Sü ile Başlayan 6 Harfli Kelimeler

SÜ harfleri ile başlayan 6 harfli 42 kelime bulunuyor. Başında olan 6 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "sü ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde Sü olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ZGEÇ19, ZÜCÜ19, ZGÜN18, LFÜR17, SSÜZ16, RÜCÜ16, LFİT15, LFAT15, HEYL15, VARİ15, TSÜZ15, RGÜN15, NDÜS14, MBÜL14, RTÜŞ14, NEPE13, MSÜK13, BYAN13, NGER13, RAHİ13, ZMEK13, TKIZ13, RGİT13, RÇME13, ZENİ12, TLAÇ12, RÜME12, TYEN11, TLÜK11, RTÜK11, SMEK11, MTER10, KUTİ10, NMEK10, RTME10, RSAT10, RMEK10, LİNE9, LALE9, NNET9, TANA9, RELİ9

SÜLİNE (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Dar ve uzun kavkılı bir deniz yumuşakçası, denizçakısı (Solen)

SÜLALE (Kelime Kökeni: Arapça sulāle)

[isim]

  • Soy, hısım akraba

    Üç göbek öncesi sülalemizin mezarları Üsküdar'da yani İstanbulluyum. - Burhan Felek

[mecaz]

  • Ev, aile

SÜNNET (Kelime Kökeni: Arapça sunnet)

[isim]

[din bilgisi]

  • Hz. Muhammed'in Müslümanlarca uyulması gerekli sayılan davranışları ve herhangi bir konuda söylemiş olduğu söz
  • Erkek çocukta, erkeklik organının ucundaki derinin çepeçevre kesilmesi
  • Sünnet düğünü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sünnet etmek
  • sünnet olmak

Birleşik Kelimeler: sünnet çocuğu, sünnet düğünü, sünnet ehli, ehlisünnet

SÜTANA

[isim]

  • Sütanne

SÜRELİ

[sıfat]

  • Belirli aralıklarla yapılan, çıkan, mevkut, periyodik

    Süreli yayın.

Birleşik Kelimeler: uzun süreli film

SÜMTER

[isim]

[bitki bilimi]

  • Kırmızımtırak, küçük taneli sert buğday

SÜKÛTİ (Kelime Kökeni: Arapça sukūtī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Suskun (kimse)

SÜNMEK

[nesnesiz]

  • Esnekliğini yitirerek gevşemek

    Bu kumaş kolay kolay sünmez.

  • Kopmadan uzamak, gerilmek

SÜRTME

[isim]

  • Sürtmek işi

Birleşik Kelimeler: sürtme ağı

SÜRSAT

[isim]

[tarih]

  • Savaşa giden ordunun geçeceği yollar çevresindeki köylülerden savaş araç ve gereçlerini temin etmesi ve rayiç değeri üzerinden yiyecek satın alması

SÜRMEK

[-e]

[-i]

  • Yönetip yürütmek, sevk etmek
  • Devam etmek

    Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer. - Anayasa

  • Önüne katıp götürmek

    Koyunları sürmek.

  • Uzatmak, ileri doğru itmek

    Kahveyi ısıtıyor, suyu dolduruyor, cezveyi sürüyor, fincanı boşaltıyor. - Memduh Şevket Esendal

  • Dokundurmak, değdirmek

    Yüzümü saçlarına sürmek için başımı eğdim. - Hüseyin Cahit Yalçın

  • Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek, nefyetmek

    Mütarekede İngilizler onu Malta'ya sürdüler. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek

    Avucuna doldurup kokluyor; ensesine, şakaklarına, boynuna sürüyor. - Refik Halit Karay

[ticaret]

  • Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak

    Satılamayan ne kadar bayat, bozuk mal varsa pansiyonerlere sürerler. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak

[-i]

  • Herhangi bir durum içinde bulunmak

    Dört duvar arasında bir memur hayatı sürüyordu. - Yusuf Ziya Ortaç

[-i]

  • Pulluk veya sabanla toprağı işlemek

    Öküzünün biri ölünce tarlasını süremedi. - Ömer Seyfettin

[nesnesiz]

  • Olmaya devam etmek

    Baygınlığım ne kadar sürdü bilmiyorum. - Aka Gündüz

[nesnesiz]

  • Zaman geçmek

    Çok sürmez, her şey düzelir.

[nesnesiz]

  • Zaman almak

    Her odanın ziyareti bir saat sürmüştü. - Ahmet Haşim

[bitki bilimi]

  • Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek

    Bu gölgeli yerlerde otlar bütün bir yaz mevsimi yeniden yeniye sürer, rutubetli toprakta bir bir arkasına yoncalar fışkırır, çayırlar kabarırdı. - Refik Halit Karay

[nesnesiz]

  • Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sürüp gelmek
  • sürüp gitmek

Birleşik Kelimeler: süreduran, süredurum, süregelmek, sürer durum, kuyruksüren

SÜTYEN (Kelime Kökeni: Fransızca soutien-gorge sözünden)

[isim]

  • Göğüsleri dik tutup dolgun göstermek için kullanılan, saten, dantel vb. kumaşlardan yapılan kadın iç çamaşırı

SÜTLÜK

[isim]

  • Süt koymaya yarayan kap

SÜRTÜK

[isim]

  • Vaktini çok gezerek geçiren, evinde oturmayan kadın

    Bu sürtüğü oğluma almak da sonunda çıkacağı belli olmayan bir felakettir. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Aynı anda birden fazla kişiyle gönül eğlendiren kadın

[kaba konuşmada]

  • Hayat kadını

SÜSMEK

[-i]

  • Boynuzlu hayvan boynuzu ile vurmak, tos vurmak

    Koç çocuğu süsmüş.