SÜNGERLEŞME Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler

SÜNGERLEŞME harflerini içeren 6 harfli 21 kelime bulunuyor. 6 harfli SÜNGERLEŞME kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Süngerleşme ile başlayan 6 harfli kelimeler. İçinde Süngerleşme olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

GÜLŞEN15, SÜNGER13, ÜŞENME12, ÜLEŞME12, EGEMEN11, ELEMGE11, GELEME11, GERMEN11, SERGEN11, ERGENE10, EŞLEME10, LENGER10, ÜNLEME9, ERSEME8, ESERME8, ESLEME8, ESNEME8, MESELE8, RESMEN8, SEMERE8, ELENME7

ELENME

[isim]

  • Elenmek işi

[spor]

  • Yenilen oyuncu veya takımın yarışmalardan çıkması

ERSEME

[isim]

  • Ersemek durumu

ESERME

[isim]

  • Esermek işi

ESLEME

[isim]

  • Eslemek işi

ESNEME

[isim]

  • Esnemek işi

    Mahmur, esnemelerle dolu bir sesle tanıdık adları sıraladı. - Attila İlhan

MESELE (Kelime Kökeni: Arapça mesʾele)

[isim]

  • Sorun

    Gazeteler vakit vakit bir meseleyi öne sürerler. - Nazım Hikmet

  • Güç iş

    Bunların Fransızcasını sökmek bir mesele, manalarını sökmek ikinci bir meseledir. - Reşat Nuri Güntekin

[eskimiş]

[matematik]

  • Problem

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mesele çıkarmak
  • mesele etmek
  • mesele olmak
  • mesele yapmak
  • mesele yok!

Birleşik Kelimeler: boğaz meselesi, gönül meselesi, ölüm kalım meselesi

RESMEN (Kelime Kökeni: Arapça resmen)

[zarf]

  • Devlet adına, devletçe, resmî olarak

    Bu, resmen harp ilan olunmaksızın savaş kapısını açmak demekti. - Necip Fazıl Kısakürek

  • Kanuna, yönteme uygun olarak, yöntemince

    Memlekete hareketten önce resmen sefarete müracaat ettim. - Nazım Hikmet

  • Kesinlikle, açıkça, kesin olarak

    Resmen çöpün içinde yaşıyoruz. - Elif Şafak

SEMERE (Kelime Kökeni: Arapça s̱emere)

[isim]

[eskimiş]

  • Yemiş, meyve, ürün

[mecaz]

  • İstenilen sonuç, verim

    Sonunda bu zahmetli uğraşın semeresini görür gibi oldu. - Ahmet Ümit

Ata Sözleri ve Deyimler

  • semeresini vermek

ÜNLEME

[isim]

  • Ünlemek işi

ERGENE

[isim]

[eskimiş]

  • Maden yeri

EŞLEME

[isim]

  • Eşlemek işi, bağlaşım

[sinema]

[televizyon]

  • Görüntü ve ses kuşakları arasındaki bağ, senkronizasyon

Birleşik Kelimeler: bire bir eşleme, dudak eşlemesi

LENGER (Kelime Kökeni: Farsça lenger)

[isim]

[eskimiş]

  • Yayvan ve kenarları geniş, büyük bakır kap

    Tenha köyün sokaklarında lengerler içinde balık götüren ateş bacaklı çocuklara baktım. - Sait Faik Abasıyanık

[sıfat]

  • Bu kabın alabileceği miktarda olan

    Beykoz çayırında iddiaya girip bütün bir kuzuyla bir lenger iç pilavı gövdeye rüyamızda mı indirmiştik? - Attila İlhan

[denizcilik]

  • Gemi demiri

EGEMEN

[sıfat]

  • Yönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan, hükümran, hâkim

    Egemen devlet.

[mecaz]

  • Sözünü geçiren, üstünlük kazanan

ELEMGE

[isim]

  • Çile durumundaki ipliği yumak yapmak veya masuraya sarmak için kullanılan ve bir eksen üzerinde dönen araç

    Bu rutubetli mahzenin loş serinliği içine elemgelerini kurmuşlar, iplik eğiriyorlar. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

GELEME

[isim]

[halk ağzında]

  • İki yıl sürülmeyen, boş tarla