcu! Kaçıncı basamaktasın? - Arif Nihat Asya

  • Herhangi bir sebepten dolayı güçlükle yürümek
  • Bir şeyi peşine takmak, alıp götürmek

    Diyar diyar beni aldı / Sürüdü gönlüm sürüdü - Âşık Veysel

SÜRÜLME

[isim]

  • Sürülmek işi

    Kınanın akşamdan yoğrulup ellere ve ayaklara taşırmadan, çizgileri aşmadan sürülmesi lazımdır. - Refik Halit Karay

  • Piyasaya çıkarılma

    Yeni paraların piyasaya sürülmesi için hazırlıklar yapılıyor.

SÜRÇMEK

[nesnesiz]

  • Yürürken yanlış adım atıp dengesini yitirmek

[mecaz]

  • Dalgınlıkla yanlış bir iş yapmak, yanılmak

SÜRESİZ

[sıfat]

  • Süresi belirli olmayan

    Süresiz tatil.

[zarf]

  • Süresi belli olmayarak

    Gazete süresiz kapatıldı.

SÜREYYA (Kelime Kökeni: Arapça s̱ureyyā)

[isim]

[gök bilimi]

  • Ülker