SONUÇLANMAK Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler
SONUÇLANMAK harflerini içeren 6 harfli 36 kelime bulunuyor. 6 harfli SONUÇLANMAK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
ÇAMUKA11,
OLANAK
-
İmkân
Olanakların, olasılıkların bir sonu bulunabilirdi belki zamanla. - Yusuf Atılgan
Ata Sözleri ve Deyimler
- olanak sağlamak (veya tanımak)
ANASON (Kelime Kökeni: Rumca)
-
Maydanozgillerden, kokulu tohumu hamur işlerinde ve rakı yapımında kullanılan bir bitki (Pimpinella anisum)
Mal sahibiyle anason, buğday ektiler. - Necati Cumalı
Birleşik Kelimeler: Çin anasonu, Mısır anasonu, yıldız anasonu
AKSUNA (Kelime Kökeni: Rumca)
- Basınçlanma
AKSONA (Kelime Kökeni: Rumca)
- Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları
KALOMA (Kelime Kökeni: İtalyanca caloma)
- Demir atmış bir geminin zincirinin su içindeki bölümü
Ata Sözleri ve Deyimler
- kaloma etmek (veya vermek)
MASLAK (Kelime Kökeni: Arapça maṣlāḳ)
-
Sürekli su akan boru
İlerideki maslaktan su doldurmaya giden simsiyah bir zenci kızının yakasından asıldı. - Osman Cemal Kaygılı
- Boruları aşırı basınçtan korumak amacıyla su yolu üzerinde yapılan içi su dolu hazne
- Büyük yalak
NOKSAN (Kelime Kökeni: Arapça nuḳṣān)
- Eksik
-
Eksiklik, kusur
O, noksanını bilgi ve akıl ile gidermesini bilir. - Refik Halit Karay
Ata Sözleri ve Deyimler
- noksan bulmak
NANSUK (Kelime Kökeni: Fransızca nansouk)
-
Bir cins ince, sık dokunmuş patiska
Annesine gelince şu anda nansuk üzerine pembe pamukaki ile fisto yapmakta. - Haldun Taner
OKLAMA
- Oklamak işi
- Hedef noktaları dairesel olarak belirlenmiş nişan tahtasına küçük okların atılmasıyla oynanan bir oyun türü
ONANMA
- Onanmak işi
ONAMAK
- Bir işi doğru ve uygun bulmak, tasvip etmek
SANMAK
-
Bir şeyin olma veya olmama ihtimalini kabul etmekle birlikte, olabileceğine daha çok inanmak, zannetmek, zanneylemek
Babam, hiç hoşnut olmadığımı, beni yine sevindiremediğini sandı. - Adalet Ağaoğlu
-
Gibi gelmek, farz etmek
Bu hareketimi tamamıyla histen gelen bir şey sandı. - Peyami Safa
-
Bir şey veya kimsenin ... olduğunu düşünmek
Doktor Sevim, hastayı ilk gördüğü an kendinde değil sanmıştı. - Attila İlhan
Birleşik Kelimeler: varsanı
SALMAK
-
Bağımlılığına, tutukluluğuna veya baskı altındaki durumuna son vererek serbest kılmak, bırakmak, koyuvermek
Derhâl kapının zincirini salıvererek kanadı arkasına kadar açtı. - Ercüment Ekrem Talu
-
Yollamak, göndermek
Bununla beraber peşine adam salmak gerekir. - Aka Gündüz
-
Koymak, katmak
Halk ruhunun benliğinizde yeniden uyanıp hararetini gönlünüze saldığını duyarsınız. - Refik Halit Karay
-
Sürmek
Bunun içindir ki dal budak saldı, yemiş vermeye başladı. - Ruşen Eşref Ünaydın
-
Uğratmak
Başını derde salmak.
-
Vergi yüklemek
Ona elli bin lira salmışlar.
-
Üzerine yürütmek
Tazıyı tavşana salmak.
-
Saldırmak
Aç kurt, yılana da salar, taşa da, dedi. - Memduh Şevket Esendal
-
Sarkıtmak
Soğutmak için kuyuya su kabı saldı.
- Gemi demir üzerinde dört yana dönmek
- Bakmamak, ilgilenmemek, özen göstermemek
Birleşik Kelimeler: salıvermek, salıverilmek
ULAMAK
- Eklemek, katmak, ilave etmek
UNLAMA
- Unlamak işi