St ile Biten 4 Harfli Kelimeler

ST ile biten 4 harfli 15 kelime bulunuyor. Sonu ST olan 4 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "St ile başlayan 4 harfli kelimeler. İçinde St olan 4 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ST15, JEST14, POST10, ST9, ST9, PEST9, DOST8, ŞİST8, MEST6, TOST6, ST5, KAST5, RAST5, REST5, TEST5

KİST (Kelime Kökeni: Fransızca kyste)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Sporlu bitkilerde, özellikle mantarlarda, su yosunlarında görülen, bir veya birkaç hücreden oluşmuş organ

[tıp]

  • İçi koloit, yağ vb. sıvı veya yarı sıvı bir madde ile dolu 20 mm'den küçük patolojik torba, kitle

[hayvan bilimi]

  • Tek hücrelilerin veya çok hücreli küçük hayvanların uygun olmayan şartlarda veya çoğalma sırasında çevrelerine saldıkları kendilerini korumaya yarayan dayanıklı kapsül

KAST (Kelime Kökeni: Fransızca caste)

[isim]

[toplum bilimi]

  • Ayrıcalıklar bakımından yukarıdan aşağıya doğru kesin ölçülerle sınırlanmış bulunan, en koyu biçimiyle Hindistan'da görülen toplumsal sınıfların her biri

RAST (Kelime Kökeni: Farsça rāst)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Doğru, düzgün

[isim]

  • Tesadüf

[isim]

  • Atılan şey hedefi vurma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • rast gele!
  • rast gelmek
  • rast getirmek
  • rast gitmek

Birleşik Kelimeler: rastgele

[isim]

[müzik]

  • Klasik Türk müziğinde bir makam

REST (Kelime Kökeni: Fransızca reste)

[isim]

  • Pokerde, bir oyuncunun önündeki paranın tümü

[mecaz]

  • Karşı çıkış

Ata Sözleri ve Deyimler

  • rest çekmek
  • resti görmek

TEST (Kelime Kökeni: İngilizce test)

[isim]

  • Bir kimsenin, bir topluluğun doğal veya sonradan kazanılmış yeteneklerini, bilgi ve becerilerini ölçmeye ve anlamaya yarayan sınama

[eğitim bilimi]

  • Doğru cevabın seçenekler arasından bulunmasına dayanan bir sınav türü

    O gün üniversite test sınavında kazanamadığını öğrenmiştir. - Haldun Taner

[biyoloji]

[fizik]

  • Biyolojik bir işlevi veya değişmez bir niteliği incelenen bireyin tepkisini, örnek olarak alınan normal bireyinkiyle karşılaştırarak ölçmeye ve değerlendirmeye yarayan yoklama

[tıp]

  • Bir hastalığın varlığını ve niteliğini anlamak için yapılan laboratuvar araştırması

Ata Sözleri ve Deyimler

  • test etmek

Birleşik Kelimeler: gebelik testi, kalibrasyon testi, kurbağa testi, tüberkülin testi, zekâ testi

MEST (Kelime Kökeni: Farsça mest)

[sıfat]

  • Sarhoş

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mest etmek
  • mest olmak

Birleşik Kelimeler: sermest

[isim]

  • Üzerine mesh edilebilen, kısa konçlu, hafif ve yumuşak bir ayakkabı türü

TOST (Kelime Kökeni: İngilizce toast)

[isim]

  • İçine peynir, sucuk vb. konularak özel makinesiyle gevretilip kızartılmış ekmek

Birleşik Kelimeler: tost ekmeği, tost makinesi

DOST (Kelime Kökeni: Farsça dūst)

[isim]

  • Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı

    Ben giderim adım kalır / Dostlar beni hatırlasın - Âşık Veysel

  • Erkek veya kadının evlilik dışı ilişki kurduğu kimse, zamazingo

    Bir dostu vardı, belalı, çapkın bir delikanlı. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Sahibine sevgi gösteren hayvan

    Köpek insan dostudur.

  • Bir şeye aşırı ilgi duyan, koruyan kimse

    Kitap dostu.

[sıfat]

  • İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan

    Yüzleri tatlı, dilleri tatlı, dost insanlardı bunlar. - Tarık Buğra

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dost acı söyler
  • dosta düşmana karşı
  • dost ağlatır, düşman güldürür
  • dost başa, düşman ayağa bakar
  • dost bin ise azdır, düşman bir ise çoktur
  • dost dostun ayıbını yüzüne söyler
  • dost dostun eyerlenmiş atıdır
  • dost edinmek (veya kazanmak)
  • dost ile ye, iç alışveriş etme
  • dost kara günde belli olur
  • dostlar alışverişte görsün (diye)
  • dostlar başına
  • dostlar başından ırak
  • dostlar şehit, biz gazi
  • dost olmak
  • dost sözü acıdır
  • dost tutmak
  • dostun attığı taş baş yarmaz

Birleşik Kelimeler: dost canlısı, dost düşman, dost kazığı, eş dost, kadim dost, yakın dost, zendost, aile dostu, baba dostu, can dostu, iyi gün dostu, kara gün dostu

ŞİST (Kelime Kökeni: Fransızca schiste)

[isim]

[mineraloji]

  • Kolayca yapraklara ayrılabilen, silisli, alüminli tortul kayaçların genel adı
  • Kömürle karışık bütün moloz maddelerinin bilimsel adı
  • Kil taşı

Birleşik Kelimeler: talk şist

BÜST (Kelime Kökeni: Fransızca buste)

[isim]

  • Vücudun, omuzlarla birlikte göğüsten yukarı bölümü

    Vücudundaki oransızlık nereden geliyor, büstü bacaklarından daha mı uzun? - Attila İlhan

  • Heykelcilikte başı, göğsü, bazen de omuzları içine alan sanat ürünü

    Atatürk büstü.

PİST

[ünlem]

  • Kediyi kovmak için kullanılan bir seslenme sözü

[isim]

  • Gösteri yapmak, dans etmek vb. için düzenlenmiş, genellikle yuvarlak yer

    Biz bunu bütün hüneri, inceliği ile oynamaya başlayınca pistte ancak dört çift kalmıştı. - Refik Halit Karay

  • Bir havaalanında uçakların kalkıp inmesine, park yerlerine gidip gelmesine yarayan özel olarak hazırlanmış şerit

[spor]

  • Motorlu araçların yarışları ve koşular için özel olarak düzenlenmiş yer, yarışlık

Birleşik Kelimeler: helikopter pisti

PEST

[sıfat]

  • Pes (II)

POST (Kelime Kökeni: Farsça pūst)

[isim]

  • Tüylü hayvan derisi

    Belinde ince bir ceylan postu, sırtında ağaç liflerinden örülmüş kaba bir atkı vardı. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

[eskimiş]

[mecaz]

  • Tarikatlarda şeyhlik makamı

    Hacı Bektaş postu.

[mecaz]

  • Makam

    Kiminin meselesi geçim, kiminin seçim, kiminin post. - Orhan Veli Kanık

  • Bazı deyimlerde `can` anlamında kullanılan bir söz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • post elden gitmek
  • postu deldirmek
  • postu kurtarmak
  • postuna oturmak
  • postuna saman doldurmak
  • postundan olmak
  • postu sermek
  • post vermek

Birleşik Kelimeler: post kavgası, keçi postu

JEST (Kelime Kökeni: Fransızca geste)

[isim]

  • Herhangi bir şeyi açıklamak için genellikle el, kol ve baş ile yapılan içgüdüsel veya iradeli hareket

    Jestleri daha serbest, çoğu güzel sesli, güzel güzel insanlardı. - Sait Faik Abasıyanık

  • Beklenmedik iyi davranış

Ata Sözleri ve Deyimler

  • jest yapmak

HÖST

[ünlem]

  • At, katır, sığır vb. hayvanları, özellikle öküzü durdurmak için kullanılan bir seslenme sözü

    Höst, höst diye bağırdı. At oralı olmadı. - Abbas Sayar

[hakaret yollu]

  • Bir kimseyi uyarmak için kullanılan bir seslenme sözü